Jump to ratings and reviews
Rate this book

Günlük Yaşamdan Sanata

Rate this book
Umberto Eco, her ne kadar romancılığıyla daha ön planda olsa da, elbette roman yazmadan önce de sanatı, kültürel ve bilimsel tartışmaları gazete ve dergilerde yayımladığı yazılarla yönlendiriyordu. Günlük Yaşamdan Sanata, Eco'nun Antik Yunan'dan Ortaçağ'a, Rönesans'tan bilişim çağına uzanan derin birikimiyle göz kamaştıran bir kitap.

Umberto Eco, en çetrefil konuları her kesimden okurun kolayca anlayabileceği bir dille anlatır. Ancak ona özgü ironi, sanatın günlük yaşamın hemen hemen her alanıyla bağlarını kurcaladığı bu denemelere müthiş bir okuma keyfi katıyor: Ortaçağ, medya, gösteri kültürü, ölüm cezası, Coca-Cola... Çağdaş yaşamın tüm göstergeleri, Eco'nun hayranlık verici yorumlarıyla yeni değerlendirmelere açılıyor.

256 pages, Paperback

First published January 1, 2014

10 people are currently reading
185 people want to read

About the author

Umberto Eco

953 books12k followers
Umberto Eco was an Italian medievalist, philosopher, semiotician, novelist, cultural critic, and political and social commentator. In English, he is best known for his popular 1980 novel The Name of the Rose, a historical mystery combining semiotics in fiction with biblical analysis, medieval studies and literary theory, as well as Foucault's Pendulum, his 1988 novel which touches on similar themes.

Eco wrote prolifically throughout his life, with his output including children's books, translations from French and English, in addition to a twice-monthly newspaper column "La Bustina di Minerva" (Minerva's Matchbook) in the magazine L'Espresso beginning in 1985, with his last column (a critical appraisal of the Romantic paintings of Francesco Hayez) appearing 27 January 2016. At the time of his death, he was an Emeritus professor at the University of Bologna, where he taught for much of his life. In the 21st century, he has continued to gain recognition for his 1995 essay "Ur-Fascism", where Eco lists fourteen general properties he believes comprise fascist ideologies.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
26 (29%)
4 stars
45 (50%)
3 stars
18 (20%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 6 of 6 reviews
Profile Image for Argos.
1,270 reviews497 followers
December 16, 2021
Her Umberto Eco kitabı okuduğumda ya ne kadar az şey bildiğimi ya da Eco’nun bu kadar çok şeyi nasıl öğrendiğini sorguluyorum. Büyük bir hazine, bilgi küpü, sadece adıyla özdeşleşen Orta Çağ’ı değil, her çağı yorumluyor, sentezliyor. Bu kitabında da her ne kadar kitap adında sanat geçiyorsa da sanatdan çok kültür üzerine düşünceler ağırlıkta.

Kuzey Amerika ile kafasını buluyor, onların sanattan anladıklarının para getiren eğlence sekrörü olduğunu örneklerle anlatıyor. Örneğin Lyndon Johnson Memorial, Madonna Inn, Hearst Sarayı, Bawyeralı Ludwig’in gotik şatosu vb…Ölüm Cezası üzerine yazdığı hayali diyalog müthiş, bir şekilde bulunup okunmalı.

Borges’in Babil Kitaplığı’ndan yola çıkıp kitapçılar ve kütüphaneler hakkında yazdığı bölüm tatlı tatlı gülümsetiyor. Modern çağımızı, teknoloji çağının ruhunu 40 yıl önce yakalamış büyük usta, o derin (ve hatta acımasız) ironi yeteneğiyle anlatmış, şimdi olsa neler yazardı acaba ? Çok özel bir kültür deposu, her daim zevkle okunur.
Profile Image for Ferda Nihat Koksoy.
522 reviews30 followers
November 6, 2023
-Çöken ROMA İmparatorluğu'nun nedenleri, Helenizm ve Tanrı Mitra inancına kapısını açması, Hıristiyanlığın gelişmesi, yeni kabilelerin göçlerinin kabulü ve vatandaşlaştırılmasıdır. Asiller pagan tanrılarına, askerler Tanrı Mitra'ya, köleler ise Hıristiyanlığa inanmakta; Klasik Romalı ve onun pagan inanışları ortadan kalmaktaydı. Bugün BATI'DA ROMA'NIN YIKILMASINDAN ÖNCEKİ HALE BENZER DURUMLAR MEVCUTTUR: Klasik Batılı liberal/ entelektüel yok olmakta, Rönesans'ın öncüsü püriten protestan artık eş değiştirmekte ve aileyi yok etmekte, teknoloji kurum ve kavramları yıkmakta ve toplumsal yapı odakları kaybolmaktadır.

