This is one of the classic texts of historical sociology and will be welcomed by all students of modern state formation. Corrigan and Sayer's illuminating analysis of the development of the English state from the eleventh to the late nineteenth centuries profoundly challenges conventional wisdoms, showing that state formation is cultural revolution, and moral regulation is fundamental to state power.
Düşünsel çerçeve güzel, uygulama çok kötü. Bir kitaptan çok bir deneme.
Sayer ve Corrigan kapitalizmin yalnızca bir ekonomik sistem olmayıp, bir toplumsal, siyasal kültür ve bir uygarlık olduğunu düşünüyorlar. İngiliz devleti de toplumsal ilişkilerin tüm yönlerini kapitalizmin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirmek için yüzyıllardır çalışan bir kurum olarak konumlandırılıyor.
Bunun en önemli unsurlarından biri de insanların terbiye edilmesi. Feodalizmden devralınan, alışkanlıkları buna göre şekillenmiş topraksız köylü, emekçi kitlelerini alıp birer işçiye dönüştürmek, isyan etmemeleri gerektiğini öğretmek, sürekli sendikalaşma ve radikalleşme eğilimlerinin önünü keserek, onları birer 'yurttaşa' dönüştürmek kanlı ve zahmetli bir süreç. Baskı ve endoktrinasyon, yasak ve ceza, etkili soruşturma yöntemleri, örgün öğretim, iyi bir insanın, iyi bir Hıristiyanın ne demek olduğuna ilişkin telkinler gerektiriyor.
Ne var ki bu güzel fikirler, yazarların bir alıntı selinde yüzen, tutarlı paragraflarla birbirine bağlanmayıp aceleyle yazılmış bir metin ortaya çıkarmasına engel olmamış. 2.5'tan 3.