“‘Orman, her şey aynı!’ diye seslendi anneannem, sesinde hevesli bir ateş. Merdivenlerin başına gelip bana baktı. ‘Her şey aynı. Dün gibi.’
Yosun tutmuş çaydanlıkta kaynayacak çayımız için geldik.
Yeşil tepeleri süpürüp mutfağımıza dolacak kızıl güneş için.
Deniz feneri için. Çan kulesi için.
Evimiz için. Yasımız için.
Halkımıza adalarımızdan uzakta yuva olmuş bu topraklara geldik.
Annelerimin kuşaklardır yaşadıkları bu eve.”
Mayıs Rukel’den dilin, mekânın ve kökenin izini süren, aidiyetin merhemine ve hatırlamanın dönüştürücü gücüne odaklanan, yaşamın kutsallığında ısrarcı bir ilk roman: Güneşhamağı.
Türkiye’nin Şark Okyanusu kıyısındaki Güneşhamağı; kendi dili, kadim sihirleri ve kapalı yapısıyla dışarıya kolay açılmayan bir Gemeni kasabasıdır. Orman Hardalkedi ve anneannesi Kibrit, on bir yıllık sürgünün ardından, doğanın ve gündeliğin alışıldık biçimlerde işlemediği bu kasabaya geri döner. Aile evinde nesillerdir biriken eşyalar, mektuplar ve defterler temas ettikçe genişleyen bir hafızayı açığa çıkarır.
Sürgünü bir felaket anlatısı olmanın ötesine taşıyan, yerel ve hayali kültlere yaslanmış, şiirsel bir yaz mevsimi hikâyesi anlatıyor Rukel. Hayatta kalmanın, hatırlamanın, yeniden anlam kurmanın bedellerini; toplanmış çileklerin, taze biberiyeli ekmeğin, ağaçların arasından süzülen güneş ışığının geride bıraktığı nostaljik imgede var ediyor. Okuru da güneşin himayesindeki Orman’ın macerasının bir parçası olmaya çağırıyor.
Mayıs Rukel is a Turkish artist, writer, and filmmaker. His work explores magical research, liberatory remembering, radical pedagogies, decolonial archiving, and befriending ghosts. He received the GRA Award for Autonomous Arts 2020 and Mondriaan Fonds Kunstenaar Start 2023. His short fiction The Pendant was featured at the Nederlands Film Festival 2020, and his feature-length fiction-documentary Movement Song had its world premiere at the IFFR 2026. His debut novel, Güneşhamağı, was published by Ithaki in April 2026.
He participated in the research group Tactics of the Plot in 2025, where a diverse group of artists, researchers, and activists examined their practices through Sylvia Wynter’s concept of the plot. In 2022, he participated in the Atelier AM residency, and the resulting multimedia performance ‘To get from one place to another’ was shown at the Corrosia Theater in Almere. He holds a BFA from the Gerrit Rietveld Academie and an MFA from the Sandberg Institute’s Ecologies of Transformation, where he explored the role of art and artists in social change.
In February-March 2026, Rukel received the Mondriaan Fonds Voucher International to organise public events with Taragaon Next and Sattya Collective in Kathmandu, Nepal.
Rukel is the co-facilitator of Radical Roots, a community-building art project based on stories of food and migration in the refugee centers across the Netherlands. His collaborations include KABK, TENT Rotterdam, and IMPAKT, and his work has been reviewed in De Volkskrant, Het Parool, Metropolis M, Cine21, (A)WAKE, Filmkrant, and more.
Özgün bir iş olmuş. Çok sevdim. Uzun zamana yayıp tadını çıkardım. Normalde çok hızlı okunacak bir roman kesinlikle. İyi düşünülmüş ve uygulanmış. Gemeni halkı çok tanıdık elbette. Alegorik yapısı nedeniyle daha da sevdim, üzerine düşünecek yer açması, kopukluğa izin vermemesi ve kalıba sokulmayacak bir yapıya sahip olması çok önemli. Güneşhamağı bu anlamda kendine iyi bir yer açmış bence. Yazarın evvelâ filolog olduğunu unutmayalım, üstüne bir de sinema girince hem hayal gücü kuvveti artmış hem de sinematografik bir yapıya evrilmiş. Okurken filmini çektim bile :))) Rododiar'a hiç dönmek istemedim fakat hayat bazan isteksizce yaptığımız şeylerin toplamıdır, neyse ki hafıza gibi bir hazinemiz var.
Orman'ı ve Gürgen'i çok sevdim. Kibrit teyzeyi de sevdim tabii fakat ilk ikisi çok huşuyla okuduğum karakterlerdi. Mistik bir iz bıraktı roman bende. Bir müddet sonra tekrar okuyacağım diye düşünüyorum. Sindirerek okunmalı, baharın yanına katık edilmeli bence. Üstüne de biraz düşünmeli.
