Bu senenin de son ayı geldi. Ömrüm, ömrümüz nasıl geçip gidiyor. Daha ne kadar zaman yaşayacağım bilmem. Fakat bu uzak memleketlere geldikten sonra hiç vakit kaybetmemeye karar verdim. Memleketime, dünyaya ne kadar yarayabilirsem yaramaya uğraşacağım.
Süreyya Ağaoğlu’nun Londra’da Gördüklerim adlı kitabını ve Amerika Günlüğü’nü bir araya getiren bu kitap, çağdaşlaşma yolundaki ülkesinin ilerlemesi için uğraşan, bunu görev bilen, kadınların toplumdaki yerini alması için birçok alanda öncü olan Türkiye’nin ilk kadın avukatının 1945-47 yılları içinde İngiltere’ye ve Amerika’ya yaptığı yolculuklardaki gözlemlerini içeriyor.
Süreyya Ağaoğlu, İkinci Dünya Savaşı sonrası İngiltere ve Amerika’sını sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel yönleriyle inceliyor ve yazdıklarında insan haklarından çocuk haklarına, sosyal kurumlardan grevlere, parlamentodan adliyeye, insan ilişkilerinden okuma alışkanlıklarına kadar bulunduğu ülkenin toplumunu tüm boyutlarıyla yansıtarak Türkiye’yle kıyaslıyor, Türk toplumunun gelişmesi gereken yönlerine ışık tutuyor.
Türkiye’nin ilk avukatı Süreyya Ağaoğlu’nun İngiltere ve Amerika seyahatlarini konu alan ve sonrasında çeşitli gazete ve dergilere verdiği röportajarla desteklenen yarı otobiyografi yarı anı kitabı.
Dönemin Amerikasından bir Türk kadınının gözüyle kesitler sunan ve kısmen bilindik kısmen enteresan anılarla dolu bir eser. Atatürk ve Latife Hanım ile yakınlıkları da hesaba katıldığında Türk kadınının 1920-1990 arası dönemine şahitlik ediyoruz aslında.
Özellikler anılar kısmı fena olmamakla birlikte, biraz yüzeysel kalan ve ekler kısmında oldukça tekrar eden bir yapıt. Ancak Süreyya Hanım’a dair her yazıyı içermesi açısından değerli.