Cehennemin dibinden arafın boşluğuna ulaşan Demir Karadağ ve Helen Saral için artık cennete kavuşma vakti gelmiştir.
Hades ve Persephone sınavlarını vermiş, herkese ve her şeye rağmen birbirlerini seçmiştir. Sırların ve geçmişlerinde kalan acı gerçeklerin onlara engel olmasına müsaade etmeyen ikili, herkese karşı bir olmuştur. Fakat kopan kıyametin ardından ortaya çıkan mahşer gününde yanan Helen ile Demir artık sadece savaşmak değil, o savaşı kazanmak zorundadır. Sadece kendileri için değil, evleri olarak gördükleri İnferno ve aileleri için de.
Cehennemin kral ve kraliçesi, jübilelerini yaparken hikâye bütün aksiyonu, gizemi ve heyecanıyla veda etmek üzere geri dönüyor.
sizi çok seviyorum. ve başka hikayelerde tekrar birlikte olacağımızı bilmesem cidden içim kan ağlardı ama hem Araf hem de paradiso için tepiniyorum şuan♡
This entire review has been hidden because of spoilers.
Rulaska okudugumdan sonu hakkinda zaten bir fikrim vardi guzel bir son olmus ensar ve alinin hikayesini de cok merak ediyorum umarim en kisa zamanda okuruz demir ve helenin hikayesi bence guzeldi diger karakterlerden merak ettigim var measala nikoya noldu falan umarim alinlerde azda olsa onu goruruz cunku ona cok uzuldum onun disinda guzeldi demir ve helenin biribirlerni ve kendilerini bulma hikayesiydi sevdim.
"Tanrılar istedikleri kadar lanet edebilrlerdi çünkü Hades sadece Persephone'sini bulmamış, cehenneminde bir cennet yaratarak mutlu sonuna da ulaşmıştı."
- SPOILER İÇERİR -
Demir normalde Helen'le evlendiğini herkese göstermek için çok büyük bir düğün organize edicek karakterde biri ama LA'de aniden evlenmek de tam bu ikilinin yapıcağı bişeydi, sonrası da güzel oldu.
Ensar tamamen mi gitti yoksa dönücek mi ve Demir'in kardeşi ne oldu diye sorguladım ama kitabın sonunda yazar onları kendi kurgularında okuyacağımızı söylemiş, merak ettiklerimizi de kendi kitaplarından öğrenicez. Merak ettiğim bir diğer karakter ise Niko oldu. En azından kendi annesiyle ve ablasıyla tanıştığını okumak isterdim.
Demir'in adayı inşa etmesi, Savaş'ın şirketi ve yaptıkları, Alin'in yaptıkları, Nikolaos'ın planları, İnferno'yu saymıyorum bile... Seri gerçekten çok zekice yazılıp işlenmiş, hayran kalmamak mümkün değil.
Genel olarak seriyi çok beğendim. Dili çok akıcı, kitap su gibi gidiyor. Güldüğüm, üzüldüğüm çok yer oldu. Yazardan okuduğum ilk kurgu ve kesinlikle son olmıycağına eminim. Okumanızı tavsiye ederim.
Onlara veda ettiğimiz için bir yanım buruk fakat o kadar onlara özgü bir finaldi ki. Kurgusu, yazılışı, işlenişi bakımından çok sevdiğim bir seri oldu İnferno. Türk yazarlardan bu tür dark romance’lar okumak hoşuma gidiyor. Bu kitapta da artık bazı gizemlerin çözülmesinin yanında Demir’in iyileşme süreci, seans sahneleri, kendiyle tanıştığı an benim çok hoşuma gitti. Helen’in asla geri planda kalmadan hep Demir’in yanında olmasını çok seviyorum. Gizemlerin çözülüşü de beni tatmin etti açıkçası çünkü bazı şeyleri tahmin etsem de bazılarını edememişim. Kitapla alakalı tek eleştirim, bundan rahatsız olmamakla beraber, bir tık uzun buldum. Onun dışında her zamanki gibi çok güzel bir yolculuk yaşattılar bana ve onlara hak ettikleri gibi veda ettik. Umarım sizler de sever, keyifle okursunuz.