Tanrı dünyayı yaratmayı tamamladığında zorunlu çalışma süresini tamamlamış, emekliliğe hak kazanmıştı. Aziz Pierre ile birlikte, gökdelenin gökyüzüne en yakın katında, bulutların ve kiracıları olan insanların üstünde oturacaktı.
Tanrı dünyayı yaratmayı tamamladığında geri çekilip şöyle bir baktı ve kendi kendine: "Güzel oldu...Hatta belki de onlar için biraz fazla güzel..." diye mırıldandı. xv. Louis tarzında döşenmiş evi azametli ama son derece konforluydu.Bir müzik odası, bir sigara odası, Latince kitaplarla dolu bir kütüphane, bir ev sineması, bir kapalı yüzme havuzu, bir spor salonu ve ağaçlarla dolu büyük bir terası vardı. Ama Tanrı sıkılıyordu.
Her akşam küçük halısını yere serip diz çökmesi ve kulağını yere dayaması ritüel halini almıştı. Her seferinde alt komşularının eğlence seslerini duyarak yüzünü ekşitiyordu. Ve insanları mutlu gördüğü her zaman tanrının midesi bulandı ve ne yaratabileceğini düşünmeye koyuldu...
Auteur prolifique, Jean-Louis Fournier a toujours su mêler humour, culture et sincérité. Entre un frère polytechnicien et une soeur éducatrice spécialisée, il choisit la voie de l'humour et devient le fidèle complice de Pierre Desproges. Il réalise ainsi les épisodes de 'La Minute nécessaire de Monsieur Cyclopède', ainsi que les captations de ses spectacles au théâtre Grévin en 1984 et au théâtre Fontaine en 1986. Mais c'est en tant qu'auteur facétieux et touchant que le public le découvre véritablement. Avec ses essais humoristiques, Jean-Louis Fournier rencontre un succès immédiat. Dans 'Arithmétique appliquée et impertinente' (1993), il apprend au lecteur à calculer le poids du cerveau d'un imbécile ou la quantité de caviar que peut acheter un smicard ! Dans un même registre, sa 'Grammaire française et impertinente' conjugue culture et absurde. Jean-Louis Fournier consacre également deux ouvrages à son enfance. En 1999, il aborde l'alcoolisme de son père dans 'Il a jamais tué personne, mon papa' et obtient le prix Femina 2008 pour 'Où on va papa ?', une évocation émouvante du handicap de ses fils.
Bu Fournier kitabının neden diğer kitapları gibi YKY'dan değil de, Chiviyazısı Yayınları'ndan çıktığını merak etmiştim; kitabı okuyunca cevabımı aldım. Bir Tanrı taşlaması olan kitapta, insanoğlunun karşılaştığı türlü zorluklar, Tanrı'nın muzipliğine bağlanmış ve esprili bir dille aktarılmış. Fournier'in yazdığı diğer kitaplarındaki kara mizahı çok sevmiş ve özellikle 'Dul' isimli kitabından da ekstra etkilenmiştim. Haliyle beklentim çok daha büyüktü ama yine de okuduğum şeyden memnun kaldım diyebilirim kısaca.
Tanrı dünyayı yaratmayı tamamladığında geri çekilip şöyle bir baktı ve kendi kendine, "Güzel oldu! Hatta belki de onlar için fazla güzel..." diye mırıldandı.
“Tütünün fiyatını yükselteceğim” dedi Tanrı aniden. “Neden yapacaksınız bunu?” “Aşağıdaki aptalların içmesini engellemek için.” “Bir yolunu bulurlar. Kaçakçılık yaparlar.” “Onu o zaman düşünürüm. Başka bir şey icat ederim.” “Ne gibi mesela?” “Öksürük olamaz mı?” “Yeterince korkunç değil.” “Evet, ama kronik bir öksürük.” “Daha iyisini yapabilirsiniz.” Tanrı gözlerini kapayıp uzun uzun düşündü. Sonra yüzü birdenbire aydınlandı. “Akciğer kanseri?”
Terasa kurulan Tanrı ve Aziz Pierre konyaklarını yudumluyorlardı. ... Tanrı: "Bunun aşağıdaki komşular için fazla iyi olduğunu düşünmüyor musunuz ? İnsan damağı için fazla kaliteli fazla özel değil mi ? Onlar için daha adi bir şeyler icat etmek gerekecek. Bu kaliteyi anlayamazlar. Onlara kafa bulduracak sert bir alkol, tohumdan elde edilecek, üretimi fazla maliyetli olmayan, yıllandırılması gerekmeyecek bir içki lazım. Bana şu eski imbiğinizden bir içki hazırlayın."
Yine bir Fournier kitabı ile huzurunuzdayım sevgili dostlar ve bu son artık. İstesem de okuyamam, zira başka kitabı yok. Türkiye baskısı Çiviyazıları'ndan çıkmış bu minnak kitabın ismi "Muzip Tanrı". Gerçekten de muzip bir kitap ve yazar arkadaşın zekasına ve hiciv kabiliyetine hayran olmamak mümkün değil. Eğlenceli ve düşündürücü...
Jean-Louis Fournier'den okuduğum otobiyografik kitaplardan sonra bu kitabın da onlardan biri olduğunu düşünmüştüm. Kurgu çıkınca biraz şaşırdım tabii. Hadi kitabın arkasını falan okumadım da adından nasıl anlamadım hiç bilmiyorum. Grip ve ateş başıma vurmuşken challenge bitirme derdine düşünce böyle oluyor demek ki. Başlangıçta dünyada insanlara cenneti yaratan tanrının emeklilikte can sıkıntısından insanlara sinir olup cehennemi de yaratışını okuyoruz. Kara mizah içeren kitabın dili de oldukça muzip. İlk yarısında okuması keyifliyken sonrasında tekrara düşüyormuş hissiyatı uyandırdı. Yine de totalde keyifli bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Tanrı dünyayı yaratır. Yanında yardımcısı olan Aziz Pierre üzerinde de yer yer deney yaparak insanlığa mucizelerini gösteriyor. Öyle mucizeler ki birçok şeyin nasıl oluştuğunu gösteriyor bize.
Aslında tanrıyı mizahi bir dille ele alarak insanlara da düşüncelerini açıklıyor. Kısacası tanrı kötü müdür iyi midir? Kötülük problemi üzerine güzel mizahi hikayeler barındırıyor.
Her seferinde acı olaylardan bahsetse de güldürüyor sizi.
Bence en iyi Fournier kitaplarından biri Muzip Tanrı. Konusu, kullandığı örnekler ve taşlamalar mükemmel. Tek sıkıntı daha iyi bir çeviriye ihtiyaç duyması kitabın. Çeviri iyileştirildiğinde daha çok kişinin okuyup beğeneceğine eminim.