Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kusursuz Yabancı

Rate this book
BAZEN EN GÜVENLİ ALANINIZ SANDIĞINIZ YER,
BİR GÜN BİR YABANCININ GELMESİYLE EN BÜYÜK HAPİSHANENİZE DÖNÜŞÜR.

Eylül, babasının vefatından sonra yapayalnız kaldığı aile yadigârı evinin devasa sessizliğinde kendi düzeni ve kendi kurallarıyla yaşamaktadır. Ancak sessizliğin ağır yükü onu dipsiz bir kuyuya sürüklemeye başlar. Bu yük artık taşınmaz bir hâl aldığında evinin kapısını hiç tanımadığı bir yabancı; çekingen, kibar, uysal bir genç kadın olan İnci’ye açar. İnci’nin gelişiyle ev yeniden nefes almaya başlar. Mutfaktan gelen taze yemek kokuları ve paylaşılan sofralar, Eylül’ün yıllardır kapalı tuttuğu kapıları aralar. Fakat bu huzurlu tablo yerini yavaş yavaş korkunç bir şüpheye bırakır. Eylül, evin içinde olan bitenleri anlamlandıramaz; gerçeklik yavaş yavaş avuçlarından kayıp giderken hem kendi zihniyle hem de evini paylaştığı İnci’yle karanlık bir savaşa sürüklenir. Koridorların artık tekinsiz olmadığı, aynaların yabancı silüetler sakladığı bu evde Eylül, korkunç bir gerçekle yüzleşmek zorundadır. Çünkü en tehlikeli sızıntı, dışarıdan gelen değil; içeridekinin yerini sessizce alandır.

Kristal Marmara Yılın En İyi Yazarı ödüllü Sezin Karameşe’den, soluksuz okuyacağınız bir psikolojik gerilim romanı: Kusursuz Yabancı.

352 pages, Paperback

Published January 1, 2026

Loading...
Loading...

About the author

Sezin Karameşe

5 books32 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
22 (31%)
4 stars
34 (49%)
3 stars
13 (18%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 21 of 21 reviews
Profile Image for nazlı hilâl.
98 reviews
June 8, 2026
bitirdim... keyifle okudum ama asırı da bayılmadıgımı itiraf etmeliyim, bu da benimle alakalı. su ana kadar cok gerilim okudum ve cok mindfuck film izledim (sezomun onerileri sayesinde bir suru muthis mindfuck filmi izledim💘) dolayısıyla eger cok cok farklı bir ters kose yoksa genelde olayı, katili falan tahmin edebiliyorum. kitabın sonu asırı sasırtmadı ama yine de cok sevdim. sezinin zaten gerilim turundeki ilk kitabı, normalde bu turde yazmadıgı icin ilk kitabına gore gayet guzel bence. inanılmazz surukleyiciydi, keyifle okudum. ellerine saglık sezom, cok guzeldi🫶🏻💖
Profile Image for nami.
3 reviews
June 26, 2026
sezoyu yıllardır takip eden bir takipçisi olarak ilk defa bir kitabını aldım. neden bilmem daha öncesinde denk gelmemiştim, okumada yavaşlamıştım gibi çeşitli sebeplerden hiç okuyamamıştım. yeni kitabı psikolojik gerilim olunca genre’ya da bayılan biri olarak kitapçıda görünce hemen almak istedim. hatta ve hatta uzun süreden sonra ilk defa bir platformda yorum yazmak istedim. yorumlamaya geçmeden önce ellerine sağlık diyeyim sezom, sahiden keyifli bir kitaptı.

hikaye, babasının vefatının ardından annesi yazlıklarına yerleştiği için istanbul’daki koca ihtişamlı evinde tek kalışından ötürü epeyce yalnızlık çeken eylül’ün ev arkadaşı aramasıyla başlıyor. bu adaylardan sonuncusu ise inci adında yirmili yaşlarında naif ve neşeli bir kız oluyor. inci’yle anlaşıyorlar ve inci eve taşınıyor, sonrasında evinde bir başkasının gelmesiyle eylül’ün düşünce dünyasının değişimini, bu çok “düşünceli” ve hatta kitabın da adını aldığı “kusursuz yabancı”nın sandığımız ya da eylül’ün sandığı kadar kusursuz olmadığını okuyup yavaş yavaş düğümleri çözüyoruz.