Yerel kültürlerden beslenen bir eser. Fantastik okuyabilen biri değilim. Ama kitaptaki mistik dil doğa ve politika bir araya gelmiş ve harika bir iş çıkmış ortaya. Karakterlerin hikayeleri kayıplar , büyük yıkımlar bile iyileştirici şekilde ele alınmış . Kitapta yaz mevsimini de harika tasvir ediyor. Keşke yazın okusaydım . Sonunda ağladım. Ama bu tamamen benim dramatik kişiliğim . Acıtasyon yok. Türkçe kullanımı çok başarılı. Yerel dil yaratmak için şive vs kullanılmaması da çok güzel
Bu kitabı nasıl anlatacağımı gerçekten bilmiyorum; çünkü bende bıraktığı etki bir hikâyeden çok daha fazlasıydı ve hayatımda ilk defa bir kitaba yorum yapmak istedim. Güneşhamağı, sanki içimde zaten var olan ama adını koyamadığım bazı duyguları yavaşça görünür hale getirdi. Birkaç sakin cümleyle, tam doğru yerlere dokunmayı başaran nadir kitaplardan biri. Yazarın duyguları anlatış biçimine ayrıca hayran kaldım. Abartılı betimlemelere yaslanmadan, bazen tek bir cümleyle hatta tek bir kelimeyle bile insanın içine kocaman bir his bırakabiliyor. Uzun zamandır bir kitap beni bu kadar derinden etkilememişti. Okurken bazı satırların altını çizmek değil, direkt içime kaydetmek istedim. Yüreğinize, kaleminize sağlık. Yeni kitaplarınızı sabırsızlıkla bekliyorum. Bunu ise kesinlikle ikinci kez okuyacağım. Bazı hikâyeler anlatılmaz; sadece okunur ve hissedilir. Güneşhamağı benim için tam olarak böyle bir kitaptı.
Büyülü bir hikayeye azınlık halklarının yaşadıkları acıları ve zorlukları çok incelikle yansıtmış genç yazar. Alegori dolu bu büyülü romanda mistik anlar, çeşitli gizemler, sihir kullanımı ve astrolojiden de beslenen detaylar çok özel bir okuma yaratmış. Yaratılan dünya, Güneşhamağı'nın atmosferi, karakterlerde, nesnelerde, bitkilerde, yemeklerde ve mekanlarda kendine özgü sözcüklerle yeni bir dil yaratılması kitabın en güzel özelliği.
Yerel kültürler öne çıkarılırken oryantalist bir bakış açısından kaçındığını söylüyor yazar bir röportajında. Kendisine bunun için de müteşekkiriz. Anlatıyı fazla basitleştiren ve kolaycılığa kaçan bir tavır zira bu bence. Farklı kültürlere, azınlık halklarına, doğaya, ekolojiye, çeşit çeşit yiyeceğe, dayanışmaya, dostluğa, ailenin gerçek anlamına hakkını çok güzel teslim etmiş bu şekilde. Tüm bunlarla ilgili hiçbir ayrıntıyı kaçırmamak için ağırdan alarak okudum ben de. Olay anlatısıyla değil de, karakterlerin ve yaratılan dünyanın zenginliğiyle, ince ayrıntılarıyla kendini sevdiriyor roman. Kurulan sofralar, toplantılar, kütüphane kurma çabaları, gökyüzünü izleyerek dalıp gitmek, her günün bir kutlamaya dönüştürülmesi okurken de çok keyifli anlar yaşatıyor.
Siyasi gerçeklere göndermeler, kayıplar, yas, göçler, siyasi cinayetler, zorbalıklar ve şiddetin yankıları Orman, Gürgen, Kibrit, Fincan ve diğer karakterlerin travmalarında hep. Anneannesiyle yaşayan Orman'la bağ kurmamak zordu ayrıca benim için. Sevgiyi, aşkı, dostluğu ve aileyi komplike etmeden işlemesi de yüreğimde bir sızı bıraktı. Mayıs Rukel umarım bu dünyadan karakterlerin hikayelerini devam ettirir ve daha da fazla detaya girer. Tadı damağımda kalan anlar vardı. Orman'ın sihirle ilişkisinde Ursula K.Le Guin'in kendini bulmaya çalışan karakterlerinin izine rastlamak da tebessüm ettirdi. Mutlaka devamı veya bu dünyadan başka hikayeler gelmeli. Şifa mahiyetindeki öykülere ihtiyacımız var ne de olsa.
