What do you think?


Vakti Olmayanlar İçin Sinirbilim #3
Aşktan Sonra: Nöromantik İlişkiler
Ortapia’dan, VOİS (Vakti Olmayanlar İçin Sinirbilim) serisinin 3. kitabı Aşktan Sonra…
Yazar Dr. Serkan Karaismailoğlu ve Dr. M. Ali Karaismailoğlu’nun anlatımlarıyla okurlarıyla buluşuyor.
Acaba neyi yanlış yaptınız ki? Bir zamanlar gördüğünüzde kalbinizin deli gibi çarpmasına neden olan o beden hangi ara bu kadar sıradan hale geldi? Eskiden onun elini tuttuğunuzda nasıl tatlı bir sıcaklık içinize akardı. Oysa şimdi dokunduğunuz o el sanki hayali plastik bir eldiven giymiş gibi en ufak bir şey hissetmiyorsunuz. Peki şimdi ne olacak? Aynı evin içinde birbirine değmeden görev ve sorumluluklarını yerine getiren ruhsuz bedenler olarak mı hayatınızı sürdüreceksiniz?
Aşka dair çıkılmış her yolculuk günü geldiğinde bir uçurumla yüzleşmek zorundadır. Bu yolun kaderinde vardır çünkü kendi haline bırakılmış aşkların viskozitesi zamanla artar. Asıl soru uçurumun kenarına vardığınızda ne yapacaksınız? Aşkınızın elinden mi tutacaksınız yoksa boşluğa düşmesine izin mi vereceksiniz?
Yazar Dr. Serkan Karaismailoğlu ve Dr. M. Ali Karaismailoğlu’nun anlatımlarıyla okurlarıyla buluşuyor.
Acaba neyi yanlış yaptınız ki? Bir zamanlar gördüğünüzde kalbinizin deli gibi çarpmasına neden olan o beden hangi ara bu kadar sıradan hale geldi? Eskiden onun elini tuttuğunuzda nasıl tatlı bir sıcaklık içinize akardı. Oysa şimdi dokunduğunuz o el sanki hayali plastik bir eldiven giymiş gibi en ufak bir şey hissetmiyorsunuz. Peki şimdi ne olacak? Aynı evin içinde birbirine değmeden görev ve sorumluluklarını yerine getiren ruhsuz bedenler olarak mı hayatınızı sürdüreceksiniz?
Aşka dair çıkılmış her yolculuk günü geldiğinde bir uçurumla yüzleşmek zorundadır. Bu yolun kaderinde vardır çünkü kendi haline bırakılmış aşkların viskozitesi zamanla artar. Asıl soru uçurumun kenarına vardığınızda ne yapacaksınız? Aşkınızın elinden mi tutacaksınız yoksa boşluğa düşmesine izin mi vereceksiniz?
152 pages, Paperback
Published January 1, 2026
About the author
Serkan Karaismailoğlu
11 books224 followersLisans eğitimini 2005 yılında Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünde tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim dalından yüksek lisans derecesini 2009 yılında, doktora derecesini ise 2014 yılında almış olup halen aynı yerde çalışmaktadır. Sinirbilim alanında, beyin cinsiyeti (kadın beyni – erkek beyni) başta olmak üzere çeşitli konularda çalışmalarına devam etmektedir. 2009 yılında ulusal fizyoloji kongresinde en iyi genç araştırmacı ödülünü almıştır. Akademik alanda bir tane uluslararası kitap bölümü olmak üzere çeşitli ulusal ve uluslararası dergilerde makaleleri bulunmaktadır. Cinsiyetler arasındaki beyin farklılıklarının neden olduğu ve günlük hayatımıza yansıyan değişik bakış açılarının altında yatan sinirbilimsel nedenlerin herkesin anlayacağı bir dilde ele alındığı “Kadın Beyni Erkek Beyni” adlı kitabı 2015 yılında yayınlanmıştır. 2016 yılında TÜBİTAK desteği kapsamında “fizyopia” adlı teknokent şirketini kurmuş olup halen şirketin yöneticiliğine devam etmektedir.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
August 26, 2026
Aşktan Sonra; yalın ve esprili anlatımı, yaşadığımız duyguları nörobiyolojik mekanizmalar üzerinden ele alışı, tartışma sırasında beyinde gerçekleşen süreçlerden kıskançlığın biyolojik kökenine, sadakati etkileyen nörotransmitterlerden oksitosin, dopamin ve vazopressinin etkilerine kadar pek çok konuya değinmesiyle beğendiğim ve keyif aldığım bir kitap oldu. Araştırmaların günlük hayattan örneklerle desteklenmesi ve evlilik sürecinde ortaya çıkan mekanizmaların bilimsel açıdan açıklanması, ilişkilere dair yanlış yorumlanan pek çok konuda etkili bir farkındalık yaratıyor.
Evliliği ya da uzun süreli bir ilişkiyi üç aşamada inceliyor. Aşkın ilk döneminde dopamin ve adrenalinle şekillenen süreç kendiliğinden ilerlerken, oksitosin, vazopressin ve endorfinin devreye girdiği bağlanma döneminde ilişkinin nasıl devam edeceği çiftlerin davranışlarıyla şekilleniyor. Tutku ve arzunun ilk döneminin sona ermesi ise aşkın bittiği anlamına gelmiyor; duygunun dönüşümünü kabul etmek ve bu dönüşüme eşlik edecek davranışları geliştirmek gerekiyor. Aksi halde başlangıçtaki tutkunun ilişki boyunca sürmesi gerektiği inancı, zamanla hayal kırıklığına ve ilişkinin yıpranmasına neden olabiliyor.
