Radyo, televizyon ve barlardaki programlarıyla; dergilere, gazetelere yazdığı yazılarla “eski 45?likler” akımının öncülerinden olan Murat Meriç, “Pop Dedik”te, ilk nüvelerinden başlayarak Türkiye’de popun seyrini gözler önüne seriyor.
Donizetti Paşa’dan Peruz Hanım’a, “Burçak Tarlası”ndan “Kıl Oldum Abi”ye, Erol Büyükburç’tan Sezen Aksu’ya akla gelebilecek her türlü isme, şarkıya değinirken bir yandan da meselenin sosyal arka planına bakmayı ihmal etmiyor. Türkiye’de pop müziğin doğduğu, geliştiği, değiştiği çerçeveye daha yakından bakmak için çok önemli bir çalışma olan “Pop Dedik”; otuz iki kısım tekmili birden tam gaz eğlence de vaat ediyor: Kanto, tango, caz, saz, alafranga, Arabik havalar, Yunan ezgileri, Yeşilçam filmleri, aranjmanlar, türküler, düğün şarkıları, barış şarkıları, Atatürk şarkıları, futbol şarkıları, işçi şarkıları... Renkli bir “Türkçe Sözlü Hafif Batı Müziği” programı. Hazırlayan ve sunan: Murat Meriç...
Radyo, televizyon ve barlardaki programlarıyla; dergilere, gazetelere yazdığı yazılarla “eski 45?likler” akımının öncülerinden olan Murat Meriç, “Pop Dedik”te, ilk nüvelerinden başlayarak Türkiye’de popun seyrini gözler önüne seriyor.
Donizetti Paşa’dan Peruz Hanım’a, “Burçak Tarlası”ndan “Kıl Oldum Abi”ye, Erol Büyükburç’tan Sezen Aksu’ya akla gelebilecek her türlü isme, şarkıya değinirken bir yandan da meselenin sosyal arka planına bakmayı ihmal etmiyor. Türkiye’de pop müziğin doğduğu, geliştiği, değiştiği çerçeveye daha yakından bakmak için çok önemli bir çalışma olan “Pop Dedik”; otuz iki kısım tekmili birden tam gaz eğlence de vaat ediyor: Kanto, tango, caz, saz, alafranga, Arabik havalar, Yunan ezgileri, Yeşilçam filmleri, aranjmanlar, türküler, düğün şarkıları, barış şarkıları, Atatürk şarkıları, futbol şarkıları, işçi şarkıları... Renkli bir “Türkçe Sözlü Hafif Batı Müziği” programı. Hazırlayan ve sunan: Murat Meriç...
Gerçekten harikulade hazırlanmış, buram buram emek kokan bir kitap. Popüler müzik gibi kimi insanın "basit" bulabileceğini bir konunun bile ne kadar derin işlenebileceğini bize gösteren bir kitap olmuş. İşlenen her bir konu müthiş bir şekilde ele alınmış; Türkçe popüler müzik hakkında başarılı bir kaynak kitap.
Murat Meriç'in programları kadar zevkli olmasa da keyifli bir kitap. Ama bir tarih kitabı beklemeyin benim gibi. Sırada Derya Bengi okumak var belki o daha akademik bir açıdan konuya yaklaşıyordur. Hastalık yüzünden çok uzun sürede okudum. Ama bence olması gerektiği gibi şarkı dinleye dinleye okudum kitabı.
Kitap, yazarın 90’lı yılların sonundan 2000’li yılların başına kadar çeşitli dergilere yazdığı müzik yazılarından oluşuyor. Haliyle kitap kendini biraz tekrar edebiliyor. Yazar farklı yazılarında benzer veya aynı şeylere değinmiş zaman zaman. Yazar batılılaşmanın, Osmanlı’da mehteranın kaldırılıp batılı bando kurulmasıyla başladığını iddia ediyor, yani en azından müzik için. Türkçe Pop’un ne olduğunun, nasıl olduğunun bile üzerinde bunun etkisinin büyük olduğunu söylüyor. Okunması gereken ilginç fikirler var kitapta bana kalırsa. Yazar, Ayşegül Aldinç’in büyük hayranı. Kitapta dönüp dolaşıp konu Ayşegül Aldinç’e geliyor. Bir de “Of Of” şarkısı dönemi Gülşen’i biraz zorbalamış yazılarında, bir tek Gülşen konusunda geleceği öngörememiş. O da Gülşen’in farkı olsun.
The book consists of the author's music articles for various magazines from the late 90s to the early 2000s. After all, the book can repeat itself a little. The author has mentioned similar or the same things in his different writings from time to time. The author claims that westernization began with the abolition of the mehtera in the Ottoman Empire and the establishment of a western band, at least for music. He says that it has a big impact on what Turkish Pop is, even how it is. There are interesting ideas to read in the book in my opinion. The author is a big fan of Ayşegül Aldinç. The subject comes to Ayşegül Aldinç in the book. Also, in his writings that the "Of Of" song era, he bullied Gülşen a little, he could not predict the future only about Gülşen. Let that be Gülşen's difference.
Kitabın ilk yarısını keyifle ve ilgiyle okudum. Müziğin ve müzikle bağlantılı sanat dallarının ülkemizdeki gelişimi çeşitli açılardan, toplumsal bağlamda irdelenerek okuyucuya aktarılmış. Ancak kitabın diğer yarısını oluşturan son bölümü sıkılarak bitirdim. Bu bölüm barış, şehir, düğün, yol gibi belli temalar etrafında toplanan şarkıları konu edinmiş ve her temada konuyla alakalı şarkılar hakkında bilgi verilmiş. Her şarkının şarkı sözlerine de yer verilmesi bana sıkıcı ve gereksiz bir detay gibi geldi. Okumamı daha da zorlaştırdı. Meraklısı adı geçen şarkıyı açıp sözüyle, müziğiyle dinler zaten. Üstelik bahsettiğimiz şey "şarkı." Müzik olmadan tek başına sözleri okumak çok yavan geldi. Ayrıca kitabın çoğunluğu daha önce yayınlanmış yazıların bir araya getirilmesiyle oluşturulduğundan çok fazla tekrar var ve bu da sıkıcı bir başka detay.
Fazlasıyla detaylı bir çalışma. "Ülkede müzik yapılmıyor" söyleminin karşısında kapı gibi duran bir kitap. Alt türlerden bağımsız, Türkiye sınırları içerisinde Osmanlı dönemlerinden bu yana kitleler tarafından tercih edilmiş müzik hareketleri incelikle derlenmiş ve detaylandırılmış. Özellikle 1960'larda ortaya çıkan meşhur "Anadolu Pop" türünün oluşumu, püf noktaları ve en önemli örnekleri çok iyi aktarılmış. Murat Meriç bu hususlarda kritik bilgileri tek bir noktada bulabileceğiniz nadir isimlerden birisi ve hazırladığı bu kitap memleketteki müzikseverler için müthiş bir hizmettir.