Ve affedilmeyecek bir ihanet. Firuze ve Ezra’nın bir araya gelmemesi için birçok sebep vardı.
Üstelik araya giren yıllarla birlikte bu aşk, Doğu’da yaşanan imkânsız sevdaların başına yazılmıştı. Ta ki Firuze on gün erkenden Mardin’e dönene kadar. Firuze ihaneti için oradaydı ama kaderin bu sevda için başka bir planı vardı.
Her ne kadar lanetli olsa da, Firuze on gün sonra döneceğine inansa da… Bu sevda baştan yazılacaktı.
Neden bittin ki? Ben Ezra Saruhan’a daha doyamadım kii. Allahım sen nasıl bir adamsın!!! sen nasıl bir nimetsin!! Çok az konuşan ama her konuştuğunda kalbini çalan yüzü yaralı kalbi sevdalı bir adam!
Hikayemiz Ezra’nın babaannesi Arjin’in bir Saruhandan yediği ihanetle ettiği lanetin soylar boyunca tüm Mardin’i ama en çok da aşkla kavrulmuş Ezra ve Firuze’yi etkilemesiyle başlıyor. Ezra ve Firuze kaderleri daha en başında birbirine yazılmış ama kaderin getirdiği engeller yüzünden bir türlü kavuşamayan bir çift. Ve bir gün Firuze, Üzeyir’i, kalbindeki sevdasına ihanet etmek zorunda kalıyor. Oysa Ezra Saruhan’ın affetmeyeceği tek şey ihanet. Peki bu kaos sarmalında çiftimiz neler yaşıyor?
Ezra ve Firuze’nin aşkının her bir detayına ayrı aşık oldum. Ezra’nın sadece Firuze’yi sevmesi her koleksiyonunu ona özel tasarlaması, onun bir bakışı için her şeyi yapması. En sevdiği tepeye Firuze restoranı açması, ellerinde kendi Firuzesini taşıması ve ihanet ettiğinden şüphelendiği an bile İki gözü için her an erimesi>>>>
Ah benim Firuze’m. Benim yaralı kuşum tek istediği ailesini korumakken kendinden bile vazgeçen, sevdasını bile gömeb için için yanan Kehribarım, ateşim…
Her bir sayfası ayrı olay her bir günü ayrı olay her dakikası ayrı bir kaos bir buçuk ay. Bu zamanda neler oldu? Ne ihanetler kaldı, ne sevdalar, ne kavuşmalar. Ama en sonunda yarası kanasa bile Ezra ve Firuze’nin sevdası bitmiyordu. Yaralandığı yerden artık Saruhan çifti olarak yeniden kalkma zamanı.
Hiç bitsin istemedim neden bitti ki sanki :( Öyle bir içine çekiyor ki bir bölüm daha diyerek elimden bırakamadım. Sanırım beni de büyüledi mdksj Ezra'nın büyükannesi (aynı zamanda şehirdeki herkes için hürmet gören bir kadın) zamanında yaşadığı kötü şeylerden sonra ettiği bir beddua yüzünden birçok şey oluyor. İki ailede verilen kayıplar gibi. Herkes bu lanete o kadar inanıyorlar ki Firuze ve Ezra'nın aşkına engel oluyorlar. Beddua'ya göre bir Koçak, Saruhan'a verilmeyecek. Son yıllar geçiyor bu sefer de bu çifti sırlar ve intikam ayırıyor. Firuze intikamını almış bir katil olarak her şeyin ortaya çıkmasına 1 ay kalmışken memlekete geri dönüyor. Şimdi Ezra aşkına sahip çıkabilecek kadar güçlüyken sırların aralarına girmesine izin verecek mi? Aslında bu sır meselesi yani kadının yaptıkları bir sorun değil hikaye için çünkü adam araştırıyor ve öğreniyor çoğu şeyi geri kalanı da kadının anlatması gerek. Sorun bunu nasıl atlatacak olmaları çünkü büyük bir güçle karşı karşıyalar. Ayrıca taşların mistik gücü de ön planda olan bir kitap. O konu da aşırı güzel işleniyor. Büyülü bir aşk ve büyülü bir hikaye. Ezra'nın ihaneti asla affetmeyeceğini bilen Firuze'nin hatalarıyla kabul eden Ezra'yı okuyoruz.😭 Muazzam bir tutku ve aşk. Hiç bitmesin istedim umarım ikinci kitap için çok beklemeyiz çünkü aklımın bir köşesinde kira vermeden yaşayacak ve meraktan ölücem jdjdj Ezra'yı Siraç'tan bir tık daha çok seviyorum safımızı belli edelim.😌 Firuze'nin de ikinci kitapta biraz daha Ezra için çabalamasını tercih ederim. Yaşadıklarını anlıyorum ama hadi kızım sıra sende...