Jump to ratings and reviews
Rate this book

Cehennemde İlahi

Rate this book
Cehennemde İlahi Rıdvan Hatun’un öykü serüveninde ikinci durak: Notos, Sözcükler, Varlık, kitap-lık dergilerinde yayımladığı öykülerle adını duyuran yazar ilk kitabı Billur Örüntüler (2023) ile Sait Faik Hikâye Armağanı ve Haldun Taner Öykü Ödülü kısa listelerinde yer almıştı.

Cehennemde İlahi’de yedi lirik öykü var. Kitabı saran dış metne bir zincir kolyenin halkaları gibi takılı, yazarın bütüncül yaklaşımını belirleyen öyküler. Düşsel görüntüler yaratmakta mahir bir kalemden çıkma her biri: Yalın, nesnel, dingin, duru, açık.

Rıdvan Hatun çocuk izleriyle dolu, şiirsel ışıltılar saçan minimal bir anlatımla çıkıyor okurun karşısına.

Söz verelim önce, ne olursa olsun birbirimize varıncaya kadar ileri gidelim. Çatallanan her yolda, dönüştüğümüz her hikâyede birbirimizi bulalım. Bu sayede geride kalmaz, bu karanlığa tek başımıza varmayız.

104 pages, Paperback

Published January 1, 2026

Loading...
Loading...

About the author

Rıdvan Hatun

2 books3 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
33 (35%)
4 stars
28 (30%)
3 stars
23 (24%)
2 stars
4 (4%)
1 star
5 (5%)
Displaying 1 - 20 of 20 reviews
Profile Image for Korcan Derinsu.
686 reviews533 followers
January 19, 2026
Rıdvan Hatun bir şeyleri açık açık anlatmaktansa sezdirmeyi seçen bir yazar. Bu yüzden okuması da öykü evrenlerine girmesi de çok kolay olmuyor ancak yazarın mahareti tam da burada devreye giriyor, bir şekilde okuduğum metinleri tam olarak “anlamasam” da oradaki pırıltıyı sezebiliyorum. Bu büyük yazarlara has bir özellik bence. Öykülere gelirsek hemen hepsi çok biricik ve bir o kadar da ilgi çekici. Cehennemin yeryüzündeki farklı hallerini ve bu haller içinde yaşamaya çalışan (debelenen, öfke dolan, ses çıkaramayan, pişman olan vs.) insanları okuyoruz. Öykülerine geneline yayılan tekinsiz atmosfer okuyucu karakterlerle yürümeye davet ederken ve öyküler arasında bulunan birkaç cümlelik metinler de öyküler arası bütünlük hissi yaratıyor. “Ortanca”, “İz”, “Sirk” benim için öne çıkan öyküler oldu. Eminim bir tur daha okusam daha çok lezzet alırım.
Profile Image for Banu Yıldıran Genç.
Author 2 books1,569 followers
Read
June 4, 2026
rıdvan hatun’un ikinci kitabı “cehennemde ilahi” hakkında uzun uzun yazacağım, o yüzden burada kısa keseceğim :)
kitabın içine çekilmeye çalıştığı sığ tartışmaya ilk kitapta da şahit olmuştuk, sırf bu tartışma sebepli okumayı epey ertelemiştim ben. bu tartışmanın yazarla elbette ilgisi yok, yazarın dahlinde değil, hatta kendisinin uzak durmasını beğenerek izliyorum. garip bir kamplaşmayı epey kötü yazılmış eleştiriler eşliğinde takip ediyorum. bu tip durumlarda okur sever sevmez, arkadaşları destekler desteklemez, önemli değil, eser kendini gösterecektir, önemli olan o.
bu nedenle “cehennemde ilahi” rıdvan hatun’un adını bence unutulmazlar arasına sokacak derecede önemli bir eser, bunu buraya yazayım. zorlananlar, anlamadım diyenlere elbette lafım yok, okurluk epey emek ister. maalesef türk edebiyatı “kolay okunur ve tüketilir” bir hale dönüştü ve bu olmazsa pek mutsuz oluyor insanlar. çok yazık. ilk kitabının katbekat üstüne çıkmış, çok çalıştığı her satırdan belli olan ve kolayı seçmemiş, hatta zoru seçerek bence inadını kanıtlamış rıdvan hatun’u kutluyorum.
Profile Image for froggprince.
50 reviews42 followers
January 12, 2026
Son beş senede okuduğum en iyi öykü kitabı, Türk edebiyatında yerini sapasağlam alacak bir eser. Billur Örüntüler'i ne kadar severim, kaç defa okudum öyküleri. Yeni kitabında da iyi bir şey çıkaracağını düşünüyordum Rıdvan Hatun'un fakat benim için de büyük bir sürpriz oldu bu öyküler. İlk kitabının epey ötesinde. Bir defa dil mahareti zaten iyi bir yazar Hatun, bunu ilkinde de görmüştük lâkin Cehennemde İlahi'de kendine ait o dili artık oturtmuş. nasıl ki Sevim Burak'ın, Leylâ Erbil'in, Vüsat O. Bener'in, Sami Baydar'ın, Tomris Uyar'ın, Aslı Erdoğan'ın kendine has bir dil dünyası varsa artık Rıdvan Hatun'un da öyle bir dili olmuş. Sonraki kitaplarında buradan emin olacağım.

