ÇEVBİR (Çevirmenler Meslek Birliği) tarafından kolektif bir çalışmayla hazırlanan bu kitap 10 dilden 26 yazarı 26 çevirmenle buluşturuyor. Çoğu Türkçeye ilk kez çevrilen bu metinler arasında klasikleşmiş kedi öyküleriyle beraber şiirler de yer alıyor. Bu özgün kedebiyat derlemesinin sokaklarda, bahçelerde, evlerde –ve kalplerimizde– hayatı paylaştığımız kedi dostlarımıza bir sevgi duruşu olmasını umuyoruz.
YAZARLAR: Aleksandr Kuprin, Anton Çehov, Booth Tarkington, Charles Baudelaire, Charles G. D. Roberts, E. F. Benson, Émile Zola, Emilia Pardo Bazán, Emily Dickinson, Federico García Lorca, Francisco de Quevedo, Giovanni Francesco Straparola, Grigorios Ksenopoulos, Grimm Kardeşler, Honoré de Balzac, Joachim du Bellay, John Keats, Kurt Tucholsky, Lafcadio Hearn, Mark Twain, Natsume Soseki, Pierre Loti, Rav’a Sunbul, Saki, Samed Behrengi, William Wordsworth
ÇEVİRENLER: Ari Çokona, Aslı Takanay, Ayberk Erkay, Çiçek Öztek, Ebru Kılıç, Elif Gökteke, Fahri Öz, Filiz Karaküçük, Günay Çetao Kızılırmak, Hüseyin Can Erkin, Kenan Karabulut, Levent Bakaç, Mehmet Hakkı Suçin, Nihan Özyıldırım, Nilüfer Uğur Dalay, Nuray Önoğlu, Özge Çelik, S. İpek Ortaer Montanari, Saliha Nilüfer, Seda Çıngay Mellor, Selahattin Özpalabıyıklar, Şule Ölez, Yiğit Yavuz, Zehra Aksu Yılmazer, Zeynep Öztekin Yıldırım
HAZIRLAYAN: Bülent O. Doğan, Oğuz Tecimen, Saliha Nilüfer
çevbir’in kolektif olarak hazırladığı nefis bir kitapla buluştuk. “kedi öyküleri”. üstelik ciltli filan, pek alışık olmadığımız şeyler. çeviriler kadar editörlük, tashih her şey mükemmel. genel olarak kedilerin anlatıcı olduğu değil, kedilerin anlatıldığı öyküleri sevdim. çocukluğumda fabl da sevmezdim pek. şimdi de gerçekçi kafam kedinin aynen insan bilincinde olup da anlatmasını kabul etmiyor ama olsun, elbette istisnaları var. çehov’un tatli diliyle başlıyoruz. e.f. benson’ın “pisicik”i kedileri mükemmel tanıyan birinin yazdığı öykü, öyle belli ki. saliha nilüfer’in çevirdiği “kediler meclisi” bana kahkaha attırdı çünkü dine dönmemizi söyleyen bir kediyi hiç beklemiyordum. ama hece ölçüleri, dörtlükler ve dil muhteşem olmuş. aleksandr kuprin’in “yu-yu”su bir çocuğa okunabilecek en güzel öykülerden, hayvan sevgisi nedir sonuna kadar hissettiriyor. rav’a sunbul’un öyküsü çok acıklı, yüzümüze çarpıyor savaşın gerçekliğini. yunan öyküsü “papazın kedisi” tam bizlik, kedi sevgisi de öyle. kitapta zekasıyla, mizahıyla ve iğneli diliyle en beğendiğim öykü galiba balzac’ın “dişi bir ingiliz kedisinin kalp sancıları” oldu. dönemin politikasını, ingiliz fransız farkını, iki yüzlü ahlakçılığı nefis anlatmış ki sevdiğim kedi anlatıcılı nadir öykülerden. sonrası ise masallar. grimm’inki çok uyduruk bitiyor açıkçası, biraz güldüm. resmen plot twist’li. “çizmeli kedi”nin ilk hali ise bildiğimizden biraz daha kısa, e masallar halkların ortak malıdır, dilden dile geçe geçe zenginleşir ne de olsa. bir dahaki çevbir projesinde buluşmak üzere. herkesin eline sağlık.