Jump to ratings and reviews
Rate this book

Tazı: Gölgenin Rengi

Rate this book
Bahtiyar'la tanışın.
Nam-ı diğer Tazı...

Çocuk yaşta intikam uğruna Adana’dan kaçıp İstanbul’a geldi.
Pis adamların himayesinde kirli işlere bulaştı.
Hileli bir boks maçında aldığı ölümcül bir yumruk hayatını tamamen değiştirdi.

Bahtiyar'ın burnu artık koku almıyor.
Ama gözleri her kokuyu ayırt edebiliyor.
Tazı'nın gözünden hiçbir koku kaçmıyor.

Sıradan bir tetikçi, mafya dünyasının basamaklarını hızla tırmanmaya başlar.
İz bırakmadan ortadan kaybolanları kokularından bulduğu için
yeraltı dünyasında “Tazı” namıyla ünlenir.
Tabii ki hiçbir ödül, bedelsiz kalmaz. Bu yeteneği zamanla baş edilemez bir lanete dönüşür.

Ta ki hayatının aşkıyla tanışına dek...
Canan sayesinde saydam bir aşkta şifa bulur.
Kendini yeraltı dünyasından çeker.
Canan ve kedileri Kontes ile sakin ama huzur içinde yaşamaya başlar.

Sen geçmişini unutsan da geçmişin seni unutmaz Tazı!

Günlerden bir gün, çocukluğunda onu himayesine alan, baba bildiği Cemal,
Tazı'yı son bir “av” görevine çağırır.

Bahtiyar'ın istemeyerek çıktığı bu yolculuk hem kurtulduğunu sandığı vahşi yönüyle
hem de zifiri karanlık geçmişiyle bir yüzleşmeye dönüşecek.

“Sevmek rizikolu iş. Bir insanı, bir hayvanı, bir bitkiyi, bir şehri sorgusuzca sevmek için aslanyürekli olmak gerek. Sevdiğini kaybettiğinde büyük acılar çekeceğini bilmesine rağmen böyle bir yükün altına neden girer insan, anlamak zor. Kendisi dâhil her şeyin faniliğini bildiği hâlde nasıl kapılır bu duyguya, böylesine aptalca ve acizce. O iç yakan özlem, bitmeyen sızı, sefil çaresizlik. Kayıtsızlıkta huzur var hâlbuki. Kırılsın, dökülsün, ölsün. Vız gelir tırıs gider. Öyle ki sen de kırarsın, dökersin, öldürürsün. Ruhuna yapışmadan akar gider.”

432 pages, Paperback

Published January 22, 2026

Loading...
Loading...

About the author

Harun İsmail Çırak

3 books4 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
6 (37%)
4 stars
5 (31%)
3 stars
3 (18%)
2 stars
2 (12%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 of 1 review
Profile Image for Metin Taş.
Author 1 book5 followers
August 18, 2026
kitap için hiç kritik girilmemiş olması elimi geri tutmama sebep oluyor çünkü yeni kitaplar için kötü laflar etmek istemiyorum. üstelik bu kitabı okumam, Harun İsmail Çırak’ın youtube’da bir röportajına denk gelip, konuşmasına, bilgisine, belagatine hayran olmam üstüne oldu. o yüzden şöyle bir giriş yapsam daha iyi olacak sanırım.

ben neredeyse hiçbir türkçe polisiye/ticari kurgu/noir kitabını okuyamıyorum. hatta burada çok yüksek notlar alan, epey ünlü yazarların çoğu kitabını daha ilk on sayfada bırakıyorum. bana sürekli gerçekdışı diyaloglar, yapay mizansenler ve zayıf karakterizasyonlarla dolu, bir nevi fazlalık sahneleri atılmış türk dizisi senaryoları gibi geliyorlar. o yüzden diyeceğim o ki, eğer siz biraz daha türkçe polisiyeler okuyabilen insanlarsanız, benim verdiğim üç yıldıza en az bir tane daha ekleyebilirsiniz.

çünkü Çırak gerçekten yazabiliyor, fikirlerini (ki hepsi de doğru yerde duran fikirler) aktarabiliyor, güçlü cümleler yazabiliyor... ama hikaye anlatamıyor (tekrar ediyorum, bu daha çok benlik bir problem olabilir). misal benim kitabın ingilizce çevirisinde ilk bölümlerde kullandığım üç beş flashback yüzünden yabancı okurlardan yediğim paparayı düşünüyorum da, Çırak’ın her iki sayfada bir flashback girmesi, kitabı bir bugün, bir geçmiş, bir bugün, bir geçmiş olarak kurgulamış olması üstüne ne derlerdi hayal bile edemiyorum.

ki burda türkçe edebiyatla dünyanın geri kalanı arasındaki farka geliyoruz. benim türkçe ticari kurguları bir türlü okuyamamamın sebebi de bu... yabancı standartlara o kadar alışmış ki benim hikaye özümseyen nöronlarım, yabancıların ölümcül günah saydıkları şeyleri bizim kitaplarda (ve filmlerde) görünce kısa devre yapıp kitabı (filmi) kapatıveriyorum. bir flashback, bir bugünlü kurgu, omniscient bakış açısıyla yazılmış gibi duran ama daha çok 3rd close’dan yazarken birden başkasının kafasına atlamalar, ilk 5 sayfada bir kanca kullanmamak, hatta ilk 100 sayfada bile çoğu zaman ana karakterin hikayeye devam etmesi için gerçek bir zorunluluğunun olmaması (ve bu yüzden de özdeşleşememek – ki bahtiyar’la özdeşleşemememin sadece motivasyon eksikliği sebebi yok... eski bir katilin, okumuş ve suçsuz bir genci işkence tehdidiyle konuşturması üstüne içimden “helal be bahtiyar,” diyemiyorum... ne kadar anti-kahraman olursa olsun).

ama bu kitabı bitirdim. sırf o yüzden bile okurken içimde biriken eleştirileri tutmam gerektiğini hissediyorum (ve evet durayım, hiç manası yok yazmanın). kimbilir belki bu kritiği de silerim. sonuçta Çırak, fikri de kalbi de doğru yerde biri ve başka insanların türkçe polisiyelere toleranslarının benimkinden çok daha yüksek olduğunu biliyorum (en azından çoğunuz ahmet ümit okuyabililyorsunuz). o yüzden diyeceğim o ki, benim söyleyeceklerimin bu kitabın alıp alabileceği en kötü eleştiri olduğunu farzedin; başkalarının (ve sizin) fikriniz çok daha iyi olacaktır.
Displaying 1 of 1 review