Beni esas çarpan bir bütün olarak yarattığı fenomendi, yedi öyküden oluşan Cehennemde İlahi'de bir intro ve outro da var. öyküler birbirine ara metinlerle -kısa- ulanmış. Hem tanıtım metni gibi okunabilen, hem bir hikâye bütününün taşları gibi. Hem de köprü öyküler arasında. Anlatıda usta bir yazar gibi yaklaşmış.

Öykülerin dilinden sonra en iyi yönü atmosferi. Her öyküde yoğun, imgesel ve alegorik ögelerle desteklenen atmosfer dikkat çekiyordu. Bu da kısa ve kompakt bir tür olan öyküde bir roman edası yaratıyordu. Öyküleri okurken dünyadan koptuğumu hissettim.. Parmak uçlarım karıncalandı mesela..ne yarattığını çok iyi bilmiş yazar. Zihnin kıvrımlarına hükmeden bir tarzı vardı.

Sirk ve Ortanca öyküleri sadece son beş sene içinde değil, tüm okurluğumda okuduğum en iyi öykülerdi. ikisini her daim anacağım, öykü önerisi olarak kullanacağım. Bilhassa bu iki öyküde nefis bir şey yapmıştı Hatun. Okuru vakumlayan, zengin imgeleriyle heyula gibi esareti altına alan iki öyküydü. İkisinin de baş kahramanı öyküde anti-kahraman arketiplerine güzel örnekti. Ben olsam bu iki öykünün başına DİKKAT: AĞIZ KURULUĞU YAPAR. yazardım.

Papağan ve Cehennemde İlahi öyküleri yine oyunbazlığıyla akılda kalıyordu. Yine kusursuza yakındı fakat tüm kitaba sirayet eden okurun zihin jimnastiği yapma eylemini tetikleyen unsurlar ağır basıyordu. Öykü zaten okuyup geçilen bir tür değil fakat Türk edebiyatında bazı yazarlar okuru muzır oyunlarıyla yormaya çabalar ki bu risklidir. Anlaşılmayanın kolay vazgeçildiği bir okur kitlesine sahip ülkemizde cesaret ister. Ali Teoman bunu yapmıştır mesela. Rıdvan Hatun da bu cesur yazarlar arasına girdi bence bu kitabıyla.

İz ve Sürem öyküleri yerelliği, sembolizmi ile öne çıkıyordu. Yoğun anlatımı ve tetikleyici yapısıyla güzeldi.

