Jump to ratings and reviews
Rate this book

Fatih Harbiye

Rate this book
Birbirinden giderek kopmaya ve birbirini reddetmeye başlayan iki hayat tarzı arasında yaşanan çatışma ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Tramvay yoluyla birbirine bağlanan ama birbiriyle bağdaşması mümkün olmayan iki semt: Fatih ve Harbiye. Bir genç kızın bu ikisi arasındaki gelgitleri, madde ile mana, albeni ile muhteva, göz ile kalp arasındaki çırpınışlarının hikâyesidir.

130 pages, Unknown Binding

First published January 1, 1931

74 people are currently reading
1680 people want to read

About the author

Peyami Safa

111 books337 followers
1899 yılında İstanbul’da doğar. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla çocukluk ve ilk gençlik yılları hastane koridorlarında geçmiştir. Bilahare bu günlerini eserlerine soğukkanlı bir ciddiyetle yansıtacaktır.

Hastalık ve savaşın yol açtığı maddî sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdüremez, babasının arkadaşı olan Recaizade Mahmut Ekrem Marif Nazırlığına veda edince onu Galatasaray Lisesi'nde okutma vaadini yerine getiremez. Peyami hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakır. Keaton Matbaası'nda bir süre çalıştıktan sonra açılan sınavı kazanarak Posta - Telgraf Nezareti'ne girer; Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışır. Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlar. Dört yıl çalıştığı bu okulda kendi çabasıyla Fransızcasını ilerletir.

1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılır ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlar. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanır. Peyami Safa halk için yazdığı edebî değeri olmayan romanlarını "Server Bedi" imzası ile yayınlar. Sayıları 80'i bulan bu eserler arasında; Cumbadan Rumbaya romanıyla, Cingöz Recai polis hikâyeleri dizisi en ünlüleridir. Ayrıca ders kitapları da yazar.

1921'de Son Telgraf gazetesinde ve bilahare Tasvir-i Efkâr'da yazar. Nihayet Cumhuriyet gazetesine geçer, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerini yayınlar; roman tefrika eder. Kültür Haftası (21 sayı, 15 Ocak-3 Haziran 1936) ve Türk Düşüncesi (63 sayı, 1953-1960) adlarında iki de dergi çıkarır. Fıkra yazarı olarak Peyami, gazetelerin tirajlarını değiştirecek bir tesire sahiptir. Vefatında Son Havadis Gazetesi başyazarıdır.
Çok sevdiği oğlu Merve'yi askerliğini yaptığı sıra kaybetmesi Peyami Safa'yı çok sarsar. Bu olaydan birkaç ay sonra 15 Haziran 1961’de İstanbul'da ölür. Edirnekapı Şehitliği'ne defnedilir. Peyami Safa kendi kendisini yetiştirmiş ender şahsiyetlerden biridir. Fransızcayı Fransızca gramer kitabı yazabilecek kadar ve tıp ilmini bir doktor kadar öğrenmiştir. 43 yıl hiç durmadan yazar. Güçlü bir fikir adamı, romancı ve polemikçidir. Nâzım Hikmet Ran, Nurullah Ataç, Zekeriya Sertel, Muhsin Ertuğrul, Aziz Nesin'le polemiğe girmiştir.

Kudretli kalemi ile kısa zamanda Bâb-ı Âli’de yıldızlaşan Peyami muharrirlik yönünün yanında usta bir nazariyatçıdır. Çağdaş Türk Edebiyatının roman tekniğini en çok geliştirmiş romancısıdır. Fıkra ve makalelerinde sağlam bir mantık dokusu ve inandırıcılık görülür. Romanlarında olaydan çok tahlile önem verir. Toplumumuzdaki ahlâk çöküntüsünü, medeniyetin yarattığı bocalamayı, nesiller ve sosyal çevreler arasındaki çatışmayı dile getirir. Zıt kavramları, duygu ve düşünce tezadını ustaca işler.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
1,213 (19%)
4 stars
2,240 (36%)
3 stars
1,970 (32%)
2 stars
547 (8%)
1 star
152 (2%)
Displaying 1 - 30 of 309 reviews
Profile Image for Saltuk Buğra.
15 reviews9 followers
December 1, 2017
"Doğu - Batı meselesini çok iyi işliyor" dedikleri Peyami Safa'yı okuyorum. Konuyu "Ananı bacını medenileştirsinler ister misin?" çerçevesinde inceliyor.

