“civarda kaybolanlar” vildan külahlı tanış’ın ikinci öykü kitabı. yedi öyküden oluşuyor. ilk öykü umulmadık bir biçimde 2. tekil şahıs anlatımla başlıyor, umulmadık diyorum çünkü zordur, sevilmez, anlatıcının da ara ara lafa karışıp soru sorduğu “suretler” kitabın isminin hakkını veriyor aslında. görülmeyen, bunca ev içi emek harcayan, ebeveyninin ezdiği kaybolanlar. finaldeki belirsizlik umarım beklediğim gibi olmaz dedim. en sevdiğim öyküden bahsetmiştim zaten, “şaşıbeş kirpi” son dönemlerde konuşulmayanı konuşmakta cesur bir öykü. dili, anlatımı, sade ve akıcı olmasıyla çok samimi. kadınlığın, anneliğin kutsanmaktan çıkarılıp hakikatte nasıl bir süreç olduğunun görülmesi gerekiyor. bununla yüzleşenler bu tip öyküleri sevmiyorlar , sevmesinler. “müjganlar bilir” hoş bir kadın dostluğu öyküsü, “herkes hata yapar” içimizdeki anneliğin bir başka yansıması aslında, vicdan ve şefkate dair bir öykü. hiç anlaşamadığım öyküden de bahsetmem gerekirse, “anlattığın kimin hikâyesi” diyebilirim. ben dilde, anlatımda eskiyi anıştıran metinlerle uyuşamıyorum. burada da yeni ve eski birbirine karışmış gibi. anlatıcının çocuk olması gereken yaşta cenazeye dair kurduğu cümleler yaşına uygun değildi ama en çok bana filmlerdeki aliye rona’yı anımsatarak gelinini torununa, yani annesini oğluna ispiyonlayan babaanneyle anlaşamadım. ama elbette olur böyle şeyler. vildan külahlı tanış’ın oğullarına adadığı kitapta böylesine hakiki bir annelik öyküsü yazması bile yeterli.
Civarda Kaybolanlar benim için çok güzel bir keşif oldu. Öncelikle yazarın dili kullanış biçimini ve kalemini çok sevdim. Kitabı okurken sürekli olarak yeni şeyler denemekten çekinmeyen, edebiyatla oynayan ama bunu yaparken okurla bağını koparmayan bir yazarla karşı karşıya olduğumu hissettim. Özellikle bazı öykülerde oldukça cesur anlatım tercihleri vardı ve bence bunların çoğunluğu başarıyla uygulanmıştı.
Kitap boyunca kayıp, hüzün, özlem, aidiyet ve dostluk gibi temalar öne çıkıyordu. Ancak bunlar hiçbir zaman yapay ya da zorlanmış hissettirmedi. Yazar duyguyu okura geçirmek konusunda oldukça başarılı.
Kitabın adını da çok yerinde buldum. Çünkü öykülerde karşımıza çıkan karakterlerin büyük bir kısmı hayatın bir yerinde kaybolmuş, sıkışmış ya da kendini arayan insanlar. Bu nedenle Civarda Kaybolanlar başlığı kitabın ruhunu çok iyi yansıtıyor.
Özellikle son öyküyü çok sevdim. Yazarın orada denediği anlatım biçimi, kullandığı simgeler ve sembolik katmanlar beni oldukça etkiledi. Sembollerin metne doğal bir şekilde yerleşmiş olması ve anlamı okura açması çok hoşuma gitti.
Bu kitap Vildan Külahlı Tanış ile ilk tanışmam oldu ve iyi ki olmuş. Hem anlatımındaki cesareti hem de duyguyu aktarma gücü sayesinde bende çok olumlu bir iz bıraktı. Bundan sonra yazarın yeni kitaplarını da merakla takip edeceğim.