Bu öyküler arasında bana en uzak olan Obruk ise İz öyküsüne bir gönderme yapıyordu. en azından ben öyle yorumladım. Bu öyküyü bir daha, bir daha okuyacağım. Anlamadığım bazı şeyler vardı. Ki bence anlam yönünü körükleyen yapı tüm kitapta mevcut.

Neticede usta işi bir öykü kitabı olmuş. O kadar çok beğendim ki. Defalarca okuyacağım bazı öyküler var içinde. Aynı zamanda kapağı da yazar kendi yapmış. bu da kitapla bir bütünlük oluşturuyor. Bu arada hayvan imgelemi de yoğun öykülerde, bu da üzerine çalışabilecek, okuma yapılabilecek bir alan. Cehennemde İlahi başucu kitaplarım arasına girdi. Yukarıda saydığım yazarlara da eklendi yazarı. Ne yazacak diye kapısında beklediğim isimlerden biri oldu açıkçası.

Bu kitabın olumsuz eleştirilerini bizzat takip edeceğim, merak ediyorum neresinden vurmaya çalışacaklar. Övülen öykülerden çok farklı bir yapısı ve kendine has duruşu var.. Anlaşılmak istemiyor gibi ama anlaşılıyor.. Sarmalı epey kuvvetli. Yoğun ve zarif. Unutulmaz bir kitap.. çok ama çok sevdim.
Profile Image for Özgür Balmumcu.
270 reviews88 followers
April 13, 2026
Kitabı birkaç haftadır nadasa bırakmıştım okuyup bitirdikten sonra. O arada hakkında birkaç yazı okudum, buradaki okur yorumlarını inceledim. Dün tekrar elime aldım, bu sefer daha yavaş, tane tane okudum. Bir eleştiri yazısı cümlelere vurgu yapmıştı çünkü, aklımda yanlış kalmadıysa, cümlelerin gücü mealinde bir övgü kaleme almıştı.

Yazarın ilk kitabını okumadığım için tarzına dair herhangi bir fikrim yoktu. Birkaç hafta önce 91 sayfalık, 7 öykülük kısa kitabı bitirdiğimde fazlasıyla deneysel diye düşünmüştüm, bunu bir kere daha okumalıyım. Ama o zaman bile kitabın en fazla sevdiğim öyküsü İz olmuştu. İkinci okuyuşumda da sonuç değişmedi, sevdiğim öykülerin sayısı arttı.

Yazarın bu kitapta benim dikkatimi çeken özelliği zamanı kullanma biçimi, doğrusal bir anlatı var gibi ama yok, bunun en belirgin örneği de İz öyküsü, son öykü Cehennemde İlahi de öyle. Bunu çok sevdim. Bir diğer özelliği de fazlasıyla minimalist dili, ama enteresandır öyle bir kurguyla aktarılıyor ki dil durduğu yerde büyüyor. Belli ki öyküler üzerinde titizlikle çalışmış yazar, kalemin kendisini götürdüğü yere gitmemiş, bunu hissettiriyor. Öykülerin katmanlı yapısı, atmosferi, derinliği ve yarattığı belirsizliği beni bir kere daha oku dercesine okurun üstünde baskı kuruyor. Bu yönüyle de enteresan çünkü tekrar okurken ilk kez okuyormuşum gibi hissettim çoğu öyküde. Çünkü meselesi neyi anlattığından ziyade nasıl anlattığı. Bu özelliği kendini tekrar tekrar okutabilir.

Lâkin bu deneyselliğin sınırları zorladığı, belirsizliği gereğinden fazla artırdığı ve öykünün bütünselliğini bozduğu anlar da var; Obruk ve Papağan öyküleri gibi. Kısmen Cehennemde İlahi öyküsünde olduğu gibi. Bunlar da kitabın aleyhine işleyen durumlar. Okuruna karşı talepkar bir yapısı olduğundan her bünyeye ve her ana uygun değil.