Peki çocukluk döneminde ailemizle kurduğumuz bağlar yetişkinlikte ilişkilerimize yaklaşımımızı nasıl etkiliyor? Bağlanma stillerinin beynimiz üzerindeki etkisi nedir? İnsan biyolojik olarak tek eşli mi, çok eşli mi? Kıskançlığın nörobiyolojik temelleri neler? Evliliğin kökeni neye dayanıyor?
Sadakatin hücrelerde bulunan reseptörler ve vazopressin molekülünü kodlayan genle ilişkisi, bu konuda yapılan araştırmalar ve ortaya çıkan şaşırtıcı sonuçlar da kitabın dikkat çekici bölümleri arasında. Bunun yanı sıra uzun süreli ilişkilerde rutini kırarak arzuyu yeniden canlandırmanın yolları, iletişimi yıpratan “mahşerin dört atlısı” olarak tanımlanan eleştiri, savunmaya geçme, aşağılama ve duvar örme davranışları, ayrılık sonrasında yaşanan fizyolojik ve bilişsel değişimler, tartışma sırasında gerilimi azaltma, ilişkiyi onarma ve arzuyu yeniden canlandırmada dokunma, empati ve önemsemenin rolü ayrıntılı olarak ele alınıyor.
Sade üslubuyla, hepimizin deneyimlediği duygu ve davranışlara nörobiyolojik açıdan bakmasıyla Aşktan Sonra, ilişkilerin nasıl dönüştüğünü anlamak isteyenlere önerimdir.
Evliliği ya da uzun süreli bir ilişkiyi üç aşamada inceliyor. Aşkın ilk döneminde dopamin ve adrenalinle şekillenen süreç kendiliğinden ilerlerken, oksitosin, vazopressin ve endorfinin devreye girdiği bağlanma döneminde ilişkinin nasıl devam edeceği çiftlerin davranışlarıyla şekilleniyor. Tutku ve arzunun ilk döneminin sona ermesi ise aşkın bittiği anlamına gelmiyor; duygunun dönüşümünü kabul etmek ve bu dönüşüme eşlik edecek davranışları geliştirmek gerekiyor. Aksi halde başlangıçtaki tutkunun ilişki boyunca sürmesi gerektiği inancı, zamanla hayal kırıklığına ve ilişkinin yıpranmasına neden olabiliyor.
Peki çocukluk döneminde ailemizle kurduğumuz bağlar yetişkinlikte ilişkilerimize yaklaşımımızı nasıl etkiliyor? Bağlanma stillerinin beynimiz üzerindeki etkisi nedir? İnsan biyolojik olarak tek eşli mi, çok eşli mi? Kıskançlığın nörobiyolojik temelleri neler? Evliliğin kökeni neye dayanıyor?
Sadakatin hücrelerde bulunan reseptörler ve vazopressin molekülünü kodlayan genle ilişkisi, bu konuda yapılan araştırmalar ve ortaya çıkan şaşırtıcı sonuçlar da kitabın dikkat çekici bölümleri arasında. Bunun yanı sıra uzun süreli ilişkilerde rutini kırarak arzuyu yeniden canlandırmanın yolları, iletişimi yıpratan “mahşerin dört atlısı” olarak tanımlanan eleştiri, savunmaya geçme, aşağılama ve duvar örme davranışları, ayrılık sonrasında yaşanan fizyolojik ve bilişsel değişimler, tartışma sırasında gerilimi azaltma, ilişkiyi onarma ve arzuyu yeniden canlandırmada dokunma, empati ve önemsemenin rolü ayrıntılı olarak ele alınıyor.
Sade üslubuyla, hepimizin deneyimlediği duygu ve davranışlara nörobiyolojik açıdan bakmasıyla Aşktan Sonra, ilişkilerin nasıl dönüştüğünü anlamak isteyenlere önerimdir.
May 18, 2026
Aşktan Önce kitabından hemen sonra okuyup aralarındaki bağlantıyı iyice anlamak istedim. Muhteşem bilgilerle bize aslında aşkın sevgiye dönüşüm sürecini ve bu süreçte nelerle karşılaşacağımızı anlatıyor. Bilimsel verilerle de yazılanları destekleyecek aslında dönüşen aşkı nasıl kontrol edebileceğimizi gösteriyor. Kesinlikle her bilinçli vatandaşın erken yaşlarda okuması gereken bir seri yapmış hocam.. elinize emeğinize sağlık.
June 6, 2026
Devam kitabınızda büyük bir keyifle okudum. Çok güzel anlatmış hayatımızda Aşkın yerini ve ilişkilerin sonuçlarını😍 Kesinlikle Kumamoto oneriyirum
June 19, 2026
Devam kitabı olarak yine Aşktan Önce gibi okuması oldukça kolay bir kitap. Ana düşüncesi aşktan sonrası asıl mesele, sevgi emek ister, kolay hazlar yerine sevginize odaklanın.
Displaying 1 - 4 of 4 reviews