***spoiler***

kısa bir girişten sonra gelgelelim kitabın işleniş ve detaylarına. kitabın dili akıcı, sade. okumak su gibi kolayca akıyor. eylül “unreliable narrator” yani güvenilmez bir anlatıcı. çözmesi keyifli olan bir anlatıcı şeklidir dolayısıyla bu bir artıydı benim açımdan. eylül’ün cümlelerinin kesikliği ve her şeye karşı analiz tadındaki monoloğu sezin’in kendi yazım dilinden miydi, yoksa karakterimizin özelliklerine uygun şekilde planlanmış bir anlatım mıydı emin olamasam da analiz şeklindeki konuşmasının karaktere has olduğunu sanıyorum. en başında cümle yapıları biraz okuma hızımı bu sebepten dolayı kesse de devamında dile alışınca aktı gitti diyebilirim. sezin güzel bir hikaye anlatıcı zaten, kitapta da bu anlaşılıyor. ortalarında inci’nin davranışları ve olayların karışmasından ötürü biraz tekrara düşen bir çileden çıkma döngüsü olsa da ben kendi adıma sıkıldığımı söyleyemeyeceğim.

konu belki de basit ve klişe gelebilir kimine, yanlış da değil ancak bir milyon kişinin arasından bir kişinin başına gelebilecek bir psikolojik gerilim bana kalırsa pek yerine ulaşmıyor çünkü biz onu hiçbir zaman yaşayamayacağız dolayısıyla amaç bizi korkutup germekse pek de başarılı olamıyor. lakin ev arkadaşlığı o kadar olağan bir durum ki insan ister istemez geriliyor, sıra dışı olduğu için tetiklenmiyoruz aksine o kadar sıradan bir durum ki bize denk gelme ihtimalinden ötürü karakterle daha çok bağ kurabiliyoruz. bu sebepten ötürü klişe denmesine bir açıdan katılmıyorum.

inci… sahiden çileden çıkartan bir karakterdi, motivasyonu vardı ama bu yaptıklarına free pass verecek bir motivasyon muydu? işte o tartışılır. akıllıca yazılmış güzel bir manipülatör ama gerçeklik ağına takılmadan da edemiyor. kötüye duyarsızlaştığımız bir dünyada “iyi” bizi büyüleyip gözümüzü kör etmiyor, iyi bizim normalimiz değil çünkü. eylül’ün çevresindeki herkesin inanılmaz kolay şekilde eylül’ü sorunlu inci’yi normal bulması inandırıcı değildi maalesef. bir tek arkadaşları gökçe ve bengüsu inanır halde başladılar ancak gökçe kafasını çarptığı andan sonrasında bu şüpheleri direkt hiçe sayıp inci’nin sözünü doğru kabul etti. eylül’ün sosyal çevresinde hayatın başındaki çocuklar yok, iyi kötü karakterden bağımsız yaşını almış ve deneyimleri fazla olan insanlar var. bu insanların yıllardır iş yaptıkları, tanıştıkları birindense on dakika önce tanıştıkları birine güvenmesi… bilemiyorum açıkçası. yanlış olmasın bir sizden gelenler videosunda sezin’in, asıl o mean girl/kötü kızların uzaktan dahi sinirini belli eden tipler değil yüz yüze güler yüzlü olan asla tahmin edilemeyen içten pazarlıklılığı olan tipler olduğunu söylediğini hatırlıyorum. bu düşünce katıldığım bir düşünce olsa dahi belki bu stereotipin çok etkisi altında kalmıştır fark etmeden, bilemiyorum.

emir hikayenin demirbaşlarından değildi bana kalırsa dolayısıyla üstünde pek durmaya gerek yok. eylül de kendi ağzıyla söylüyor zaten emir’e büyük bir aşkla bağlı olmadığını. daha çok katalizör durumu görüyor eylül-inci ilişkisinde. emir o dönem eylül’ün ev arkadaşından sonra en çok gördüğü kişi. inci, eylül’ün silüetine bürünüp eylül’ün sahip olduklarını kendisi kesesine doldurduğu için eylül çıldırırken patlama noktaları oluyor biraz emir. zaten eylül diğer yakın çevresinin inci’yle yakınlaşmasına aynı şekilde tepki veriyor. (annesi, gökçe, kız kanka grubu vs.)