canım mayıs’ın ilk romanı, epeydir ürettiklerini severek takip ediyorum. kitap başlarda benim için fazla detaylı geldi, bu sebepten çok ağır ilerledim. ancak zaten bu yeni ve katman katman evreni yeterince betimlemek gerekirdi, bunu çok güzel yapmış. bütününe baktığımda herhangi bir tutarsızlık yok, karakterleri de yeterince tanıdığımızı düşünüyorum. evreni öyle güzel tasvir etmiş ki, güneşhamağı’nda bir evim olsun istedim. mis kokan bahçesinde dostlarımla güzel bir kahvaltı edeyim ve o kahvaltı aylaklıkla birlikte öğleden sonraya sarksın istedim. keza duyguları da inanılmaz güzel anlatmış. hatta şöyle bir alıntı yapacağım: “bisikletimin pedallarını saldım, yokuş aşağı hızla süzülüyorum. sepetim rengârenk çiçeklerle dolup taşmış. arkamda uçuşan yaz çiçeklerinden iz. dudaklarımda sonsuza dek örülebilir bir ıslık. tüyden hafifim, güneşin dostuyum, ikimiz de hemfikiriz: yaşamak gibisi yok! gökyüzü kalbimin bir yansımasıymış meğer. kocaman ve berrakmışız. bu yokuşun sonu yokmuş ve ben bir nehirmişim. kıvrımlarım ne güzel, sevilesi; çağlayışım nasıl köpüklü, ferah! ileriye de akabilirim, geriye de, denize de, göğe de. yanından hızla geçip gittiğim bu çiçek tarlalarının alaca cümbüşü bana yıllar önce söylemiş de kulak asmamışım: korkulacak ne var hayatta! tatlı yaz serinliği, yaprakların hışırtısı, cırcır böcekleri, neşeli çocuk çığlığı. her şey beni nezaketle selamlıyor.” evet sevgiyle öpüşmek böyle hissettiriyor diyorum.
kapak seçimine bayıldım, kitabın bir kesitinde gerçekleşen olayın fotoğrafını görmemiz çok hoş olmuş. renkler çok güzel, güneşin sıcaklığını hissettiriyor. ayrıca kitabın şöyle bir güzelliği daha var: spotify’da “güneşhamağı” isimli çalma listesi var, okurken bazen eşlik etti bana. daha bahsedilmesi gereken ufak ufak birçok ayrıntı var, farklı bir deneyimdi. mayıs’ı kucaklıyorum.
Bu kitap benim bambaşka noktalarıma dokundu… Her sayfasında farklı bir yolculuğa çıktım sanki. İlk cümlesinden itibaren içimi saran merak, son sayfaya kadar peşimi bırakmadı. Dili akıcı, nüktedan ve içten; tasvirleri ise öylesine canlı ki kendinizi hikâyenin içinde yaşarken buluyorsunuz. Hatta Toprakev’de olmadığınızı ya da o otantik sofralarda onlarla yemek yemediğinizi iddia eden biriyle tartışmaya bile tutuşasınız gelebilir. :)
Karakterlerin özgünlüğü yalnızca isimlerinden ibaret değil. Orman ve Kibrit’in sevgi dilinin kuşakları ve mesafeleri aşan etkisine kapılmamak neredeyse imkânsız. Bir yandan Fincan Teyze’yle can dostu olmayı, Marul ve Misket’le aynı evi paylaşmayı, Gürgen’e duyulan o tutkulu aşkı yaşamayı hayal ederken; diğer yandan birbirine gözü kapalı güvenen dostlukların, ahbaplıkların sıcaklığı içinizi sarıyor.
Hikâyenin o “sihirli” akışına ustalıkla serpiştirilmiş ince mizah da beni en çok keyiflendiren unsurlardan oldu. Hem kahkahalara hem gözyaşlarına boğan, uzun süre zihnimde kalacak bir okuma deneyimiydi.
Mayıs Rukel’in ilk romanı hayatıma çok güzel dokundu. Bazı kitaplar insanın içine yerleşir, Güneşhamağı benim için öyle oldu. Bundan sonra sevgili Mayıs’ın yazacağı her şeyi heyecanla bekleyeceğim.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Keyifli bir okuma oldu benim için. Çocukluğumdan gelmiş tatlı bir öykü gibi. Gemeni kültürü benim özlediğim, çocukluğumda içli dışlı olduğum kendi kültürümüzü, babaannemi hatırlattı bana. Doğadan bu kadar uzaklaşmamızdan öncesini. O zamanın arkadaşlıklarını, komşuluklarını, her kesin bir-birini, çocukluklarını bildikleri o uzaklara götürüyor bizi.
Evet kitap tatlı, güzel bir hikaye. Ama hikayeden ayıramayacağımız bir politik bakış da söz konusu. Türkiyede, dünyada baş veren tüm doğa katliamları, savaşları, manasız politikalar yüzünden mahvolan hayatları işliyor.