Muhafazakar zihinlerde "Batılılaşma", "ahlaksızlaşma" olarak algılandığı için bu muhafazakar edebiyat ürünlerinde Batı'ya meyleden karakterler de hep uçarı kızlar olur. Aileyi saymaz, eğreti bir alafrangalık takınır ve Batılı, zevki sefa düşkünü hovarda çocuklar ile kendisini harcar. Doğulu erkek, baba veya eş ise iç dünyası dopdolu lakin cebi delik, iyi kalpli ve asıl sevmemiz istenilen karakterdir.

Batılı karakter nedense hiç Kant okumuş, yüksek eğitim ve iyi bir terbiyeye sahip, kadını ikinci plana koymayan bir karakter olmaz. Ayrıca hiç onların iç dünyasını görmeyiz, onlarla empati kurmamız istenmez. Onlar, ötekidir. Hepsi Yeşilçam diskotek çocukları. Sonra vah zavallı Doğu kültürümüz nasıl da ahlaksızlaştırılıyor.

Bugün hala zihnimizdeki Batı imgesinin bir köşesine yapışık zina imgesi varsa bu zihniyet yüzündendir. Eril bakış açısı, insanları karısı kızıyla korkutarak modernite düşmanlığı yapıyor. Yesinler. Çok değer verirsiniz ya kadınlara.

Benimsemek, sahiplenmek, özel mülkiyet iddiasında bulunmak kadına değer vermek değildir. Haberiniz olsun.
Profile Image for R..
60 reviews31 followers
May 8, 2021
peyami safa'nın eril dili beni inanılmaz rahatsız ediyor. fatih harbiye okuduğum üçüncü kitabı ve adlandırdığı değişim ve sıkıntıları kadınlar üzerinden işlemesi beni inanılmaz rahatsız ediyor. hikaye içerisinde karakterle aynı düşüncede olmak zorunda değil tabi ki, ama hikayenin vermek istediği mesaj ile bu fikir uyuşuyor: kadınların çabuk etkilenebilir ve yüzeydeki estetik değerlerle ilgilendiğini ima ediyor. bu çok göze batıyor ve okurken rahatsız ediyor.