eylül-inci ilişkisine gelecek olursak… yalan söyleyemeyeceğim ilk 250 sayfada homoerotik bir gerilimleri olduğunu düşünmedim değil. hatta direkt ilk düşüncem bu oldu. inci’nin, eylül’ü mahvetmekten ziyade eylül’ün başkalarıyla olan ilişkilerini mahvetmek ve eylül’ü kendine saklamak istediğini düşündüm. geçmişten gelen öfkesine rağmen eylül’e hiç fiziksel zarar vermeyişi, ona yemek yaparak besleyişi şüpheye düşürdü. eylül; emir’i ilk anlattığı anda ona eylül’ün ne hissettiğinden çok emir’in jest ve mimiklerini sorması, eylül’ün yerine geçmek ister gibi durmaktan ziyade eylül’ün nelerden etkilenip kendini nasıl insanlara açtığını not edip ona göre davranmak istediğini düşündürmüştü bana. tabi ki bütün bunlar manipülasyonunu derinleştirip tahakküm kurmak için de yaptığı şeylerdi. hikaye devam edip olaylar olunca aralarındaki ilişkiye dair fikrim daha farkli bir yere evrildi.

kitabın sonuna geldiğimizde ise tahmin edilebilir olsa da keyifli bittiğini söyleyebilirim. ortada tekrarlayan mevzuların bir bir çözülmesi her zaman keyif veren bir şey zaten. son sahne özelinde konuşursak, eylül’ün iki şekerli kahvesini tezgahta görmesi detayı sahiden de dudaklarımı kıvırdı. belki bin kere dedim tahmin ediliyordu diye ama bu bitişin güzel olmadığı anlamına gelmez. sezin yazar olarak hangi anlamda bitirmiştir onu bilemem ki zaten ucu aslında biraz da açık bitmişti.

hikayede verilen verilerden kendi çıkarımım: hikayede hep eylül mü doğru inci mi? diye düşündürüldük, olayların gelişmesi hep birbirine paslaşma şeklindeydi. bir sahnede inci’nin kesinlikle normal olmadığını düşünüyorduk ancak ertesi sahnede eylül öyle bir pot kırıyordu ki okumuz o yöne kayıyordu. bir taraf seçmek için çabalıyorduk ama kitabın sonunda son cümleye gelince eylül’ün aslında o kadar da sağlıklı bir mental durumu olmadığını görmüş olduk. bu da aslında bize bir tarafın haklılığını değil en başından beri iki karakterin de ‘sorun’ oluşunu gösteriyordu. hikaye boyunca sezin küçük hintler vermişti bunun için en azından ben öyle yorumladım. mesela inci’nin eve ilk geldiğinde duvardaki tabloyu soruşu. eylül, orada bir tablonun hiç olmadığı şeklinde cevap veriyor ancak görsel bir veri olarak dikdörtgen bir alanın duvarın kalanından daha açık renkte olduğunu da söylüyor bize. rasyonel açıdan düşünürsek inci’nin o an o soruyu sormak için pek bir sebebi yoktu. bu bize manipülatifliğinin sinyalini de veriyor olabilir, eylül’ün hafıza sıkıntılarının sinyalini de. annesinin antikacıdan aldığı ancak asmadığı bir saatin olduğunu öğreniyoruz ama o saat önceden beri orada mıydı yoksa alınıp hiç asılmayan bir şey miydi açıklığa kavuşmuyor tam anlamıyla. yahut eylül’ün izlendiğini sandığı her dakika. gerçekten inci onu izliyor muydu? odasında birinin olduğunu düşündüğü anlarda inci’nin orada oluşu ama yakalanmayışı absürt düzeyde az bir ihtimal. eylül’ün yatağında bir ağırlık hissettiği ve kenara kıvrılmış inci’yi gördüğü sahnede, inci sahiden ilk defa gelmişti ve fark mı edilmişti yoksa aslında sahiden her saniye eylül’ü izliyordu ve o an eylül uyanınca yakalanmamak için böyle bir yalana mı başvurdu? hikayenin bunları bizim için açıklığa kavuşturmak istediğini sanmıyorum. eylül’ün ağzından inci’nin, eylül’e dönüşmeye çalıştığını okuduk ancak son sahneye geldiğimizde görüyoruz ki bu dönüşüm tek taraflı değildi. eylül de inci’nin manevi kıyafetleri olan özelliklerini giyiniyor onun silüetine bürünürken çizgi buğulanıyor. eylül’e göre inci’nin yaptığını düşünerek biz okuyuculara ve çevresine şikayet ettiği şeylerden kaçını eylül’ün kendisinin yaptığını düşündürüyor bize. kitabın başında hiç benzemiyor şeklinde anlatılan iki uç karakter giderek birbirlerine benzediği için en sonunda tek bir adet doğru ve haklı tarafın olmadığıyla karşı karşıya kalıyoruz.

