"Dişi olan karadul örümceği, erkeğiyle çiftleştikten sonra onu bir güzel yermiş. Yediği erkek sayısı günde yirmiyi bulabilirmiş. Denilen odur ki erkek, sadece yavruları olsun diye kendini kurban edermiş. Bir günde yirmi erkek!Ben bir tanesini bulmaya çalışırken maymun oldum, Allah'ın örümceği günde yirmi erkeği bulduğu gibi bir de mideye indiriyor!"
Çok sevgili Türk kızı, Bir önceki kitapta mevcudiyetimizin ve istikbalimizin yegâne temelinin bir koca bulmak olmadığını anlatmaya çalışmıştım hatırlarsan. O kitapta bana verilen tavsiyeleri hiç uyguladın mı bilmiyorum ama sonunda başıma neler geldiğini gördün. Şunu hiç unutma: sen belli bir yaşa gelene kadar kimileri evlen diye baskı yaparken kimileri de evlenmeni engellemek için elinden geleni ardına koymayacak!Nikâh masasına oturana kadar atlatman gereken çok badire, dahili ve harici çok bedhahların olacak.
Tüm bunlara rağmen akıl sağlığını koruyabildiysen seni gönülden tebrik ediyorum; yüce bir insan, eşsiz bir varlıksın sen Türk kızı!
Şebnem Burcuoğlu, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünü takiben yüksek lisansını Boğaziçi Üniversitesi Avrupa Birliği Çalışmaları bölümünde tamamladı. Kurumsal İletişim alanında yönetici olarak çalışan Burcuoğlu, aynı zamanda köşe yazarlığı yaptı. 2014’ün en çok satan kitaplarından biri olan ilk eseri Kocan Kadar Konuş, BKM tarafından aynı adla sinemaya uyarlandı.
İlk kitabı okurken filmi çoktan çıkmıştı. Dolayısıyla kitabı biraz okuyup daha sonra filmini izlediğimden kitaba sıkılırım diye devam etmemiştim.Fakat Kocan Kadar Konuş Diriliş çok hızlı okunan bir kitap oldu ve gerçekten çok keyif aldım.Beni çok eğlendiren bir kitap oldu.Serinin konusu ve işlenişi benim açımdan oldukça özgündü.Efsun'u kendime o kadar yakın hissettim ki anlatamam :)
ilk kitap kadar eğlenmedim nedense. Bir genç kadının kendi kendine söylenmesi gibi geldi sadece. yeni karakter sadece bir tane; ki ilk kitaptaki karakterler de yeterince yer bulamamış kendine. beyaz atlı prens sinan pasifleştirilmiş, evlilik süreci yerden yere vurulmuş ve sonuç olarak ilk kitabın yarım kalmışlığını tamamlamak üzere zorlama bir kapanış olmuş. aşkı göremiyoruz. kıvrak zeka malum, espriler havada ama tabiri yerindeyse fazla çıtır çerez olmuş. filmini izledikten sonra üstelik, oyuncuları karakterlerden ayırt etmek imkansız. seneye filmin de ikincisi gelir, benden söylemesi.
Seri kitaplarda şüphesiz hep ilk kitaplar daha güzel olur daha çok ön plana çıkar.Burada da öyle olmuş.Diriliş de çok eğlenceliydi ama ilk kitap gibi her sayfada deli deli gülmedim.Efsun ve Sinan ın başına yine gelmeyen kalmıyor.Her türk kızı gibi kaynana korkuları yaşıyor ama nihayet peri masalı gibi sarayda son buluyor.
Şanslı bir şekilde iki kitabı birlikte almam sonucu o bitince direk buna başladım. Daha başlar başlamaz sacmaydi kitap. Başlarına gelen pişmiş aşın başına gelmez çünkü. Sinan gibi insana benzer bir karakterin hatrina okudum yine de tüm kitabı. Sonu desen başından beter. Spoiler vermiyorum ama ipucu: hayal kırıklığı, hayal kırıklığı... Kızın olmadık şeyleri sineye çekmesi yapması gerekenleri yapmaması bir allahın kulunun da çıkıp ne istiyorsun dememesi. Daha da beteri zaten kızın ne istediğini bilmeyip düşünmeyip ne istemediğini bilmesi. Onu söyleseydin bari. Sonuçta ilk kitabı okuduysaniz e bunu da okuyun bari içinizde kalmasın ama ilkini okumadiysaniz yol yakinken dönün.
En az birincisi kadar eglenceli. Efsun'un evlilik arifesinde yasadigi maceralar. Ama bu sefer okurken gozumun onune hep Ezgi Mola ve Murat Yildirim geldi :) Yazara dip not; Efsunun evlilik sonrasi maceralarini da merak ediyorum :) Cok yaşa Efsuunnn!!