bir sevmediğim şey daha karakterlerin üzerinde ideolojik meseleyi vermek için uğraşması: derin ve güzel bir psikolojik tasvir yaptığı için herkesçe göze batmıyor olsa gerek ama her hareket, her ayrıntı kitabın ana temasını vermek için çok uğraşıyor. roman dağılmıyor ve bitirdiğinde çıkaracağın sanatsal hazzın sürekli önünü tıkıyor. benim için bir iki günlük öfke verici bir okumaydı, hele toplum dürtmesiyle terbiye edilen neriman'ı böyle okumak daha da öfke verici
Profile Image for Ayşe.
124 reviews53 followers
April 23, 2019
1931 yılında basılan, ülkemizin 1920-1930 yıllarını yansıtan bir roman Peyami Safa’dan. Temiz ve güzel bir Türkçe (arada eski Türkçe kelimenin anlamları aşağıya eklenmiş) kullanan yazarımızı, çok daha fazla okuyup tanımamız gerek.
Cumhuriyet sonrası batılılaşma konusunu kimlik arayışı ve kimlik değişimi temaları üzerinden işlemiş. Muhafazakar bir ailede büyüyen Neriman’ın değişimini Macit ve Şinasi ile yaşadığı ilişkiler üzerinden okuyoruz.
O zamanlar batılılaşmanın sadece yüzeysel ve şekilsel olarak algılandığını, ancak batının mantıklı ve pozitivist düşünce yapısı ile bizim özümüzde sahip olduğumuz mistik ve felsefi yanımızla sentezleyerek bir gelişme göstermemiz gerektiği vurgulanmış ana fikir olarak.
Kısa sürede akıcı bir şekilde okuyabileceğiniz, Türk edebiyatınınn önemli eserlerinden birisi. Okumanızı tavsiye ederim.
Profile Image for Korcan Derinsu.
595 reviews423 followers
April 23, 2025
Yıllar önce üniversitedeyken okumuş, sevememiştim. Şimdi tekrar okudum ve yine sevemedim. Batılılaşmaya olan yaklaşımı yine çok sığ ve tek yönlü geldi. Bakış açısı çok yönlü olmayınca metin derinleşemiyor, büyüyemiyor ne yazık ki. Buna rağmen Peyami Safa iyi bir hikaye anlatıcısı olduğu için kendini sonuna kadar okuttu mu, okuttu.
Profile Image for Suzan.
611 reviews
May 23, 2021
Ben eski kitapların dilini anlamıyorum sanırım 😑
Profile Image for sıla karaman.
30 reviews
June 9, 2020
Hayatında bir değişiklik isteyen, daha iyi şartlar altında yaşamak isteyen bir kadının çevresindeki birkaç dangalak erkek yüzünden babasının dibine, dört duvara sıkıştırılma hikayesi.
Şark müthiş, harika gark tü pü kaka. Eğitim görmüş 20 yaşında biri olan Nerimanın bu kadar salak anlatılması, macit başta olmak üzere şark tarafının sığ ve yanlı bir şekilde yansıtılması kitabın gerçekçiliğini bozmuş
Profile Image for Serdar Tutal.
79 reviews6 followers
September 14, 2014
Mahalle baskısıyla ağlata ağlata (sözde) yola getirdiler biçareyi.
Profile Image for Semih Eker.
129 reviews18 followers
February 9, 2017
Peyami Safa, batıyı temsil eden Macit ve doğuyu temsil eden Şinasi arasında kalan Neriman üzerinden, o dönem yaşanan batılılaşma hastalığını işlemiş. Bu konuda hep bahsedildiği üzere batının kötü yanlarını, görselliğini alma durumu hissediliyor.

Eser gayet akıcı,kısa ve dili oldukça anlaşılır(Osmanlıca ve Farsça kelimeler cümle içinde anlam kazanıyor, ek olarak Ötüken yayınlarında eserin sonunda küçük bir "kelimeler" bölümü bulunuyor).

Gayet sıcak, beğenerek okuduğum bir kitap olduğunu söyleyebilirim.

Bir alıntı;