Farklı bir şey okumak istiyorum diyenler için biçilmiş kaftan. Okuduğu metinle doğrudan bağ kurmak isteyenler için deneyselliği duvar örebilir. Kitabın açılışını çok beğendiğimi vurgulayarak sözlerimi bitireyim. Bir gün üçüncü turda buluşmak üzere…
Profile Image for Safa Furkan.
295 reviews3 followers
March 5, 2026
3,5/5
Birkaç öyküyü hiç sevmesem de kitabın genelini sevdim.
Profile Image for Sevim Tezel Aydın.
867 reviews57 followers
May 12, 2026
Kitapta yedi öykü var; Sirk ve Ortanca'yı özellikle çok, pek çok sevdim…

Rıdvan Hatun, bir kez daha sinmiş, kırılmış insanların türlü hallerini yazmış. Hayalleri ile hayat arasında sıkışıp kalmış karakterlerin acıları, arayışları kalbime dokundu. Öyküleri okumakta, anlamakta zorlandığım zamanlar oldu, tekrar tekrar okumam gereken kısımlar çoktu. Buna rağmen bıkmadan, hevesle devam ettim. Yazarın yarattığı atmosfer ve açıkça anlatılmayan, ihtimallere kapı aralayan satırlar okurun sezginlerini harekete geçiren tarzı beni yakaladı...
Profile Image for Sena.
152 reviews63 followers
February 13, 2026
Cehennemdeki İlahi’de yer alan yedi öyküye arka kapakta yalın, dingin, duru gibi sıfatlar yakıştırılmış. Aksine görkemli, yoğun, maksimalist hikayeler bunlar bana göre. Rıdvan Hatun atmosfer yaratmada çok başarılı. Buna dilinin ve gözlemlerinin zenginliği de eklenince ortaya iyi bir yazarın üretimleri çıkmış.

Okuduğunu hemen anlamayı seven, yorum katmaktan imtina eden okurlar için anlaşılmaz gelecektir bu öyküler.

Usta işi bir ikinci kitap. Bayıldım.
Profile Image for Aykt.
18 reviews2 followers
March 9, 2026
Vallahi kolay kolay yorum yapmayı tercih etmiyorum fakat bazı insanlar, aman efendim şöyle bir kitap, zaman efendim şöyle bir eser diye diye yere göğe sığdıramıyorlar, ben de bu yanılgıya düşerek kitabı edindim. Çok uzatmadan esere gelecek olursam da; benim anlayamadığım beğeni kriteri subjektiftir de, be kardeşim bazı yorumlara bakıyorum, olmayan aformatik salla şalvarından keseyi, çıksın bakalım falımızda ne var modeli gibi bir değerlendirme güdüsü oluyor. Burada yazara özel bir tepkim yok, onuda belirteyim de kör cahil göze parmak atar gibi saçmalama olmasın. Yazardan ilk kez bir şey okuma girişiminde bulundum. Anlatmak istediği hal ya da dert bana geçmedi. Ne öykülerde ki tipik atmosferden bir etki yakaladım. Ne öykülerin bağlamsal durumu bana çok öncü ve içerikleri doluymuş gibi bir hadise yarattı ne de olmayan şeyleri bazı okurların abidik gubidik yorumları gibi, hadi bir geleyim de şunu yorumlayayım dedim. Velhasıl kelam çok abartılacak bir öykü seçkisi benim nazarımda olamadı. Sübjektif yorumda bulunan herkesin de bir zahmet bulunduğu yorumunda toplumsal kanona hitap edermişçesine mütaalaya başvurmasına bir gerek görmüyorum. Beğenen okur beğenir, beğenmeyen de haklı gerekçesi kendine göre neyse yazar olur biter. Vay efenim bu eser, beğenilmezse soluğum ensenizdedir minvalinde gibi yorumlara denk gelince benim de hey hey-canlar başıma üşüşüyor. Toplumsal olarak bir şey değerlendirirken fazla kendimize bir şey atfetmeden fikrimizi beyan edersek daha iyi olur. Sözün özgür olması, kişisel direktif halinde saçmalanması gerektiğini konu itibariyle zorunlu kılmıyor. Milletin takipçi sayısı arttıkça kel alaka Koç holding ceo su oldum gibi, ben bilirimler, Edebiyat benim zat-ı hattımdan geçer tipinde bir edayla süzülmelere falan hiç gerek yok. Herkes okuyor, herkes biricik, herkesin bir algısı düzlemi var 3 gramlık okuma deneyimiyle burda ahkam kesmeye gerek olduğunu düşünmüyorum. Fazla şey yarışına girmeye hiç gerek yok. Neyse daral geldi, kime neyi anlatıyoruz o da ayrı bir mevzuu ☺️.
Profile Image for Meric Aksu.
160 reviews38 followers
March 30, 2026
“Belli bir süreliğine ölümsüz olabilir insan.” Son hikayesinin bana hissettirdiklerini sevdim en çok.
Profile Image for Merve Büker.
273 reviews23 followers
February 15, 2026
Rıdvan Hatun’un son çıkan öykü kitabı Cehennemde İlahi; okurunu sağlam bir zemine çağırmadan, ayağının altındaki toprağı usulca çeken öykülerin yer aldığı bir derleme. Toplam yedi öyküden oluşan kitap, ayakları yere basan, başı sonu belli kurmacalar değil. Daha çok bir zihnin içinden geçen gölgeler, yarım kalmış cümleler, gece yarısı uyanınca hatırlanan ama sabah dağılan rüyalar gibi.