-Kapitalist sistem için alternatifler üretebilecek üniversiteler zayıflatılmakta; AŞIRI KALABALIK, AŞIRI BAĞLANTILILIK ve AŞIRI ETKİNLİK TALEBİ, sistemin ÇÖKÜŞÜNÜ yaklaştırmaktadır.

-"Kavramsal-Sosyal kuramcılar" ile "elektrotekniğin global köy tezcileri" arasındaki karşıtlık artmaktadır.

-SANAT ile ZENAAT arasındaki ayrımın silindiği, sanatsal ESER ile üretilen NESNE farkının gözetilmediği ORTAÇAĞA YAKIN bir pozisyondayız. Ortaçağ sanatında da olmayan SİSTEMATİKLİK, bugünün sanatında da ÜST ÜSTE YIĞMA, YAN YANA KOYMA şeklinde kendini göstermektedir.

-Başkan JOHNSON'un KENDİSİ İÇİN yaptırdığı ANIT-KABİR, Amerikan beğenisinin ve günün anlayışının en iyi belgelerindendir.

-ABD'de hayat, OYUN/YANILSAMA, MÜZE/TEŞHİR BARAKASI ve GERÇEK/TAKLİT geçişkenliklerinde yaşar ve herşey EN İYİSİ ve DAHA FAZLASI (non plus ultra; more to come; more and more) üzerine kuruludur.

-ABD'de Manhattan'ın Kızılderililerce Flemenklere satış sözleşmesinin ORİJİNAL metni diye İngilizce sözleşme (Flemenkçe değil) müzede sergilenmekte ve bunun da kopyaları (?) çıkışta herkese satılmaktadır.

-ABD müzelerinde GERÇEK/SANAL ve DÜN/BUGÜN fark etmeksizin, Mozart ile Tom Sawyer, Beethoven ile Alice yan yana sergilenmektedir. Hatta Michelangelo'nun Davud heykelinin siyah saçlı hali ve Louvre Müzesi'nin kolsuz Milo Venüsü'nün kollu şekli bile mevcuttur.

-Roma, Helen kültürünü yıkmak için elinden geleni yaptıktan sonra, bilinç ötesindeki vicdan azabının etkisiyle, o kültürün TAKLİTLERİNİ üretip her yerde sergileyen bir KÖPEKBALIĞI'dır. ABD bugün aynı şeyi Avrupa için yapmaktadır.

-DİSNEYLAND, ABD'nin SİSTİNE ŞAPELİ'dir; TAKLİDİN, TÜKETİMİN, YOZLAŞMIŞ ÜTOPYANIN (distopya), SALDIRGANLIĞIN ve EDİLGİNLİĞİN mabedidir.

-OSCAR ve NOBEL talihsizliktir; klişe yaratırlar.

-ABD, "İYİ-SANAT-TARİH-MASAL" dörtlüsünün ete kemiğe bürünemediği için PLASTİĞE dönüşüp İKONLAŞTIĞI bir ülkedir.

-İKTİDAR, MİKROİKTİDARLARLA yaşar ve TAMİRLERİNİ gerçekleştirir. Bu mikroiktidarlar sürdükçe, gerçekleştirilecek saldırı onu yıkmaz, aksine güçlendirir ve sürdürücüsü haline gelir.

-Bir tişörtü tasarlayan, pazarlayan, reklamını yapan, alıp-giyen; hep birlikte İDEOLOJİYİ yaymakta ve KİTLE KÜLTÜRÜNÜ oluşturmaktadır.

