Çoksatan psikolojik-gerilim kitabı Oyunbaz'ın yazarı Işıl Limae, okurlarına bu kez fantastik bir dünyanın kapılarını aralıyor... İNSAN AŞK UĞRUNA HER ŞEYİ YAPABİLİR. BAZEN BİR TANRIYA ÂŞIK OLMAK, BİR İBLİSE ÂŞIK OLMAKTAN BETERDİR. Jinava Astern evsiz kaldığı gece cebindeki son parayla bir konsere gider. Tam önündeki sahnede bayılan kızıl gözlü adamı gördüğünde, ters giden bir durumun içinde olduğunu anlamıştır. Fakat en büyük terslik, bu gizemli adamı yalnızca onun görebilmesidir. Bir anda gerçek dünyanın perdesi aralanmış, uğradığı iblis saldırısı onu gördüklerinin hayal olmadığına ikna etmiştir. Tutku ve Şehvet Tanrısı olduğunu iddia eden Rast onu kurtarmış olsa da bunun bir bedeli vardır... Jinava daha önce hiç görmediği bir dünyanın içine hapsolmuştur. İlah avcılarından kaçan lanetli tanrı Rast, güç toplamak için bir insana muhtaçtır. Jinava'nın ise hayatta kalmak için çok fazla seçeneği yoktur. Yaptıkları anlaşmaya göre, Rast'la aynı evi paylaşmak zorundadır. Bu anlaşmanın kaderlerini nasıl etkileyeceği, henüz kimsenin bilmediği bir gizemdir. Tanrılar, tanrıçalar ve ilah avcılarının hüküm sürdüğü, Yedi Ölümcül Günah'ın birer birer avlandığı tehlikeli dünyada Jinava'nın yapabileceği tek şey; içine çekildiği karanlık oyuna uyum sağlamaktır.
Işıl Limae, who has been writing stories on social media platforms under the pen name Limaei for over a decade, was born in 2002. Her first story was published in a story collection when she was thirteen years old. From an early age, she began creating her own universes and writing novels. Over time, she gained great popularity on Wattpad. Her first novel, Oyunbaz, which is the first book of the horror-thriller series 7 Tutsak 1 Ölü (7 Captives 1 Dead), was published in 2024.
🕯️Fantastik Mitoloji kurgu 🕯️Anlaşmalı yakınlık 🕯️Lanetli Tanrı 🕯️7 ölümcül günah 🕯️Tanrılar x Avcılar 🕯️Slow burn
Selamlar, yeni serimizin ilk kitabı olan Tutkunun Tanrısı’nın yorumuyla geldim! ❤️🔥
Açıkçası bir Türk yazardan okuduğum ilk fantastik kurgu olmasına rağmen, yazarın kalemi beni gerçekten çok şaşırttı ve kendine hayran bıraktı. Genelde bu tür evrenlere girmek zordur ama kitabın daha ilk sayfalarından bizi bilgilendirmesi ve sunduğu rehber sayesinde o mitolojik dünyaya hiç zorlanmadan, sanki hep oradaymışım gibi adapte oldum.
Hikaye, ailesi tarafından terk edilmiş ve hayatta tek başına kalmış olan Jinava’nın, bir konser gecesi sadece kendisinin görebildiği kızıl gözlü Lanetli Tanrı Rast ile karşılaşmasıyla başlıyor. İkilinin hayatta kalmak için yaptığı o karanlık anlaşma ve yakınlık, sayfalar ilerledikçe öyle bir boyuta taşınıyor ki, o meşhur slow burn çekimi iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kitabın yetişkin içerik barındıran baharatlı sahneleri ve ikili arasındaki o yoğun, nefes kesen çekim, hikâyenin fantastik dokusuyla o kadar iyi harmanlanmış ki hiçbir şey yapay durmuyor; aksine tutkunun dozunu her bölümde bir tık daha yukarı taşıyordu ehehehhh.
7 ölümcül günah temasıyla harmanlanmış, tanrılar, iblisler ve avcılar arasındaki o amansız güç dengesi o kadar akıcı bir dille işlenmiş ki, Rast’ın o gizemli ve alaycı tavırlarıyla Jinava’nın direnci arasındaki çatışmayı okumak tam bir şölendi. Hem güldüren hem de her an “şimdi ne olacak” dedirten bu gizemli yolculukta, özellikle Rast’ın diğer tanrılarla olan komik ama bir o kadar da gergin atışmaları, yan karakterlerin samimiyeti ve sürekli ensenizde hissettiğiniz o “düğüm” yaklaşma hissi kurguyu inanılmaz dinamik tutuyor cidden.
Eğer siz de modern dünyayla harmanlanmış fantastik mitolojik kurguları, yoğun tutkuyu ve karakterlerin gerçekten “yaşadığı” derin hikâyeleri seviyorsanız; bu seri kesinlikle kaçırılmamalı, ben şimdiden ikinci kitap için sabırsızlanmaya başladım!
Tutkunun Tanrısı bir Türk yazardan okuduğum en iyi fantastiklerden birisiydi. İsminin hakkını veren tutkulu, şehvet dolu bir kitaptı. Yazar Işıl Limae yedi ölümcül günahtan esinlenerek kendi mitolojisini oluşturduğu gibi kendine hayran bırakıyor bence. Bunun yanında hikayede dram ve komedi ögelerini dengeli kullanımı hikayenin daha da akıcı ve zevkli okunmasını sağlamıştı. Baş kadın karakter Jinava hayatın getirdiklerinden korkmayan güçlü bir kadın karakterdi. Erkek karakterimiz Rast ise fantastik kitaplardaki belirli erkek tiplemelerinin aksine eylemleri ile şaşırtıyordu bence. Tutkunun Tanrısı olarak da isminin hakkını veriyordu.
Hatta öyle şaşırttı ki bana acilen ikinci kitap lazım.
Kitabın derinliği varsa da ben ulaşamadım, bazen bit artık bit dedim. Yeri geldiğinde üzücü yeri geldiğinde komikti. Smut güzellemesi yapılan diğer kitapların yanında konusu için bizi almaya teşvik eden bir kitaptı. Kaba ve kısa bir yorumla şöyle diyebilirim. Potansiyeli yüksek bir ilk kitaptı, nasıl desem mesela geçmişe geri dönüşler arttırılabilirdi bu şekilde tanrı karakterin geçmiş yaşamı hakkında daha çok bilgi sahibi olurduk ve biraz daha konunun içine adapte olurduk bu şekilde ben biraz zınk diye evrene firlatilmis hissettim. Erkek karakterin çok güçlü olduğunu biliyoruz fakat bunu daha çok sahne ekleyerek bize gösterse daha güzel olurdu. Günümüz Genç kurgu kitaplarına göre oldukça iyi ve yenilikçi bir kitaptı. Umarım ikinci kitap daha da güzel olur.
Bu kadar iyi yazılmış fantastik, komedi bir kurgu okumayali uzun zaman olmuştu. Üstelik yazarın Türk ve henuz 20lerinin basinda olmasi beni cok sevindirdi. Absürt komedi kısımları mukemmel. Yazar olağanın disinda dusunuyor bu cok hoşuma gitti. Surekli olarak beklenmedik sahnelerle karşılaşmak guzel, okurken içim açıldı.
Jinavayi ve sarkastikligini cok sevdim. Fenik bebeğim 2. kitapta bizimle olur umarım.