Neriman düşündü ve bir anda şarklıların kedileri ve garblıların köpekleri niçin bu kadar sevdiğini anladı. Hıristiyan evlerinde köpek ve Müslüman evlerinde kedi bolluğu şundandı:
Şarklılar kediye, garblılar köpeğe benziyorlar! Kedi yer, içer, yatar, uyur, doğurur; hayatı hep minder üstünde ve rüya içinde geçer; gözleri bazı uyanıkken bile rüya görüyormuş gibidir; lâpacı, tembel ve hayalperest mahlûk, çalışmayı hiç sevmez.Köpek diri, çevik, atılgandır. İşe yarar; bir çok işlere yarar. Uyurken bile uyanıktır. En küçük sesleri bile duyar, sıçrar, bağırır.
Profile Image for Harmonyofbooks.
501 reviews213 followers
August 20, 2018
Ne büyük bir arzu ile istediği şeylerden ne küçük sebeplerle nefret ettiğini düşündü.
4,5/5⭐️⭐️⭐️⭐️
Türk edebiyatının ünlü kitaplarını sürekli okumaya başlamadan uzun süre önce bile Peyami Safa'nın kalemini çok merak ediyordum ama bir türlü fırsat bulamamıştım. Yazardan ilk okumak istediğim kitabı araştırdığımda da çoğunlukla Fatih Harbiye önerildi. Birkaç sene önce dizi uyarlamasını sıkı takip etmesem de arada bakıp izlerdim. Bu yüzden kitabını okumaya başladığımda dizi uyarlamasıyla eser ne kadar birbirine denk merak ediyordum. Aslında eski yazarlar arasında en çok merak ettiklerimden birisi Peyami Safa'nın kalemiydi. Benim en sevdiğim yazarlardan olan Yaşar Kemal, Orhan Kemal gibi yazarların aksine anadolunun uzağında daha modern ve günümüz bir anlatımla kitaplarını yazdığı için kalemini çok sevecek miyim merak ediyordum ve öyle de oldu. Anlatım tarzı, karakterlerin hislerini geçirişi, konuşma satırlarının kitaba geçiş şekli, eski kelimelerle zenginleşen betimlemeleriyle kalemini çok beğendim. Hikayenin kendisine değinirsek kurguyu ve işlenişini de çok beğendim. Uyarlamasıyla aynı şekilde bitmesini bekliyordum ama öyle değilmiş. Yazarın diğer kitaplarını da okumaya sabırsızlanıyorum. Çok kalın romanları ele almaktansa daha kısa kitapları olduğunu bilmiyordum, artık bu duruma sıradaki kitabıyla alışırım. Sizlere de keyifli okumalar dilerim..
Profile Image for E. Tuba.
46 reviews1 follower
April 8, 2019
Sayfalarca "Biz (dogulular,müslümanlar) iyiyiz, onlar (avrupalılar) kötü" sayıklaması.

Romanın mesajları:
Batılı yaşam tarzı baş düşmanımız , kadınların batılılara özenmesi cok tehlikeli. Kesinlikle dogru kabul edilmesi gereken doğulu ve musluman yasam tarzımızı, özenti kadınlar bozabilir, hemen onlem alıp onları kendi yolumuza cevirmeliyiz; cünkü biz neyi dogru buluyorsak dogru o'dur. Tartismaya acik bir konu değil. Öteki olarak gordugumuz kulturun iyi bir yönü olamaz, çünkü biz haklıyız.

Romandan nefret ettim; ancak iyi yön olarak şunu ekleyebilirim: romandaki fikirler duygular, toplumumuzun çoğunluğunun hissiyatını yansıttığı için; cevremdekileri anlamamı ve boş yere tartışmaya girmememi sağlamış olabilir... bazı kişilere karşı "Nasil olsa anlamayacak, dar kafalı , dünyası o kadar" duygusu edinmemi sağladı.
Profile Image for Aysel Ibrahimova.
212 reviews14 followers
April 30, 2021
Peyami Safa uzun müddətdir ki, oxumaq istədiyim yazıçıydı. "Yalnızız" əsəri ilə başlamaq istədim, amma "Fatih-Harbiye" bir qədər qısahəcmli və ilk yazdığı romanlardan olduğu üçün ilkin seçimim ondan yana oldu, həm də yazı tərzini anlamağıma kömək etdi.

Safanın inanılmaz həlim ifadə qabiliyyəti var. Türkçəni o qədər axıcı gözəllikdə istifadə edib ki, ona vurulursan, təsəvvüründə çox mədəni və hörmətli insanla söhbət edirmiş kimi olursan.

Romanın mövzusu olan Şərq & Qərb mədəniyyətlərinin yüzillərdir davam edən mübahisəsi gənc bir qızın həyatı üzərində işlənib. Açıqcası, bu barədə obyektiv fikir bildirməyim üçün bir müddət Qərb mədəniyyəti ilə içə-içə olmalı və insanlarını tanımalıyam. Bakıdan oturub hansısa ölkə mədəniyyətinin necə olması ilə bağlı fikir yeritmək düzgün deyil, insan tam içinə düşəndə görür nədir, nə deyil. Amma Safanın əsərdə şərq insanı barədə irəli sürdüyü fikirlər aşağı yuxarı mənimkilərlə üst-üstə düşür.