Metni okurken sık sık “Ben şimdi neyin içindeyim?” diye sordum. Çünkü burada anlatılmak istenen bir olaydan çok, açılmak istenen bir iç kapı var. Sanki yazarın derdi bize bir hikâye anlatmak değil de, kendi zihin odalarının kapılarını aralamak. Biz de o odalarda dolaşan sayıklamaları dinliyoruz; bazen yabancı, bazen tuhaf biçimde tanıdık.

Toplam yedi öyküden ikisi kalbime yerleşti. Diğerleriyle arama mesafe girdi; ama belki de zaten istenen buydu: Herkesin aynı yerden yakalanmaması.

Bu kitap herkese göre değil. Netlik, düzen, güçlü bir olay örgüsü arayanlar için zorlayıcı olabilir. Ama metinde “his” arayanlar, muğlaklığın içinde dolaşmaktan çekinmeyenler için kapısı aralık.
Profile Image for Ezgiveokadar.
106 reviews12 followers
Read
April 30, 2026
İki gün önce okudum. İki gün önce bir rüya görmüşüm de, bölük pörçük hala aklıma gelip duruyor sanki. Evet tam olarak bu. Kitabı bitirmek, bir rüyadan uyanmak gibi.
Profile Image for Neslihan Cangöz.
234 reviews16 followers
June 17, 2026
Edebi hazzı yüksek, masalsı atmosfere uygun bir dille yazılmış nefis öyküler. “İz” öyküsünü özellikle okuyun isterim.
2 reviews
June 22, 2026
Yalın değil, nesnel değil ek olarak dingin, duru ve açık hiç değil. Gel gelelim düşsel görüntüler yaratmaya asla mahir bir kalemden çıkma değil.
Profile Image for Evren Erarslan.
463 reviews18 followers
March 10, 2026
Çokça övülen, resmen her yerde kalemi yere göğe sığdırılamayan genç yazarın kitabını büyük bir merakla okumaya çalıştım. Maalesef okumaya çalıştım diyorum. Çünkü sadelikten uzak, edebiyat sevicilerin, metafor meraklılarının, deneysel çalışma çılgınlarının tuzağına düşmüş bir kitap buldum. 2 tane öyküsü çok güzeldi. “Sirk” ve “İz”.
Onun dışında ilk öykü fecaat. Bilinmeyen kelimeler silsilesi, öyle Oktay Anar tarzı da değil, besbelli yazarım ben, yazarlık bunu gerektirir öyküsü olmuş. Rüştünü ispat etmeden girilen bu denli deneysel çabalardan kılçıksız çıkmak gerekiyor yoksa taşın altında kalıyorsunuz. İlk öykü olarak seçen editöre de kinayeli bir alkış buradan. Papağan öyküsü mesela. Her geçen cümle de “ne alaka ya, ne alaka” diyerek buhranlarla bitirdim. Neyse ilk kitabını da merak ediyordum artık etmiyorum. Cinası seven Türkiye okuru şehidi olmuştur gözümde.
Profile Image for Nurgül Uçar Genç.
17 reviews
August 4, 2026
En baştan söyleyeyim hemen, Cehennemde İlahi müthiş güzellikte bir öykü kitabı, aynı zamanda bir edebiyat olayı. Bu kadar iyi yazılmış nitelikli kitaplara sık rastlamıyoruz.

