Tilki uzanamadığı üzüme neden ekşi der? Peki o zaman yasak meyve neden tatlıdır? Tercihlerimizi ne gibi faktörler etkiliyor? Grubun tercihleri bireyin tercihlerini nasıl biçimlendiriyor? Neden sık sık düpedüz irrasyonel tercihler yapıyoruz? Bunların rasyonel değil de irrasyonel olduğunu nereden biliyoruz? Seçimler zevklere, zevklerse geçmişteki seçimlere bağlıysa, burada bir yumurta-tavuk durumu mu söz konusu? Çabalayarak ulaşılamayacak hallere (doğallık, kendiliğindenlik, umursamazlık) ulaşmaya çalışmak ne derece rasyonel? İrademizi kullanarak bir tür irade veya istem yokluğu haline ulaşabilir miyiz? Bilinçli olarak bilinçsizliğe ulaşmak mümkün mü? Başkalarını etkileme çabası kendi kendini baltalayan bir çaba olduğu halde, gerek günlük hayatta gerekse sanatta ve siyasette sık sık bu (irrasyonel) tutumu sergilememiz biz insanlar hakkında ne söylüyor? Zihnimiz bize nasıl oyunlar oynuyor? Biz zihnimize nasıl oyunlar oynuyoruz?
Başta Zizek olmak üzere ideoloji kuramıyla uğraşan çeşitli düşünür ve sosyal bilimcileri etkilemiş olan Jon Elster, Ekşi Üzümler'de mantık diliyle insan psikolojisinin derinlerine inerek paradoksal doğamızı gözler önüne seriyor. Oyun kuramından iktisada, psikolojiden felsefeye, tarihten edebiyat eleştirisine birçok disiplin içinde rahatça gidip gelen bu kitap, Metis'te özel bir önem verdiğimiz disiplinlerarası çalışmaların klasikleşmiş parlak örneklerinden.
Jon Elster ، born 22 February 1940, Oslo) is a Norwegian social and political theorist who has authored works in the philosophy of social science and rational choice theory. He is also a notable proponent of analytical Marxism, and a critic of neoclassical economics and public choice theory, largely on behavioral and psychological grounds.
In 2016, he was awarded the 22nd Johan Skytte Prize in Political Science for his contributions to political science.
The mind boggles. A very interesting read, but also incredibly hard to digest.
This sentence really stood out: "When I no longer possess – or no longer am possessed by – the perverse drive for novelty and change, the non-satisfaction of non-autonomous wants may turn into the satisfaction of autonomous ones."
Anlamak için biraz sakin bir kafa ile okumak gerekiyor. Tümünü anlamasam da bazı konularda ileri sürdüğü tezler ve örnekler ufuk acıyor. Zor bir kitap olduğunu tekrar edeyim...
I feel unqualified to rate this work. I found some ideas and concepts interesting, but really had to wrestle myself through most of the pages; far from an easy read. I am clearly not the intended audience for this work, but I’m also not sure who is.
Okuduğum en iyi felsefe kitaplarından biri olan Ekşi Üzümler, çağdaş siyaset felsefesi ve rasyonalite kuramı alanında oldukça etkili ve tartışmalı bir eser. Hepimizin çocukken okuduğu ve tilkinin uzanamadığı üzümler için ekşi dediği Ezop masalının başlığını kullanan yazar, kitap içinde de insan davranışındaki çarpıklıklar için bu hikayeye sıklıkla değiniyor. İnsanların ulaşamadıkları şeyler için küçümseyici tavır sergilemesi ve daha sonra da bunu rasyonelleştirmesinin özgür irademize olan etkilerini kitapta örneklemelerle okuyabilirsiniz.
Benim için en etkileyici tarafı, “ulaşamadığını küçümseme” refleksinin ne kadar derinlere işlediğini göstermesi ve “gerçekten kendi kararlarımızı mı veriyoruz, yoksa sadece şartlara uyum sağlama gerekçeleri mi uyduruyoruz?” sorusunu sordurması.
Yalnızca felsefenin değil aynı zamanda felsefenin psikolojik ve ekonomik bağlantılarını da akademik bir açıdan gözlemleyebileceğiniz bu kitabı ‘hayatınızda okumanız gereken eserler’ sırasına mutlaka koyun.
"Los dos casos [desear la espontaneidad y desear el sueño] tienen en común la característica de que el objeto del deseo es un estado privado: la ausencia de una forma específica de conciencia como la atención a la impresión que uno causa, o la ausencia de conciencia en general. Por otra parte, ambos casos comparten la característica de que los medios elegidos para producir este estado tienen la particular característica de haber sido concebidos erróneamente, puesto que tienden a proponer y a atrincherar el objeto mismo cuya ausencia se desea. Si deseo la ausencia de un perro, mi deseo por sí solo no lo hará presente. Si deseo la ausencia de cierto pensamiento específico, o del pensamiento en general, el deseo por sí solo basta para asegurar la presencia del objeto."
מעניין מאוד. התופעה של essential by products נראית לי מאוד חשובה. לא תמיד השתכנעתי מהדוגמאות ואני חושב שהיה לאלסטר נטייה קצת למדע פופולרי פה. אבל סה"כ ספר מאיר עיניים.