Hem edebiyat dünyamız hem de dünya edebiyatı adına tehlikelerle dolu bir roman!
Dünyayı fethedecek bir kitap yazmak uğruna "Aşk Romanlarının Unutulmaz Yazarı" ile maceraya hazır mısınız? Batılıların hoşlanacağı bir roman konusu bulmaya? Anadolu'yu Orhan Pamuk ve Elif Şafak'ın izinde uçan halılarla geçmeye? Natalie Portman'dan gelen gizemli mesajları çözmeye? İki ihtiyar gangsterle beraber CIA'den kaçmaya? Havada uçuşan bıçakların hedefi olmaya? Tuna Kiremitçi'den çılgın bir oryantalizm ve edebiyat komedisi. Bildiğiniz gibi değil!
"Bu roman, hayat hikâyesine hapsolmuş bir yazarın kaçış planı... Ve bize şöyle diyor: Eğer başlangıçta yazma nedenin kendinden kurtulmaksa, er geç yazdıklarına esir düşersin. Onlardan kaçmak için de… Yazmaya devam edeceksin!" -Hakan Günday-
"Peşinen söyleyeyim; bir gün bu romanın filmini yaparsam, Turabi'yi bana oynatırım." -Ahmet Mümtaz Taylan-
Tuna Kiremitçi (b. February 1973, Eskişehir) is a contemporary Turkish author.
His first poems were published in the magazine Varlık during his Galatasaray High School years. His book entitled "Ayabakanlar" (Moon Watchers) that won him the "Yaşar Nabi Nayır" Award for Poetry met his readers in 1994. In 1997 he shared the "Erguvan Balkan Poetry Award with the Bosnian poet Izzet Saraylic. This was followed by his second book of poems "Akademi" (Academy) in 1998.
Tuna Kiremitçi's first novel "Git Kendini Çok Sevdirmeden" (Leave Before I Fall in) that came out in 2002 excited great interest and was acknowledged as one of the most important literary events of that year. His second novel "Bu İşte Bir Yalnızlık Var" (Way of Loneliness) and "Bazı Şiirler Bazı Şarkılar" (Some Poems Some Songs) a collection of his poems were published in 2003. His books "Yolda Üç Kişi" (Three On The Road) and "A.Ş.K. Neyin Kısaltması?" (What is L.O.V.E.?) published in 2005 have met with a wide audience.
His books that on the whole treat the tragedies of ordinary people, the impasse of relationships between men and women in today's Turkish society and the melancholy of getting old with an expression that is mournful but that evokes a smile here and there, have been appraised by Professor Gürsel Aytaç as being examples in Turkish literature of "romantic irony" (Hürriyet Gösteri: July-August 2005).
Tuna Kiremitçi who studied cinema at the Mimar Sinan University of Fine Arts, and who has received awards for short films at various festivals is engaged on work as a columnist and in writing scenarios. Besides this in the 1990s he did work on Ethnic Rock with the group Kumdan Kaleler (Sand Castles) and put his name to the album ("Denize Doğru"; 1996 Facing The Sea) as composer and soloist. He is married and the father of a son.
Tuna Kiremitçi'nin en sevdiğim kitabı oldu bu. Kendi yerinin farkında olarak ulaşamayacağı hedeflere cüret eden insanları ve onların hikayelerini seviyorum çünkü. 5 üzerinden 4, diğer romanlara ya da yazarlara kıyasla değil, yazarın kendi kitaplarıyla değerlendirince ve finalini çok sevdiğim için 3'ten yukarı olmalıydı illâ ki.
"Ama bana öyle geliyor ki kim olduğum aslında kimsenin umurunda değil. Hatta sizin kim olduğunuz da. Kimse kimsenin aslında kim olduğuyla ilgilenmiyor. Sadece hepimiz kendi oyunlarımızı oynuyoruz."
"Zamanla okumanın sığınak olduğunu keşfetti. Nükleer savaş çıksa insan Anna Karenina'nın sayfalarında güvenli bir yer bulabilirdi. Mai ve Siyah'a sığındın mı seni oradan hiçbir güç çıkaramazdı."
Klasikleri okumuş, edebiyatla daha haşır neşir kişilerin referansları daha iyi anlayabileceği, türlü çeşit absürtlüklerle bezeli ama meselesini tam anlayamadığım bir kitaptı. Belki de ben yakalayamadım ya da meselesi mi yoktu? Bilemedim.
Tuna kiremitçi’nin okuduğum ilk kitabıdır kendisi. Aslında 2 yıl önce kitap fuarında imza gününe rastlamam sonucunda hadi bir de tına kiremitçi kitaplarını deneyeyim düşüncesi ile satın almıştm kitabı. 2 senedir rafımda bekleyen kitabı okumak bu günlere kısmet oldu. Kitap dil olarak gayet anlaşılır ve insanı günlük yaşamın stersinden uzaklaştıyor. Konu olarak aşk romanlarının unutulmaz yazarı+2 kabadayı abi+natalie portman’ı içeren bir macera romanı. Kişiyi yer yer düşündürüp yer yer de tebessüm ettiren her şeyden önce de günlük yaşamın stresinden uzaklaşmak istediğinizde okumayı düşünebileceğiniz romanlardan.
Yıllarca yazdığı aşk romanları ile "Aşk Romanlarının Unutulmaz Yazarı" lakabını almış Berkay, her tarafta gördüğü Natalie Portman'ın kendisine bir mesaj verdiğinden emin olarak, dünyayı değiştirecek bir roman yazmaya adar kendini. Dünyayı değiştirecek romanın konusunu bir türlü bulamazken, bu romanın konusunu oluşturacak nice olay meydana gelir. Elif Şafak'tan Orhan Pamuk'a, yazar klişelerinden cinayet klişelerine mizahlar içeren, kolay okunan keyifli ama okunmasa da hiç bir şey kaçırılmayacak bir roman.
Tuna Kiremitçi'nin anlatımına hayran kaldım. Kitap boyunca o uçan halının üzerinde süzülerek bütün bu olaylara tanıklık etmiş gibi hissettim. Yazarın okuduğum ilk kitabı ama son olmayacak. Okuyun, okutun efendim.
Elimdeki tek kitaptı, bir yolculukta okuyup bitirdim. Bir önceki kitabın kötü bir türevi olmuş, komik maceradan ekmek yemek istiyorsa daha özenli çalışmalı...
evet, okuduktan birkaç gün sonra kitaptan geriye fazla bir şey kalmayacak ama kabul edelim ki kurgu iyi. okurken keyif aldım birkaç saatte bitirilebilecek keyifli bir kitap.