Sana aptalca şeyler yaptıran, dönüp baktığında yanaklarını kızartan ve uykularını kaçıran şeyin ne olduğunu düşündün mü hiç? Kabul etmesen de, aşktı. İsmini ne koyarsan koy: Takıntı, obsesyon, matrikste bir hata… Bağlandın. Şafak söktüğünde yalnızdın. 7’yle 4’ü topladın, 11 etti. Sence Maleficent kanatlarını çok saf olduğu için mi kaybetmişti? Çocukluğundan beri kör sağır peşinden koşturduğu aşkı başta olmak üzere her şeyi hiç yaşanmamış sayan Nil, gözlerini kendisi gibi tedavi süreci içinde olan hastalarla birlikte Enstitü’de açtığında, hayatının son yılları kayıptı. Elinde neşteri, ruhunda kesik hisleri. Çok istedi, kanayan dizlerini sürüyerek çizdiği sınırların silgisi olabilmeyi. İnsanlar bir yaranın en acı verdiği anın açılırken olduğunu söylerler. Değil, iyileşirkendir. Son yılların bir fenomeni hâline gelen Siyah Kuğu, 10. yılını üçüncü kitabı Göğü Kafes’le kutluyor.
Yazmaya küçük yaşlardan beri ilgi duyan ve her fırsatta eline bir kalem kağıt alıp aklında ne varsa karalayan, elinden geldiğince insanlara duygu yüklemeye çalışan yazar, hâlen İstanbul’da lise öğrenimi görmektedir. Günlük tutmaya, fotoğraf çekmeye, piyano çalmaya ve dansa ilgisi vardır. Bütün insanların bir gün mutlu olmak için ortak bir nokta bulacağına inanır. Çünkü mutsuzluğun dünyadaki bütün sorunların yegâne sebebi olduğunu bilir. Kafasında kurguladığı hikâyelerin temeli rüyaları ve hayalleridir, bu yüzden kaç yaşına gelirse gelsin sonsuza dek posta kutusunda bir Hogwarts mektubu bekleyecektir.
ben bu seriyi cok seviyorum ama bu kitap sanki serinin bir parcasi degil gibi geldi yani bana mesela karakterler aynı karakterler gibi gelmedi ve sürekli hafıza kaybının işlenmesi de birazcık garip geldi pamir de pamir gibi gelmedi sanki yazmak için yazılmış gibi geldi bir de yazar on senedir çıkartmayacağını söyledi bir anda çıkarttı anlamadım yani bilmiyorum pamir iyiydik iyi bir karakterdi ama yani kıyasım tarzı da karışık geldi öyle çok fazla
This entire review has been hidden because of spoilers.
ya boyle buram buram siyah kugu bir kitap degildi bence yani o sk havasi pek hissedilmiyordu ama ykne de ondan bagimsiz sevdim kitabi yani nil ve pamirin neler yasadigini gormek guzel oldu pamirin bu asik hallerini daha fazla okumak cok hosuma gitti karakterler bazi noktalarda out of characterdi ama onlari gormezden geldik biraz napalim oyle yani genel olarak akti da sardi baya yani
Nil ve Pamir’in daha sonra neler yaşadığını öğrenmek çok güzeldi. Sadece bazı boşluklar vardı. Pamir’in gerçekten aşık olduğunu iliklerime kadar hissettiğim bir kitaptı. Yazarın diğer kitaplarınıda okumuş biri olarak bazı boşluklarının olduğunu tekrardan söyleyeceğim ama bu hikâyeyi anlamaya çok engel değildi.
Nil ve Pamir’i gerçekten çok özlemişim. Üçüncü kitap bana eski SK havasını tam veremese de, bu kitapta Pamir Kalpkıran’a tamamen ısındım. Nil’i bırakmaması ve sürekli çabalaması çok etkileyiciydi. Nil’in yaşadıkları da kafamdaki soru işaretlerini büyük ölçüde sildi.