Bir kibritle yok olmakla son bulur bazı hikâyeler, bazıları ise bir kibritle baştan başlar… Hayalet Timi, bugüne dek nice operasyondan galibiyetle çıktı. Bu kez çıkacakları görev, tek yönlüydü. Dönüşü olmayan bir savaştı. Operasyon Adı: “Bir Kibritle Yok Olmak” Artık bu sadece bir görev değil, bir vedaydı.
Barut ve Talia, nikâh masasında bir ömre değil, ölümü göze almaya evet demişti. Yüzleşmeler, tekrar birleşen yürekler, kayıplar, yarım kalan aşklar, sımsıkı tutulan arkadaşlıklar ve parçalanmış aileler... Her şey bu savaşa dâhildi.
Çünkü en unutulmaz zaferler, yalnızca kanla yazılırdı. Yüzbaşı Barut ve kızıl saçlı bir Balkan kızı... “Şehit vurulunca değil, unutulunca ölürmüş. Beni hiç unutma, Balkan Kızı.
Karakter derinligi sadece bu kitapta verilmeye çalişilmis ama ne yazik ki olmamış.Ölümler bana gecmedi sadece peri'nin ölumune üzuldum(bebek oldugundan dolayi hassas noktam) Kanca ve Siren timden atılmamıstı ama bize kitap boyinca sevgi olmaz baglanma olmaz diye aşıladılar bir sonuca baglanmadı.Ters koseler hiç olmamıştı.Sürekli bu zaten planin ic8ndeydi ama onlarin haberi yoktu kullanilmis bir yerden sonra sıkmaya başladı.Ama onun haricinde güzel aktı 3 gunde bitirdim sürekli olay olunca sıkılmadım ama tüm agırlık sadece bu kitaba yüklenmisti keske 2.kitap o kadar boş olmasi yerine karakter derinligi o kitapda verilseymis belki oyle daha güzel olabilirdi(Ama tabiki zevkler ve renkler tartisilmaz benim begenmedigimi siz begenebilirsiniz bu sadece benim görüşüm asla bu kitap"çöp" gibi bir soylemim yok)
This entire review has been hidden because of spoilers.