Kazandım" demişti en son karşılaşmalarında. Ağzının içinde tüm dünyayı ezer gibi söylemişti. Bozkırın orta yerinde hiç kimse bir şey kazanamamıştı oysa. Daha ilk kitabıyla Orhan Kemal Öykü Ödülü alan Türker Ayyıldız'ın ikinci öykü kitabı Yapı Kredi Yayınları'nda. Vapurlara Küsmek ile 2011 Orhan Kemal Öykü Ödülü'nü alan yazar 'Şikeste' ile öykücülüğümüzdeki yerini perçinliyor.
"Şikeste", kırık, kırılmış, yenilmiş, bozulmuş, hezimete uğramış, kırgın, incinmiş, kederli anlamlarına gelen, Farsça kökenli ve artık geçmişte kalmış kelimelerimizden. Türker Ayyıldız'ın, ikinci kitabına bu adı vermesinin sebebi, yazdığı öykülerin tam da bu anlamları kuşanmış olmalarından kaynaklanıyor. Gerçekten de kazanmanın ya da kaybetmenin önemsiz olduğu durağan hayatlar, beklenmedik bozgunlara açık yürekler, büyük kırılmaların sıradanlaşması vs. Şikeste, işte böylesi on dört öyküden oluşuyor. Şikeste'de toplumun kıyısında kalmış kırgın ve yıkık, dayanıklı ve bıçkın insanların canlı hikâyeleri etkili bir dille anlatıyor.
eski bir yara adlı hikayede diyor ya "bir başka hayatı özetler gibi anlattı" işte öyle hikayeler. başka hayatlar gibi ama kendi içimdeki ben gibi kahramanlar
Türker Ayyıldız, ne yazsa okurum, dediğim bir kalem. Bu kitabı önceden okumuştum ama buraya eklemeyi unuttuklarımdan olmuş. Muhtemelen tekrar da okuyacağım bir kitap. O zaman, yorumumu güncellerim.
Bu kitabın dili, önceki kitabı "Vapurlara Küsmek"e kıyasla yalın sayılabilir ama aynı tadı veriyor bu öyküler de. Bu kitaptaki kimi öykü ile önceki kitabı arasında kurulmuş köprüler var.
Küçük şeylerin ardına saklanan büyük duyguları çözüp, ayrıntılı bir dilden ödün vermeyen bir akıcılıkta çok rahat aktardığını hissettiren bir kalem.
Uzun zamandır okuduğum en iyi bizden bir öykü kitabı. Elbette ülkemiz yazarlarının gayet başarılı öykü kitaplarını okudum bugüne dek, beğendiklerimi burada belirttim ama Türker Ayyıldız'ın Şikestesinden aldığım keyif çok başka oldu. Hiç bitmesin istedim bu kitap ve bu nedenle epey yavaş okudum. Ama ne üzücü ki ülkemizde hem öykü türüne ilgi çok az hem de Türker Ayyıldız tanınmıyor. Bir sürü edebiyat temelli ortamı takip ediyorum, Türker Ayyıldız'ın ismine sadece bir kez denk gelebildim, o zaman da okumaya karar verdim.
3.5/5 İlk kitabına göre yazarın yazımını geliştirdiği belli oluyor. Kitabı kolayca bitirme sebebim de öykülerin-tam olarak anlayarak okumasam da- akıcı olmasıydı. Yine de öyküleri hayran kalarak okuduğum söylenemez.