Öykülerde müthiş bir zaman estetiği var. Zaman doğrusal akmıyor. Sıçramalarla, katmanlarla kuşatıyor bizi. Zamanın geçişi durumlarla nesnelerle öyle güzel anlatılmış ki, okurken aynı zamanda bir film izliyor gibiyiz.
Yazar olanı yazmıyor, sezdiriyor. İpuçlarıyla öyküyü biz anlamaya çalışıyoruz. İyi edebiyat tam da bu. Biraz da okurluk sınavı gibi.

Kitapta yedi öykü var. En çok sevdiklerim;
Sürem, Sirk, İz, Ortanca ve Cehennemde İlahi oldu.

Sürem'de bir yolculukta bir ömrü okuduk. Kısacık bir öykü nasıl da uzundu.
Nefis doğa tasvirleri eşliğinde, bir çocuk gelinin atın sırtında başlayıp, mezara kadar giden hayatına tanıklık ettik. Sürem şahane bir açılış öyküsü.

İz'de anılarda gezerek babasını arayan çocuk kalbimi çok kırdı.
"Babammışsın, oğlunmuşum. İz sürüyorum. Her yerde seni arıyorum. Bulacak mıyım?"
Burnumun direğini sızlatan bir yas hikâyesi. İz deseniz gözlerim doluyor. O derece.

Kitaba adını veren Cehennemde İlahi için de bir yas hikâyesi diyebiliriz.
Farklı zamanlarda, anılarda ve rüyalarda gezindiğimiz yakıcı bir yas...
Kitaplığın önündeki armut yeşili kanepede aklım kaldı. Yan yatıp dizlerini kırmış avuçlarını birleştirip yanağının altına koyup uyuyan kocasının, Aysel'in zihninden hiç silinmeyen bu öğle sonrası fotoğrafının niçin bu kadar can yaktığını anlıyoruz. "Aslında evimiz çok güzelmiş değil mi?"
Bir insanın "belli bir süreliğine ölümsüz olabileceğine" de inanıyoruz.
Herkesin kıyameti, herkesin cehennemi kendine...

Cehennemde İlahi, intro'suyla outro'suyla ve yedi öyküsüyle unutulmayacak bir kitap olmuş. Yazarın aklına ve kalemine sağlık.
Profile Image for Volkan Oktar.
186 reviews1 follower
March 4, 2026
ilginç bir anlatım dili var rıdvan hatun’un. hatta 7 hikayeden oluşan bu kitapta birden fazla deneysel anlatım dili var diyebilirim. birşeyleri anlatmadan anlatmayı güzel bir şekilde başarabiliyor. boşlukları okurum doldurduğu bu hikaye kitabının karakterlerinin ortak özelliği ise bazı engellere karşı çeşitli çabalar göstermeleri. (3.5)
207 reviews13 followers
February 5, 2026
Değişik bir yazım tarzı var. İçinde sevdiğim ve anlam veremediğim öyküler oldu. Kapalı bir anlatımı var. herkesin sevebileceğini düşünmüyorum.
Displaying 1 - 20 of 20 reviews