Yervant Gobelyan’ın 1998 yılında Aras Yayıncılık tarafından yayımlanan Memleketini Özleyen Yengeç ve Gıyanki lusantsken [Yaşamın Kıyısından] adlı öykü kitapları, yıllar sonra ilk kez tek ciltte bir araya geliyor! Yazarın ölümünün 15. yılı münasebetiyle hazırlanan bu eser, Gobelyan’ın çeşitli yayınevleri tarafından yayımlanmış, dönemin dergi ve gazetelerinde kalmış ya da unutulmaya yüz tutmuş öykülerini bir araya getiriyor. Bu öykülerde Gobelyan’ın sade, içten ve yer yer hüzünlü sesi dikkat çekiyor. Yazarın zihninde ve kalbinde taşıdığı İstanbul, Taksim Meydanı’ndaki Eptalofos Kıraathanesi’nin edebi atmosferi, Rumelihisarı sokakları, Bardizak’tan [Bahçecik] gelen kökler, Galata Köprüsü, Samatya dolmuşları ve İstiklal Caddesi’nin silinmiş gölgeleriyle yeniden can buluyor. Göçmen mahallelerin emekçi, onurlu ve mütevazı insanları; hamallar, kahve müdavimleri, sokak satıcıları ve gündelik hayatın isimsiz kahramanları Gobelyan’ın anlatısıyla bir kez daha hayat buluyor. Bu öyküler yalnızca bir dönemin tanıklığı değil, aynı zamanda bir hissiyatın, kent kültürünün ve yaşam biçiminin yeniden inşası niteliğinde. Gobelyan’ın öyküleri, İstanbul’un kaybolan siluetini ve sokaklarını hatırlamak isteyen okurlar için eşsiz bir pencere sunuyor.
İzmit Bardizag (Bahçecik) kökenli bir Ermeni ailenin dört çocuğundan biri. 1923'te İstanbul Rumelihisarı'nda doğdu. İlk eğitimini önce semtin Tateosyan Okulu'nda, daha sonra Taksim Esayan Okulu'nda aldı 1937'de mezun oldu ve bir daha hiç okula gitmedi. Bakkal çıraklığı, oto tamirciliği, marangozluk, nikelajcılık gibi birçok işlerde çalıştı. Dayısının kişisel kütüphanesinden yararlanarak kendini sürekli geliştirdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında dört yıl askerlik yaptı. Askerde, yeni Ermeni şiirinin öncülerinden Haygazun Kalustyan'la tanıştı. Bir diğer öncü şair Garbis Cancikyan'la daha önce Samatya'da, üyelerinin çoğu Ermeni gençler olan Hilal Bandosu'nda tanışmış, dost olmuşlardı. 1940'larda İstanbul'da ilerici bir akım büyük bir hızla tüm edebiyat çevrelerini etkilemekteydi. Taksim'deki Eptalofos Kahvehanesi ise onların buluşma yeriydi...
Gobelyan'ın şiirlerden oluşan ilk kitabı, Yerani Te [Keşke] adıyla yayınlanır (1948) ve bunu yazarın emniyette sorgulanması izler bu yüzden Haçik Amiryan'ın Carakayt gazetesinden ayrılmak zorunda kalır. Aynı yıl Hagop Sıvaslıyan'la birlikte Eminönü Çakmakçılar Yokuşu Sümbüllü Han'da Onnig Aktaryan Matbaası'nda Luys [Işık] adlı haftalık gazeteyi çıkarmaya başlarlar. Bu gazete de parasızlık nedeniyle ancak bir buçuk yıl yayınlanabilir. O günlerde askerden yeni dönen Rupen Maşoyan ile birlikte Babıali'de, Reşit Efendi Han'daki Hagop Aprahamyan Matbaası'nda başyazarlığını Gobelyan'ın üstlendiği Tebi Luys [Işığa Doğru] haftalık dergisini çıkarırlar (1950). Bu dergi de bir buçuk yıl sonra parasızlıktan kapanır. Yervant Gobelyan o sırada yeni kurulmakta olan Ayk [Şafak] günlük gazetesinden aldığı davetle 1953'te Beyrut'a giderek gazetenin yayın yönetmenliğini üstlenir Beyrut'taki Ermenice dergilerde öyküleri yer alır. 1954'te İstanbul'a geri dönerek Marmara gazetesinde çalışır, 1957'de tekrar Beyrut'a döner. Uzun süre Ispürk [Diaspora] haftalık dergisinin ve Sevan yayınevinin yayın kurulunda yer alır. 1965'te Avrupa'ya gitmek üzere geldiği İstanbul'da kalarak Marmara gazetesinin yazı işlerinde görev alır. Hagop Sıvaslıyan'ın çıkardığı Baykar [Mücadele] haftalık gazetesinin de başyazarlığını üstlenir. Gobelyan, gazeteciliğinin yanı sıra 1970'te Gobel Yayınevi'ni kurar. Portsank [Bela] haftalık mizah dergisini dokuz sayı yayınlar. İzleyen yıllarda iki yıl Jamanak [Zaman] gazetesinde, daha sonra yine Marmara gazetesinde çalışır.
Yaşamının son on beş yılında Yervant Gobelyan haftalık Agos [Çığır] gazetesinde görev yaptı, Ermenice ve Türkçe dillerinde yazı ve araştırmaları yayınlandı.
2010 yılının Aralık ayında yaşama veda etti ve Balıklı Ermeni Mezarlığına gömüldü.