-Günümüzde, öncelikle dinlemek-izlemek amacıyla değil, "TOPLUCA BİR AYİNE, RİTÜELE İŞTİRAK ETMEK" için GÖSTERİLERE katılınmaktadır.

-Değişmezlikle hayatı izah etmeye çalışan ZENON ile herşeyin değiştiğinin ve hareketin savunucusu HERAKLİTOS arasındaki zıtlık bilinir. Halk isyanı sırasında Zenon'un katılmakla kalmayıp isimleri ispiyonlamamak için dilini ısırarak koparması ile Heraklitos'un halkı küçümseyerek eylemlilikten uzak kalması, HAYATIN İRONİSİ'dir.
Profile Image for Sinan Öner.
399 reviews
Read
September 26, 2020
İtalyan Yazar Umberto Eco'nun "Günlük Yaşamdan Sanata" kitabı Can Yayınları'nca yeniden yayınlanıyor! Daha önce Adam Yayınları'nın yayınladığı kitapta, Umberto Eco'nun sanat üzerine yazıları var, Umberto Eco sanat üzerine yazarken neredeyse dünyadaki tüm konulara değiniyor, sanat dünyayı anlatıyor Umberto Eco'nun kavrayışı ile. Umberto Eco'nun "Gülün Adı", "Foucault Sarkacı" gibi romanlarını yıllar önce yayınlayan Can Yayınları'nın Umberto Eco'nun Tarihçiliğini fark ettiğimiz yazılarını farklı kitaplarda yayınlaması çok değerli bir yayıncılık çabası! Umberto Eco, ciltlerce yazdığı tarih kitapları ile 20. Yüzyıl'ın en önemli Tarihçilerinden biri olduğunu kanıtlıyor. Umberto Eco'nun romancı kişiliğinin de katkıda bulunduğu "Günlük Yaşamdan Sanata" kitabı 20. Yüzyıl'ın dünyasını anlamak açısından vazgeçilmez bir yayın.
Profile Image for Cem Yüksel.
384 reviews67 followers
August 17, 2017
Yeni bir ortaçağ karşılaştırmasından, Amerikan aşırıgerçekçiliğine, yine Amerikan kültürünün başı çektiği Mutlak sahteden taklite, Candomble Orixa'larından , Sokratik bir ölüm cezası sorgulamasına, kitaplıklardan ,Kazablanka filminin arketiplerinin çözümlemesine , blucinden yola çıkıp giysinin düşünceyi şekillendirmesine , Aziz Tommaso'nun Aristo'suna çok keyifli bir Umberto Eco ziyafeti.
12 reviews1 follower
August 6, 2021
Son bölümünde Aquinalı Thomas üzerine yazdıkları çok iyi
Gülün Adı romanı bu tema üzerine ilerliyor sanırım
Profile Image for MURAT BAYRAKTAR.
397 reviews13 followers
January 13, 2020
Kitabı iki kısma ayırabilirim ben. İlk kısım U. Eco 'yu neredeyse hiç takip edemediğim, daldan dala atlamalar ile biraz kültürden ve onun bilgi hazinesinin bendeki noksanlığından okuduklarımın çoğu birbirine girdi. Bilgi eksikliğim yüzünden de anlayamadım, kitaptan koptum çoğu kez. İkinci kısımda ise takip edebilir hale geldim ve yazılardan keyif aldım. Yine her zaman olduğu gibi başarılı analizleri ve tespitleri var Eco'nun ve bunu yıllar yıllar evvelden yapmış olması okurken insanı epey şaşırtıyor. Çünkü kitaptaki yazılar 1970lerde ve 80lerde yazılmış.

Umberto Eco zeki ve çok akıllı bir entellektüel ancak bazen kendini kaybedip çok gaza basınca takip etmesi çok güçleşiyor, dikkat dağılıyor. Spesifik bir kitap, herkesin okuyacağı ve bundan zevk alacağı bir kitap değil. Tabiki tüm U. Eco severler okumalı ama..
Displaying 1 - 6 of 6 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.