Onca susuşun ardından “Nazlı’nın odasını da mı görmeyeyim?” dedi. Nasıl gülmeyeyim? Ozan, ahırın önünde oturup oyuncak fincanda çay içerken annem onun neden içeri gelmediğine anlam veremedi. Niçin ince belli bardakları kullanmadığını kaç kez sordu bilmem. Bulaşık çıkmasın dedim diye bana kızdı, oysa oyuncak fincanlar Ozan’ın arzusuydu. Kalbimi okşamadı dersem yalan olur. Çünkü kanaya kanaya büyüdüğüm avluya bakarken hafızama çektiğim son fotoğrafta; rahmetli Nazlı ve ahırın önünde oyuncak fincanında çay içen sevgilim vardı. Şavşat defterim böylece kapandı.
Egenin küçük bir adasında Ozan ve Bahar dans ediyor… Canımı sıkan tüm anlarda bu cümleyi kendime kurup sarmaşıklı tavernalar arasında dans ettiğimizi hatırlayacağım ve mutlu olacağım. Söz veriyorum. Öpüşmek de dans etmeye dahil biliyor musunuz? Güzel bir dansın sonunda dudaklar buluşup birbirini tebrik ediyor. Uzun boylu bir buluşma değil bu. Ama şart mı, şart.
Benim için unutulmaz serilerin arasına giriş yaptı bu hikaye. Bahar'ı da Ozan'ı da çok sevdim. Çok zor şeyler yaşadılar ama sonunda hak ettikleri yeri buldular.
Son kitapta çoğu yerde gözlerim doldu, yazar umarım hikaye anlatmaya devam eder, ben de mest olarak okurum.
En sevdiğim, benim için çok büyük anlamı olan bir serinin final kitabına nasıl yorum yapabilirim bilmiyorum. 🥺Bu yüzden bunu günlerce erteledim. Bir kitap 4 farklı hikaye desem ne dersiniz? Serinin bu kitabı tam olarak öyle. Serideki bütün kitapları çok seviyorum ama bu kitap kesinlikle favorim, hatta seri komple tüm zamanlarımın favorisi.🌟 Çok fazla Türk yazar okumuyorum ama Anita'nın kalemi bambaşka.✨ Bu kitapla ilgili spoiler olmadan hiçbir şey anlatamam ama zaten seriyi okumadan bu yorumu okumayın derim. Öncelikle Ozan ve Bahar'ın kavuşup mutluluktan coştuğu, dağları aştığı bir kitaptı. O kadar zehirli sular içtiler ki bu mutluluğu dibine kadar hak ettiler. Abartısız onların her anını hayatım boyunca okuyabilirim, keşke bir kamera olsa da izleyebilsem dediğim bir ev hayatı. 😏 Levent ve Lale benim için bu hikayede en beklenmedik çiftti ve onları bu kadar çok seveceğimi asla düşünmemiştim. Levent zaten muazzam bir adam, Ozan'dan sonra bu hikayedeki favorim ama Lale'nin karakter gelişimi çok güzel oldu, birbirlerini güzel buldular. Yeni eklenen sahnelerle daha da güzel olmuşlar. Kitap olmadan önce de okuduğum için yan hikayelerden Ozan'ın anne ve babasının hikayesi beni her zaman çok ağlatır. Bu hikayedeki bütün kadınlar öyle ama Selma o kadar muazzam o kadar nahif bir kadın ki ona bayılıyorum. Rafet'in dediği gibi masal kahramanı gibi. Babasıyla Meral ablasının hikayesi de Meral'e büyük bir şefkat duymamı sağlar ve yine birebir aynı duyguları hissettim. Yeni eklenen sahnelerle o kadar güzel olmuş ki resmen eksik olan parçalar tamamlanmış. Rafer ile Ozan'ın yüzleşmesi çok gerekliydi ve Ozan'ın bütün korkularının gün yüzüne çıkması da. Ayfer'e değinmezsem olmaz. 😍Bebeklerimin bebeği oldu resmen.🥰 Onu daha fazla okumak isterdim tabii ki ama ne kadar okursam okuyayım tadının damağımda kalacağından eminim. Yaya ve papusa da bayılıyorum. 😏Oktay gereksizini hiç görmesek de olurdu ama en azından azlığı beni mutlu etti. Bu kitabın bir masal cümlesiyle bitmesi de çok anlamlıydı.