Yaşamın temeli karbon. Hepimiz aynı maddeden başlıyoruz ama bambaşka hikâyelere dönüşüyoruz. Başlangıçlarımız sandığımızdan çok daha benzer. Bizi birbirimizden ayıran, sonlarımız ve o sonlara giderken yaptığımız seçimler. Bu kitapta kimseye mutlu sonlar vadedilmiyor. Çünkü muhteşem sonlar, büyük ya da mutlu olmak zorunda değildir. Doğru yerde duran her son, kendi içinde muhteşemdir.
Bener Karaçor’un Karbon Başlangıçlar ve Muhteşem Sonlar adlı romanı, Yarım Sonlar Atlas’ı serisinin ilk kitabı. Kaz Dağları efsanelerinden ilham alan bu ilk anlatı, ana hikâyesini ‘90’larda kurarken fantastik öğeleri insan hikâyeleriyle iç içe geçirir. İyiyle kötünün kadim mücadelesi, bu kez destan kahramanları arasında değil; bir grup yetim çocukla bir grup huzurevi sakininin absürt, sihirli ve tedirgin edici direnişi olarak karşımıza çıkar.
Atlas, pek de parlak olmayan bir yazardır. Başarısız bir intihar girişiminin ardından komaya girer ve gözlerini, babaannesinin evinde, çocukluğunu geçirdiği odada açar. Ama yalnız değildir. Yıllardır yazıp yarım bıraktığı hikâyelerin kahramanları karşısındadır. Hepsinin tek bir talebi vardır: İyi ya da kötü, kendi hikâyelerinin bir sona bağlanması. Ne kadar zamanı olduğunu bilmeyen Atlas, başka çaresi kalmadığını anlayıp yazmaya koyulur. Üç gözlü, kırmızı şapkalı siyah bir kedi ise hem daimi yardımcısı hem de eleştirel yorumlarıyla bir nevi editörüdür.
Baştan sona soluksuz okunacak bir kitap. Modern hayatın duygularını ve sancılarını anlatırken; Türk mitolojisinden gelen öğelerle bambaşka bir dünya kurması çok etkileyiciydi; daha önce hiç duymadığım detaylarla karşılaşmak hayal dünyamı zenginleştirdi. Yer yer duygusal anlar yaşattı, ah Fikret 🤍 mutlaka tekrar tekrar okuyacağım kitaplar arasına girdi.
Başlangıcını çok beğendim intiharı asıl yazarım hayatına dair olan kısımlar ama hikayenin içindeki hikaye beni çok içine alamadı özellikle son kısımları o kadar çok detay verilmişki sanki kitap değil aksiyon filmi izliyorum gibi sahne kafamda çizildi bana hayal etmem için alan tanınmadığını farkettim yani seyirci gibi hissettirdi bana hikaye o yüzden pek sevemedim hikayenin evrildiği yeri ama en başı yazarın kendi hayatını anlatışı daha beni çekti diyebilirim ama merak ettiğim bir yazar oldu Bener bey ilk kitabı sonuçta diğer eserlerini de merakla bekliyorum nereye evrilecek yazı dili merak ediyorum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Bener’in sosyal medyada yaptığı işleri halihazırda keyifle takip ediyordum, bu kaleminden beklentimi de yükseltmişti açıkçası. Hayalkırıklığına uğratmadı. Şahane akıcılıkta bir roman. Hayal dünyanda bizi böylesine güzel ağırladığın için teşekkürler Bener. Nefisti, devamı gelsin umarım.
Daha çok genç yetişkinlere hitap edeceğini düşündüğüm fantastik macera romanı. Özellikle fantastik kısımlarda kullanılan mitik öğeleri ve masalsı dili çok sevdim. Yalnız diyaloglar biraz yapay geldi. Totale bakınca okuması keyifliydi.
Yazar hassas kalpler için içine dostluk, kardeşlik, aşk, sevgi serpiştirilmiş fantastik-korku türünde bir roman yazmış bence, karakterleri, aralarındaki ilişkiyi çok sevdim. Bir film olsa nasıl olurdu diye düşündüm bazı yerlerinde. Betimlemeler, diyaloglar, kötü karakterlerin yer yer trajikomik halleri çok eğlenceliydi. Tavsiye ederim.