Ya evlilik sürecini o kadar güzel anlatmış ki. Yeni evlendiğim ve Efsunun kafada olduģum için resmen kitapta kendimi gördüm. İnsan hayır yapmıcam benim düğünüm böyle olmıcak derken kendini her b.kun içinde buluyor. Bence bu süreci çok güzel aktarmış. Ben ilk kitap gibi bunu da çok beğendim :)
Bir gece de biten, bol kahkaha attıran bir kitaptı. İlkinde eğlendiğimin iki katı güldüm bu kitapta. Eğlenmek isteyenlere, kafasını boşaltıp deşarj olayım diyenlere tavsiye ederim. Uzun uzadıya yorum yapmama gerek yok, kahkaha atmak isteyen okusun ;)
Diriliş ilk kitaba göre bir tık daha iyiydi, diyebilirim sanırım. Öyle aman aman okunmayacak bir seri değil, okutuyor bir şekilde kendisini. Sular seller gibi akıyor sayfalar.
Diriliş'te de Efsun ile Sinan'ın evlenmeye doğru giden süreçlerini okuyorsunuz. Yine aileler ön planda, tabii ki. Bazı kısımlarına hak versem de çoğu yerde E, öf, yeter artık. 10 defa hayır diye düşünüyorsun bir defa diyemiyorsun, diye diye krize girdim.
Bir de yersiz espriler vardı, Efsun'un düşüncelerinde. Hakikaten günümüzde twitter'da bile yazılmayacak espriler, cümleler yer alıyordu kitapta. Komik olmak için bu denli uğraşmasa kitap bunu takmazdım ama baya uğraşmış, ne diyeyim.
Yani, filmini de izleyeceğim. İzlemezsem doğru düzgün bir yorum yapamam çünkü. Muhtemelen filmini izledikten sonra diyeceğim şey şu olacak: Kitapları boş verin, alın, filmlerini izleyin. Ezgi Mola döktürmüş gibi duruyor çünkü. Zaten diyalog ve sahne değişimlerinden de farklı bir şeylere gebe olduğu anlaşılıyor.
Vasat değildi, ortada bir emek var belli. Ama okumasam kesinlikle pişman olmazdım, bu yüzden de 2.
Kocan kadar konuş kitabının devamı. Bu kitabıda okurken aynı şekilde aşırı eğlendim. Efsunun hikayesi her genç kızın, özellikle bekar ise, kendi hayatından bir parça bulabileceği bir kitap. İlk kitabın bittiği yerde devam ediyor. Çok komik ve akıcı bir şekilde anlatılıyo. Bu hikayeninde filmi çekilmişti. O da en az kitap kadar iyi. Kesinlikle tavsiye ediyorum
Efsun'a bayıldığımı zaten bir önceki kitabında dile getirmiştim ama bu kitaptaki olaylar çok ayrı eğlenceliydi. Sabahattin Ali göndermeleri özellikle çok keyifli. Efsun tam bir geek ve hayatında ilk kez bir adamı etkilemek istiyor. Harika bir aşk hikayesi. İçinizi gerçekten kurabiyeye çevirecek. Kesinlikle okumalısınız.
Birinci kitap kaldığı yerden devam ediyor. Bu kitaba birincisine güldüğüm kadar güldüm diyemem yine de şaşırtıcı ölçüde esprili olmuş. Eğlenceli, hatta tam bir yolculuk kitabı. Tavsiye ederim. =)
Sonunda çıktı kitap, sonunda okudum ben! :D Kitabın çıkacağını filmin fragmanında görmüştüm, zaten ilk kitaba bayılmış, filmdeyse gülmekten ölmüştüm. Ön siparişe çıkınca hemen aldım. Kitap 1 Nisan'da çıktı, 2 Nisan'da elimdeydi ve aynı gün bitti. Sınavlardan dolayı yorum yazamamıştım. Zaten kitabı da sınava çalışmak yerine okudum, 3 saatimi ya almış ya almamıştır.
Kitap yine çooook güzeldi. Yine biz Türk kızlarının mevcudiyetinin aslında evlenmekten ibaret OLMADIĞINI anlatmaya çalışmış yazar. Çok güldüm, çok eğlendim hatta bir noktada çok hüzünlendim. Yine Türk işi bir kitap olmuş. Zaten 250 sayfa bir şey hemen bitiverdi. 2. kitapta bıraktığımız yerden başlıyor kitap. Efsuncuk hayatının atılımı sonrası ne halde onu görüyoruz. Film de ilk kitap gibi çok muallak bir yerde bitmişti, hatta birlikte gittiğim arkadaşım onu sonu muallak bir filme götürdüm diye beni öldürecekti, ama merak etmeyin saldırıları bertaraf ettim ve 2. kitabımızdaki mutluluğa eriştim :D
Kitabı okurken aklıma hep benim annemler geldi. Türk işi düğün hazırlıkları mevzusu beni hep şaşırtmıştır; bu da üstüne cuk oturdu. Sinan'ın babaannesi kitabımız baş karakteri denebilir, evlerden ırak olsun öyle kaynana, çok fena. Efsun daha tripli kadın olmayı öğrenememişken gelin oluverdi, yazık zavallım almadı kafası olanları. Kitabın kapağında bir kırmızı ip var, o kısım ayraçta ve kitapta açıklanmış; yani bir anlamı var ;)
Kısaca çok komik, çok eğlenceli, zevkli bir kitaptı. Kitapta Sinan-Efsun aşkını pek hissedemediysek de aslında oldukça gerçekçiydi kitap, okuyun derim Gülmek :)
-----------
"Kanı deli akıyor benim Sinan'ımın. Hercai." "Sinan pek hercai değildir ama?" "Hercaidir." "Yok canım." "Öyledir. Hercai." Ey Çelik! Sesimi duyuyorsan üç kere serumu salla.
