Roboski'de 28 Aralık 2011 akşamı daha çok gençlerden ve çocuklardan oluşan 34 kişi bombalanarak öldürüldü. Katliama yönelik eksiksiz ve adil bir soruşturma yürütüldüğüne dair ciddi şüpheler doğdu,siyasi ve askeri sorumlular bir türlü ortaya çıkarılamadı,olay adeta unutulmaya bırakıldı.
Frederike Geerdink, Olay yerinde aylarca kalarak ölenlerin yakınlarıyla akrabalarıyla konuşuyor; uzmanlar akademisyenler ve Meclis Araştırma Komisyonu üyesi milletvekilleriyle görüşüyor, tarihi etraflıca ele alıyor.Türkiye'ye, Türklere ve Kürtlere dair tarafsız gözlem ve değerlendirmeleriyle, yaptığı mülakatlarla Geerdink, sadece Roboski olayının değil Kürt sorunun, Türkiye'deki insan hakları meselesinin derinliklerine inmeye çalışıyor. Cumartesi Anneleri, faili meçhuller, KCK davaları, anadilde eğitim, kaçakçılığa göz yumulması, PKK, ordu,siyasetin işleyişi,Barış süreci..
Gerçeğin peşindeki bir gazeteciden, gerçeklerle yüzleşmekten korkmayanlar için sarsıcı bir kitap... (Arka kapak yazısından)
Bu ülke, insanı her gece çaresizlik hissiyle uyutup sabah da sana ait olmayan bir utanç duygusuyla uyandırıyor. Gece sen bilmeden kim bilir ne rezaletler, felaketler yaşanıyor. Sabah da kendini kendimizi, bulunmadığımız yerlerdeki ölümler için suçlayarak, utanarak uyanıp… His kuşatması bu. Felç oluyoruz, felç! (Ece Temelkuran)
Frederike digs deep into the lives of those the Turkish authorities want you to forget (a wish mostt journalists oblige) The bombing of civilians and the subsequent indifference, denial and blaming of the victims is a small scale summary of Turkeys general policy toward its Kurds. Frederike lived in both Robowski and the Kurdish region, giving her rare insight into the truth of the situation. She also gives a savvy dissection of the Turkish government, the problems with journalism about the region, and the disappointing Western response.
Bazı düşüncelerinde yanlı buldum. Her ne kadar kendisi yanlı olduğunu dusunmese de. Ama mağdur olarak gördüğü insanlara karşı olan hissiyatindan dolayı yanlı düşünceleri satır aralarında hissediliyor. Ama bu tür kitaplarla bakış açısı genişliyor ve araştırılması gereken bir konu üzerine gittiği için yararlı bir çalışmadir.
Dit prachtige boek vat in een zin het probleem op de onopgeloste koerdische kwestie (en andere mensenrechtelijke kwesties) effectief samen: er is sprake van erosie van menselijke emoties en menselijkheid...