Türkiye’nin, kapanmasına bir türlü izin verilmeyen derin bir yarası var. Yeri gelince kutuplaşmaya vesile edilen, siyasetin tıkandığı anlarda ise meşruiyet kaynağı kılınan, her şey değişirken asla değişmeyen bir Kürt meselesi var. Ahmet Şık, gündelik siyasetin gölgesinde unutulan bu hakikate ışık tutuyor; yaranın izini Osmanlı'dan bugüne, isyanlardan darbelere, Susurluk'tan İmralı'ya sürüyor. Yeni kitabı Ayna/Hêlî’de, bir asrı aşkındır sürdürülen acımasız döngünün tarihini mercek altına alıyor; sırlarla dolu, üzeri kan ve yalanla kaplanmış bu puslu aynayı yeniden hakikate çeviriyor. Ayna, Kürt meselesinin hamasetin alanından çıkarılıp toplumun önüne konduğu, meselenin her bir tarafının kendi yansımasıyla yüzleştirildiği 608 sayfalık bir hesaplaşma için tutuluyor. Hakikatin yerini propagandanın, adaletin yerini ise güçlünün yasasının aldığı günümüzde, Şık, siyasetin ikiyüzlülüğünden toplumun suç ortaklığına kadar her şeyi masaya yatırıyor. Yurttaşları birbirine düşman eden kirli sırları ortadan kaldırmadan, eşit yurttaşlığa dayalı bir geleceğin kurulamayacağını kanıtlıyor. Devasa kavramların ardına saklanılarak yürütülen her savaşta olduğu gibi faturayı yoksul halkların ödediği bu döngüden çıkmak için, geçmişi okumakla yetinmeyip geleceği kurmak isteyenlere, barışın bir talep değil, büyük bir cesaret işi olduğunu hatırlatıyor. Aynaya bakmaya cesaret edemeyen bir toplumun, geleceğini inşa etme şansı olmadığını, hakikati deşifre ederek gösteriyor.
Ahmet Şık is a Turkish investigative journalist, the author of several books, a trade unionist, and member of Parliament in Turkey. His book, The Imam's Army, investigating the controversial Gülen movement of the Islamic preacher Fethullah Gülen, led to his detention for a year in 2011–2012 and the book's being seized and banned. He remains under indictment in the OdaTV case of the Ergenekon trials; his cause has been taken up by English PEN, an association of writers fighting for freedom of expression. In 2016, the prosecutor in this case requested Şık's acquittal.On 29 December 2016, Şık was taken into custody once again on charges of "propaganda of terrorist organisations", with reference to 11 tweets that he had published. The following day, an Istanbul judge ordered Ahmet's arrest. According to lawyers, Şık was denied access to legal advice, held in solitary confinement, and not given drinking water for three days.