****
Bir dakika? Seni anlıyorum mu dedi bu? Doğru mu duydum? Bir erkek bir kadını bu kadar kolay anlayamaz. Kitaplara, alışkanlıklara, hormonlara uymaz, zincirlere sığmaz.
Ah be Efsun kuzum neden elini masaya vurup "Yeter!" diyemiyorsun? Neyse kaptı gül gibi çocuğu sonuca bakalım. Kitap gene ilki gibi çok eğlenceliydi -artık edebi hiç bir yönü yoktu demekten vazgeçin!- Gene altını bol bol çizdim kitabın. Ne güzel şeymiş kırmızı ip hikayesi, o sahneyi üç beş defa okudum. Bu kadar içten verilen kırmızı ipten sonra kafam kadar tek taş gelmiş ne olacak, peeeh! Sonu tam istediğim gibi bitti, o düğün olsa ben okuduğum yerden çıldırırdım gerçekten. Ama Efsun insan az bir heyecan yapar o ne biçim bir ruh hali öyle. Kitap boyu çıldıracaktım. Yeter be Efsun, bir silkelen gör Sinan seni her halinle seviyor, korun çevrenden diye. Kitabın en güzel kısmından biri Filiz Ali kısmıydı, Allah'ım yok mu bize de hayali yazar arkadaşlar? Yazarın ellerinden bol bool öpüyorum, kalemine sağlık. Üç çıksa gene de severek okurum. Önyargılı olmayın bir başlayın kitaba devamı gelir.
Bu kitabı alırken tek beklentim ilki kadar hızlı akması ve uçak yolculuğunda can sıkıntımı almasıydı, maalesef bunu bile karşılayamadı. Berbattı. Tebrik ederim, Tolstoy'un Diriliş'inden daha zor akan bir kitap yazmayı başarmış yazar. 30 yaşındaki Efsun'un ergen sızlanmalarından ve zorlama esprilerinden ibaret bir ikinci kitap yazılmış. İlki satınca pek çaba harcanmadan alelacele kaleme alınmış gibi bir havası vardı. Eğlenceli değil, kafa dağıtıcı değil, gerçekçi desen hiç değil. Edebi değer beklentimiz zaten yok bu tip kitaplardan ama bunu kim niye okusun? Araya bol bol sıkıştırılan cinsiyetçilik ve yeni spiritüel akımlarla kendi çapında dalga geçmesi de cabası.
#KocanKadarKonuşDiriliş Roman, en iyi arkadaşı Sabahattin Ali'nin hayaleti olan, kitaplara gömülü bir hayat süren ve şaşalı hiçbir şeyden haz etmeyen #Füsun ile bunun çocukluk arkadaşı varlıklı bir ailenin tek oğlu #Sinan'ın evlilik yolundaki maceralarını anlatıyor. İlk kitapta, filmine gittiğim için okumamıştım, ailesinin Füsun'a koca bulmak için çırpınışları 2. Kitapta evlilik yolunda yaşanan sıkıntılara dönüşüyor. Çünkü yetişkin bir Türk ailesinin; mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli evlilik sürecini olabildiğince çetrefilli bir hale getirmektir 😉 okuduk, güldük, eğlendik
I like this book.The only thing made me read the second book is after watching the movie for the first book I was shocked because the main character just like me.. I mean I'm not 30 yet but my family kind of look like hers. To be honest I understand a little bit of turkish because it's not my native language so I've bought this book to improve my language.. I didn't understand it completely so I think I'll re-read it when my language gets better :)
3 saatte bildiğin yaladım yuttum kitabı. Yine çok samimi, yine çok eğlenceli, yine çok bizden bir kitaptı. Efsun`un derdi 1 idi 2 oluyor.. kendi ailesi yetmezmiş gibi bir de Sinan`ın babaannesi Cavide Hanım giriyor işin içine ki kendisi evlere şenlik bir kadın. Kahkahalarla okuyacağınız bir kitap, kaçırmayın :)