Jump to ratings and reviews
Rate this book

Umami Öykü Antolojisi

Rate this book
Bir beden hangi biçimlere bürünebilir? Zaman çizgileri nerede kırılır? Hafıza yalnızca geçmişe mi aittir, yoksa geleceği de baştan yazabilir mi?
Umami Öykü Antolojisi, Türkçe edebiyatta spekülatif kurgunun açtığı imkânlara bakan 15 öyküyü bir araya getiriyor. Bilimkurgu, fantastik, distopya, büyülü gerçekçilik ve türler arası anlatıların kesişiminde duran bu metinler; bedenin, zamanın, hafızanın, arzunun ve dünyanın başka türlü kurulabileceği ihtimalleri yokluyor.
Açık çağrı sonucu 120 başvuru arasından seçilen öyküler; yeraltı şehirlerinden alternatif geleceklere, dönüşen bedenlerden yeni toplumsal düzenlere uzanan dünyalar kuruyor. Bu dünyalarda okuru sadece başka gezegenler, kırılmış zaman çizgileri ya da henüz var olmamış teknolojiler değil; başka türlü ilişkilenme biçimleri, yakınlıklar ve birlikte var olma halleri de bekliyor.
Umami Kitap’ın antoloji serisinin ikinci halkası olan Umami Öykü Antolojisi, spekülatif kurguyu geleceği tahayyül etmenin yanı sıra, bugünü yeniden düşünmenin de bir yolu olarak ele alıyor. Türkçe yazan farklı sesleri bir araya getiren bu kitap, okuru tekinsiz, canlı, kırılgan ve dönüştürücü hikâyelerin içinden geçmeye davet ediyor.
Çünkü başka dünyalar yalnızca mümkün değil—çoktan başlamış durumda.

192 pages, Paperback

Published May 8, 2026

Loading...
Loading...

About the author

Kolektif

128 books

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
1 (20%)
4 stars
2 (40%)
3 stars
1 (20%)
2 stars
1 (20%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 of 1 review
Profile Image for Simay Yildiz.
777 reviews192 followers
May 14, 2026
Beklentileri karşılayan bir antolojiydi: bunu belirtmek istedim çünkü genelde kitapların arka kapakları bile çok yanlış yönlendirebiliyor okurları. Çoğu öykü koleksiyonunda olduğu gibi, ki hepsi aynı yazarın kaleminden çıkmış olduğunda da, bazılarını diğerlerinden daha çok seviyorum. Bunda da yine öyle oldu. Benim özellikle highlight etmek istediklerim:
- Yem, Canan Armoni Altın: "Bu çok yakında gelir başımıza; hatta gelmiştir ama söylemiyorlardır" diye diye triplere girerek okudum.
- Zürefanın Düşkünü, İmran Gökçe Şahin: O "hatırlamak istemeyeğin gelecek" hikâyesini "bu öykü burada bitti-- de gerçek başladı mı?" sorusuyla bitiriyor. Ben bunları yazarken başlamadıysa da iki saniye sonra bile başlamış olabilir!
- Vampirin İntikamı Kanlı Olmazmış, MadamKaari: En sevdiğimi en sona sakladım. Özellikle rızası olmadan vampire dönüştürülmesine verdiği tepkilere ve daha pek çok yere yüksek sesle gülerken diğer yandan o kalp kırıklığını, yalnızlığı, birilerine güvenme ihtiyacını da hissettim.

Beklenti falan dedin de neydi bu kitabın olayları diyenlere de Sonsöz bölümünden şurayı bırakıyorum:

Burada kurulan dünyalar "Ya öyle olsaydı?" sorusunun peşinde gitmekle yetinmiyor; aynı zamanda "Olmakta olanı nasıl başka türlü düşünebiliriz?" sorusunu da ısrarla soruyor. Çünkü kuir varoluş, çoğu zaman henüz yaşanmamış bir gelecekten çıkıp gelmiyor; çoktan yaşanmış ve hâlâ sürmekte olan bir deneyim olarak varlığını sürdürüyor.
Displaying 1 of 1 review