Azərbaycan da Türkiyə kimi Şərq və Qərb qapısının tam astanasındadır, nə tam qərb ola bilir, nə də şərq. Amma fikrimcə, bizim ölkələri gözəl və mistik edən şey də tam olaraq budur. Mistik edən şərq tərəfimiz, gözoxşayan edən isə qərb tərəfimizdir. Nə şərqi qucaqlamalıyıq, nə də qərbdən olmağa çalışmalıyıq. Belə.

Bu arada əsər Türkiyə Təhsil Nazirliyinin tərtib etdiyi mütləq oxunmalı 100 əsər siyahısındadır, məncə də oxusanız, baxışınızda stabilləşməmiş fikirlər öz yerini tapacaq :)
Profile Image for Ecem.
149 reviews11 followers
November 21, 2016
Peyami Safa, Fatih Harbiye'de o dönemin doğu-batı çatışmasını ele almış, toplumun kültür farklılığına ve batılılaşmaya değinmiş. Karakterlerin iç dünyasında yaşadıklarını da iyi yansıtmış. Kitapta kullanılan Osmanlıca kelimeler ve kitabın dili akıcılığı bir nebze azaltmış fakat kısa bir eser olduğu için bitmesi uzun sürmüyor. Bu okuduğum ilk Peyami Safa kitabı ve Safa'nın romanda biraz taraf tuttuğunu hissettim, bilmiyorum belki de bana öyle gelmiştir, sonuçta o dönemde doğu-batı çatışması daha fazlaydı ama özellikle sonlara doğru taraflı tutumunu daha çok hissettim. Bu o döneme göre daha gerçekçi bir kitap olduğu için de olabilir çünkü doğu-batı ayrımının o dönemde daha kesin çizgileri olmuş olabilir.

"Izdırabın verdiği intibah zamanlarında, kendi kendini aldatmak, başkalarını kandırmak kadar basit değildir ve insan kendi içindeki adaletten ürkmeye başlar."
Profile Image for Burcu.
391 reviews46 followers
Read
January 28, 2015
Donemin kliselesmis dogu kimligi batililasma temasi uzerinden pek de basarili olmayan bir roman. Naif, batililasma heveslisi genc bir kiz, agir basli kimligini koruyan genc bir adam ve hikayelerine gayet tepeden inme bakan otorite konumunda bir anlatici. Cok yuzeysel, mesaj vermekle cok mesgul, derinlik diye verilen ic dunyalar ise anlaticinin disleri arasinda sikisip kaliyor... Yani aslinda donemin bircok romanindan hic farkli degil. Bu tema uzerinden daha iyi metinler de var... Ahmed Hamdi Tanpinar tavsiye ederim. Hatta edebi kalite acisindan cok farkli olmasa da, en azindan ton acisindan Recaizade Mahmud Ekrem bile daha keyifli.
Profile Image for Güney  Yazar.
53 reviews16 followers
May 10, 2020
Kitap bir doğu -batı incelemesi değil. Olsa olsa bir doğulunun gözünden yüzeysel garp. Ayrıca dayı kızlarının söylediği para ile saadet olmaz diyenler Şişli'de oturuyor burası önemli bir ayrıntı . Arada kalmış Neriman'ın bir karakter derinliği yok. Yazıldığı dönem için önemli bir kitap olabilir ancak günümüz için değil.
Profile Image for sleen.
29 reviews1 follower
June 22, 2022
updatelemeyi unutmusum😅 yolunuz dusmezsw okumayin cok da gerekli degil. unbiased gibi gorunup tamamen dogu kulturunu savunan bi kitap daha iste lol
Profile Image for Evren.
60 reviews8 followers
December 29, 2019
Peyâmi: Ne kadar fevkalade bir psikolog ve edebiyatçı ve fakat ne kadar harcıalem bir sosyolog ve filozof!