Son olarak Mayısın projelerini yıllardır takip eden biri olarak demek istiyorum ki, kitap tam olarak onun imzasını taşıyor. Okudukca evet bu tam onun yazacağı bir şey diyorsunuz. Kitaplarının devamını bekliyoruz.
içimde tam bilemediğim bir boşluğu doldurdu güneşhamağı. orman elimden tuttu ve beraber bir yolculuğa çıktık. o ne hissetiyse ben de hissettim;şarkılar duydum,çiçekler kokladım,yemekler tattım,güneşe dokunmak üzere ellerimi uzattım. belki yaşadıkları hiç yabancı olmadığından böyle dokundu bana. isimlerini hiç bilmediğim, kilometrelerce uzakta,aramızda koca bir evren olan insanlarla hissettiklerim tıpatıp aynı. nesillerce aktardığımız acılar,korkular,kayıplar hepimizi aynı yerden vuruyor en nihayetinde.
orman'ı,onun çok sevdiği herkesi,güneşhamağı'nın ta kendisini bana hissetirdikleri her şeyle kalbime ve zihnime kilitledim. çok sıradan görünen anlarda, gülerken,denizde,ağlarken,ben yirmiye girerken çıkarıp hatırlamak ve yine beraber hissetmek için.
Uzun zamandır, tereddüt etmeden “modern klasik” diye adlandırabileceğim bir roman okumamıştım. Günümüz Türk edebiyatında bu kalibrede bir eser -hele ki bir ilk roman- beni her detayına hayran bıraktı. Öyle ilginç bir dille ve derin bir kurguyla yazılmış ki kesinlikle tekrar okuyacağım.
Bu eseri daha iyi anlamak için incelemeleri ve yazarın röportajlarını sabırsızlıkla bekliyorum. Fincan Teyze favorim ama karakterlerin hepsinin ayrı bir albenisi var. Yazarın bu yaratıcı dünyayı, tüm fantastik unsurlarına rağmen nasıl bu kadar gerçek hissettirebildiğini baya merak ediyorum. Umarım Mayıs Rukel bizi, isimlendiremediğim bu sihirli dilinden hiç mahrum bırakmaz. Her koşulda, birlikte yıllarımız geçecek Güneşhamağı.
Beni nasıl ilk cümlesinden içine aldı ve Güneşhamağına ışınladı anlatamam. Her okuyuşumda, Türkiye'de olmamama rağmen, beni bu hayali yere, sıcaklığına götürdü. İçim, ışık ve umutla doldu. Mayıs'ın ilk kitabı olmasına inanamayıp, böyle harika bir kitap yazdığı için ona teşekkür ederim.
Dilinin akıcılığı ve yaptığı tarifler sayesinde Orman'ın dünyasında kendinizi kolayca bulacaksınız. İçtenlikle tavsiye ediyorum.
karakterlerde tanıdığım insanlardan parçalar bulabildim. tasvir edilen her mekanda adımlarımı gördüm. gerçekten sofrada okuyucusuna da yer ayırdığını hissettiren bir romandı. burada ilk kitap yorumumu güneşhamağı ve sevecen insanlarına yazıyorum.
hayal gücünün sınırlarını kestiremediğim Mayıs, ilk kitabı değilmiş gibi usta bir kaleme sahip. filolog ve yönetmen olduğunu hissettiriyor. diasporada yaşam, kayıplar, yaslar ve direnişlerin hepsini sevgi, mizah, aşk, gençliğin enerjisi ve memleket hissiyle harmanlamış. bunca şeyi içindeki gizemi yitirmeden sürdürebilmiş. yirminci yaşına giden ve pişmekte olan bir sosyolog olarak, temsil gücünü çok beğendiğimi söylemeliyim. hafızasının arşivlerinde her şeyi hatırladığını ve hiçbir şeyi oraya boşa yazmadığını hissettiriyor.
bitişi bir veda değil, hem benimle yaşayacak olması hem de tekrar okuyacak olduğumdan. içindeki politik göndermelerine, beden ve yaşam arasındaki köprüyü ele alış şekline, astrolojiyle sakladığı sayıların sırrına, seçtiği kelimelere ve özenle kurduğu halkın yaşamlarını sürdürdükleri düzene daha çok odaklanmak istiyorum. kitabın tadını kaçırmamak ve sizi şartlamamak adına her referansına değinmeyeceğim. keşfedilmeyi bekleyen çok şey, bakmayı bilen gözleri bekliyor.
kitabı için ayrıca güzel bir playlist de hazırlamış. mütevazı olduğundan mıdır bilmem ama kendi albümünden parça göremedim. onun yerine yazıyorum, Vast Terrain albümü kendisini keşfetmenizi bekliyor. Ben de Mayıs'ın yeni çalışmalarını bekliyor olacağım!