Bu kitap, Türkiye’de Milli Mücadele ya da Kurtuluş Savaşı, Yunanistan’da ise Küçük Asya Seferi veya Küçük Asya Felaketi olarak adlandırılan savaş esnasında Yunan askerlerinin çoğu zaman örtük ve dolaylı, kimi zamansa açık bir hal alan savaş karşıtı direnişlerine dair.
Çalışmada, 1919-1922 yılları arasındaki savaşın sonunu tayin eden faktörlerden biri olan “asker grevi” ve o grevin tetiklediği “terhis isyanı” ele alınıyor. Bu iki başlığın gerisinde, bu çalışmanın eksenini oluşturan bir soru var: Cephede komünist askerlerin yürüttüğü savaş karşıtı propaganda ve faaliyet, askerlerin cephedeki grev ve isyanını mümkün kılmakta ne derece etkili oldu? Başka bir deyişle, Yunan komünist askerlerin savaş karşıtı eylemlerinin Türk-Yunan harbinin sonucunu tayin etmede rolü neydi?
Üzerinden belli bir zaman geçtikten sonra, dayatılan resmî tarihin yavaş yavaş dikişleri atmaya, inandırıcılığını yitirmeye, kısacası “artık yetmemeye” başlar. Belleklerde kalanlar anlatıldıkça, kahramanlık öykülerinin yerini insanlık trajedileri alır. Kurtuluş Savaşı, veya Küçük Asya Felaketi hakkında bilmeme lüksümüzün olmadığı gerçekleri öğrenmek için okunması gereken kaynaklar arasında bu kitabın mutlaka yeri olacaktır.
Kısacık bir kitapta, abartıya, propagandaya, karalamaya kaçmadan; Yunanistan'ın Anadolu'yu işgal ettiği ve yenilerek geri döndüğü Küçük Asya Seferinde yunan komünistler faaliyetlerini özetliyor. Savaşı kaybettiren bu faaliyetler mi yoksa uzayan savaştan yorulan askerlerin huzursuzluğundan mı yararlanıyor komünistler bunu tartısıyor.