Şark ve Garb kavgası nezdimde sunî ve “fictif”, bir yanlış bir anlayışın ifadesi. Türk dilinin tabiri caizse “hadd-i müntehâsı” olan bu roman ne esef ki münakaşasını yanlış sorulmuş bir sual üzerine bina eder. Semboller, sofistike olmak şöyle dursun, "kör göze parmak” kabilindendir: Kemençe yahut ud mu piyano yahut keman mı? Fatih mi Harbiye mi? Konsol veya komodin mi yoksa şark usulü divan veya sofa mı? Bu münakaşa daha çok muhtelif içtimai-iktisadi sınıfların, mütenevvi evkâtın ve nesillerin kavgasıdır. "Medeniyetçi" nokta-i nazarın aslî sehviyatı da budur; kültürü veya medeniyeti bir vakumda bizâtihi varlık bulan bir şey gibi algılar; onu kimliğini tanımlamakta esas alır, kimliğini ona esir verir. Bu nokta-i nazar, bu iki kültür aleminin karşılaşmasından kötülük doğmasını kaçınılmaz görür; aynı anda aynı yerde var olamayacak görür, birini diğerine tezat kılar. "Şark ve Garb nedir?" diye sorar ama bunun ihtilacat ve inkılabata içinde bir muhayyile olduğunu ihmal eder. Dünkü Garb bugünkü Şark’tan da Şark, dünkü Şark bugünkü Garb’den de Garb oysaki. “Şark” unvanını yakıştırdığımız hangi Faiz Bey bugün Neriman'ı Şinasi'ye gece yarılarına kadar emanet eder? Esas mesele kendine Şarklı diyenin bu inkıyâdını “Garb”a nisbetle tayin ve tasrih etmesi, kendini onun mefhum-u muhalifi telakki etmesinden, kendisini “menfi bir kültür" olarak tesbitinden sadır olur. ("Şinasi, bir garblı ile kendi arasındaki nisbî farkları ekseriya muhafaza edenlerdendi.") Adeta Şarklılık Garblı'dan uzaklaşmayı, ona zıt olmayı, "nisbî farkları muhafaza etmeyi" iktiza eder.

Öyledir ki, Garblılaşmayı hafifmeşreplikle, inisiyakîlikle, müenneslikle, müteaddilikle ve mütecavizlikle eşdeğer tutan bu anlayış da Şark'ın birçok alışkanlığından şekvalanmaktan ve dertlenmekten hepten sarf-ı nazar edemez. Tembellik, durgunluk, pislik ve ölgünlük bana öyle geliyor ki sadece Neriman'ın dilinde değil Peyâmi'nin de kaleminde "Şark"ın zâfiyetleridir. Damadına küs olduğu için torununu görmeyi reddeden haminnenin iyi bir insan timsali olarak takdimi de esasen sebeb-i şikayet olmalıdır. Ne var ki, bunların Şark'ın zafiyeti olması, bilhassa ve münhasıran Şarklı olmaktan kaynaklanması anlamına gelmez.

Bir de şekilcilik meselesi var: Batılılık şekilcilikle itham olunur ve fakat şekle tapan münhasıran Batı kültürü ve şekilleri istihfaf eden münhasıran Şark kültürü müdür? Eğer mesele nasıl yaşadığımız, ne giydiğimiz ve ne yiyip içtiğimiz ise zaten bu dava kaybedilmiş bir dava değil midir? Kültür denen şey şekli reddetmez, bilakis şekil onda mündemiç ve merbuttur; halbuki kültürün istihfaf ve istihkar ettiği yekdiğerinin şeklidir.

Gel gör ki kültür şekil değil de nedir? Kendi aklında, muhayyilesinde ve gönlünde kendini bir kültür ve medeniyet alanına dahil hissetmek ona dahil olmaya iktifa eder mi? İşte bu gerginlik ve gerilim kişiyi bitap düşürür: Sırtında her an bir başka, yabancı kültürün kendi kültürüne galebe çalmakta ve kendisinin buna karşı koymakta acziyet içinde olduğu duygusu, gitgide düşmanın adetlerine istiğrak olduğu ve ona benzediği ızdırabıyla, vicdan azabıyla meczolunur. Bir yandan “acaba aslıma ihanet ve hıyanet ediyor muyum?” diye sorarken diğer yandan “acaba ilcaat-ı zamana, mucibat-ı asriyeye tevessül ediyor muyum?” diye de kendini sigâya çeken ruh yorgun düşmesin de ne yapsın! Sonra gelsin sinir buhranları, titremeler, katılmalar. Bu buhranlar (halen kısmen devam eden) bir devrin sancılarının aksi sedası gibidir.

Son olarak, Peyâmi’nin son sözünü Gazali’ye söyletmesini Garblılık/Şarklılık tartışmasından ziyade Şark’ın kendi dahili muhasebesi bakımından enteresan bulduğumu söyleyeyim. Ancak o hamur bir başka yerde epeyce su götürmüştü zaten.
Profile Image for afra.
499 reviews41 followers
January 10, 2026
Rate: 2/5⭐️
Genre: Turkish Literature
Didn't enjoy it. Do not recommended.
Profile Image for Yaren.
219 reviews39 followers
June 28, 2019
Kişilerin psikolojilerinin çok iyi yansıtıldığını düşünüyorum. Konu, kurgu güzeldi. Ancak fazla subjektif bir bakış açışı vardı. Neriman’ın babasıyla ve Şinasi ile birçok kez konuşmalarını okuduk, onların duygu ve düşüncelerini anladık. Ama Macit açısından olaya hiç bakmadık, onun hislerini ve düşüncelerini göremedik. Bu yüzden 4 puan verdim, onun dışında her şey harikaydı.
Profile Image for Zeynep.
114 reviews
March 20, 2020
"Bu musiki ki imkansızlıklar anlamanın musikisidir. Neriman'ın o andaki feragat duygularına tam bir cevap veriyordu. Ruhunun üstünden yumuşak bir fırça gibi geçti ve olmayacak şeylere ait arzularını biraz daha süpürdü."
Profile Image for Janeite .
78 reviews26 followers
August 10, 2022
Peyami Safa'nın diline, betimlemelerine, psikolojik tahlillerine hayranım ancak bu kitabı aceleye gelmiş sanki. Daha uzun daha ayrıntılı olsaymış keşke.
Profile Image for Musab.
230 reviews
September 21, 2020
Peyami Safa doğu-batı çatışmasını genç bir kızın üzerinden işliyor bu romanında. Peyami Safa'nın diğer kitaplarında olduğu gibi yine çok güçlü psikolojik tahliller var kitapta. Özellikle romanın baş kahramanı Neriman'ın arada kalmışlığını, kendi içinde verdiği savaşı iyi aktarıyor.

Devletin batılılaşma hamlesinin etkisinde olan ve batılı yaşam tarzını gerçek hayatta da gözlemleyen gençlerin ciddi bir kimlik bunalımı ve kafa karışıklığı yaşadığını görüyoruz. Batı dünyasını çok uluslu/kültürlü Beyoğlu, Doğu dünyasını da Fatih temsil ediyor. Hatta kitapta şöyle iddialı bir cümle de yer alıyor: "Kâbil'le New York arasındaki farkların çoğuna İstanbul'un iki semti arasında kolayca tesadüf edilir.". Bu iki bölgedeki atmosferi, yaşayan insanların günlük hayatlarından izleri, bu semtlerde yaşayan insanların düşünce yapılarını iyi yansıttığını düşünüyorum.

Kitapta doğulu bir genci temsil eden Şinasi karakteri beni öyle böyle yormadı. Ne silik, heyecansız, ketum sinir bozucu bir tipti böyle. Neriman'ın Şinasi'ye sinirlenip çıkıştığı noktalarda kendisine fazlasıyla hak verdim. Batılı genç Macit'in çok etraflıca tanıtılmadığını düşünüyorum. Sahte ilişkiler yaşayan, zengin, balolardan eğlenceli etkinliklerden geri kalmayan, okumakla ilgilenmeyen serseri bir tip ancak kitapta Macit'ten şahsından çok temsil ettikleri ön plana çıkarılmış.

Kitap genel olarak hoşuma gitti. Peyami Safa kitabın genelinde bir doğu yanlısı olduğunu hissettiriyor ve kitabın finalinde bunu açıkça ortaya koyması ise hoşuma gitmedi. Keşke yazar Neriman'ı tramvay ile Fatih'e döndürmeseydi. Kitabın son kısımları sebebiyle 4 yıldız veriyorum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Betül Eren.
14 reviews3 followers
July 22, 2020
Türk Edebiyatını okumaya çalışan bir insan olarak Peyami Safa'nın eserleri benim şahsi olarak en beğendim periyodu anlatıyor. Çoğu kitabında direkt olarak ya da okuyucunun gözüne sokmadan küçük detaylarla verdiği bakış açısıyla aslında Türkiye'nin o batılılaşma döneminin ne kadar hırçın geçtiğini anlıyoruz. Bu kitabında da bu batılılaşmanın günlük hayatlarda nasıl etki yarattığını anlatıyor ki valla eline sağlık çok da güzel anlatıyor. Her ne kadar kadın karaktere -kitap yanımda değil valla karakter isimlerini hatırlayamıyorum- aşırı sinirlensem de bazen isteklerini anlamaya da çalıştım. Okurken aynı o dönemin karmaşasını da size hissettirdiğini düşünüyorum. Az önce bahsettiğim gitme-gelme durumu da bu karmaşanın okuyucuya hissettirilmesinden geldiğini düşünüyorum. Daha Peyami Safa yolculuğumun başındayım ama bu yolculuğun çabuk bitmeyeceğini biliyorum :)
Profile Image for Fearless.
741 reviews104 followers
October 24, 2017
Doğu ve Batı çatışması içinde birkaç kişi ve haleti ruhiyeleri...
Neriman, babası, Şinasi hepsi kendi açılarından haklı noktalara sahip. En vokta baba..
Nerimanin tek hatası istekleri doğrultusunda herşeyi ve herkesi görmezden gelmesi. Babasını zor durumlarda bırakması ve bunu gördüğü halde vazgeçmemesi.
Şinasi suskun kalisiyla hem karşısındakini hem kendisini cezalandırır gibi. Kendisi gurur duysada içindekiler onu zehirlenen o beklemekle meşgul.
Baba ise sadece kızının bu yönüyle dalga geçmeden yatisrirmadigi için hatalı gibi..
Bencede her kültür kendi mirasına sahip çıkmalı. Yani davranislarimizi ve yasayisimizi Fransızlara benzetirken sonra Türk olmanın, aynı şekilde Türk'e benzetirken Fransız olmanın manasını anlamıyorum. Sanat dediğimiz şey kişinin duygusal ve zihinsel aktivitesine bağlı olduğu için kimsede aynı şekilde gorulmesede mesela eğitim mesela sanayileşme gibi insanları ve yasayisimizi kendi kültürümüzden koparmadan bizi daha rahat ettirecek ortak paydalar dünyada aynı olmalı gibi geliyor.
Profile Image for Müzeyem.
117 reviews9 followers
November 26, 2018
Kısa ve nitelikli bir eser daha... Peyami Safa'nın ustalık eserlerinden sayılan Fatih-Harbiye arada kalmışlığın, adeta iki kutup arasında savrulmanın getirdiği ruhsal buhranların okura geçebilecek şekilde işlendiği bir Türk klasiği. Yazıldığı dönem göz önünde bulundurularak yazarın dili hafif yorucu olabilir ama buna rağmen bence okunmalı.
Profile Image for İlhanCa.
910 reviews7 followers
December 7, 2022
Ülkedeki Batılılaşmayı ve süreci irdeleyen müthiş bir eser..karakterimiz Neriman üzerinden yaşanan sancılı süreç akıcı ve yalın anlatımıyla harika bir boyut kazanmış..kimilerine depresif gelebilir olaylar ama ben bunlara acı gerçekler gözüyle bakıyorum..
Profile Image for Gokhan.
17 reviews2 followers
May 2, 2017
Peyami Safa ile aynı dili konuştuğum için çok mutluyum...
Displaying 1 - 30 of 309 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.