gelelim bu puanın sebebine. maalesef büyük ve tatsız bir “ama” benim açımdan. hikayenin merkezde yatan en büyük sebebi olan inci’nin de motivasyonunun kaynağı olan hastane ve yanlış şizofreni tanısı. bu konuda bitirdikten sonra ben mi yanlış okudum diye bir daha döndüm çünkü bu hatanın yapılabileceğini düşünmek istemedim cidden. kitapta eylül karakteri psikoloji mezunu ve kendisinin hocasıyla birlikte inci’ye yani zehra’ya durumu manipüle edip kendi kılıflarına uyarak şizofreni tanısı koyduklarını, bu sebeple zehra’nın yıllarca klinikte yanlış bir tedavi görüp ilaçlara maruz kaldığını öğreniyoruz. zehra’nın gördüğü tek sorumlu ve hatalı eylül. bir bakıma bu hikayedeki tek somut olan gerçeğin eylül’ün bu hatası oluşu veriliyor. en büyük faturanın kesildiği insan eylül bu durumda. işte burada saçma ve maalesef tatsız o durumla karşı karşıya kalıyoruz. psikologlar, dört yıllık psikoloji lisansından mezunlardır. doktor değillerdir. terapi yapabilirler evet ama tanı koyamazlar hele de ilaç tedavisine başlatma, reçete yazma gibi yetkinlikleri yoktur. bu yetkinliklere sahip olan kişiler altı yıllık tıp lisansından mezun olup psikiyatri uzmanlığı yapmış doktorlardır. travmadan dolayı kliniğe gelmiş bir çocuğun psikolojik değerlendirmesinden sadece bir kıdemli psikolog ve onun asistanı sorumlu olamaz. şizofreniden dolayı lityum tedavisi uygulandığı yazıyor ki aslında bu da büyük bir soru işareti çünkü bildiğim kadarıyla lityum; şizofrenide ilk sıra ilaç olarak da kullanılan bir ilaç değil, şizofrenide daha çok antipsikotik ilaçlar başlıca olarak kullanılıp duygudurum bozukluğu şiddetine ve agresyona bağlı olarak destekleyici olarak kullanılan bir ilaç. ve ilacı geçsek de kliniğe yatış yapılması için, tedavi görmesi için muhakkak psikiyatrik bir değerlendirmeden geçmesi lazım hatta bir çocuk psikiyatristinin muayenesinden geçmeli. eylül kendi ağzıyla aslında zehra’yla konuşurken onun anlattıklarını dinlerken zehra’nın başta hiç de agresif olmadığını, halüsinasyon görmediğini, rüyalarından bahseden travmalı bir çocuk oluşunu söylüyor. bu durumda psikiyatrik muayenede bu kızın yatışının verilmesi mümkün değil. bir psikoloğun yanlı sözleriyle bir çocuk hastaneye yatamaz hele ki onu yatıran ve bilim dünyasına damgasını vurduğunu söyleyip onu tedavi ettiğini dillendiren kişi bir psikolog ve onun asistanı olamaz. tanı koymadan gerekli gördüğünde psikiyatriye sevk edebilirler yalnızca.

bu kitabın çok ama çok büyük bir eksikliği maalesef. görmezden gelinemeyecek kadar da ciddi bir hata. göreceli bir durum değil çünkü. epeyce bariz bir bilgi. saha araştırmasına bile gerek olmadan internetten dahi öğrenilebilir keza ilaç da aynı şekilde. eğer ki biliniyorsa bu bilgi ve ona göre yazıldıysa da okuyucuda bu şekilde karşılık bulmuyor. kitabın yorumlanabilir kısımları açık uçlu bırakılsın bunda hiçbir sıkıntı yok ancak bu bilgi açık uçlu bırakılıp okuyucunun yanlış çıkarımlar yapmasına sebep olabileceği bir bilgi değil. kaldı ki maalesef yanlış anlama ve yanlış okuma kurbanı da olduğumu düşünmüyorum çünkü hikayenin özellikle de son sayfalarında uzun süre üstünde durulan bir konu. bu kadar editoryal süreçten geçip de bu kadar büyük bir bilgi hatasının gözden kaçması çok ama çok talihsiz bir durum ve ne yazık ki keyifli bir kitap olmasına rağmen büyük bir eksi puan…

toparlayacak olursam bu eksikliğe rağmen keyifli bir kitaptı. bir çırpıda okuyup bitirdim ellerine sağlık sezom, önceki kitaplarını da bir ara okumayı düşünüyorum. umarım ilerideki kitapların ve kariyerin senin için güzel ve tatmin edici olur güzel işler yapacağına eminim💗
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for sıla.
4 reviews1 follower
July 9, 2026
Açıkçası birkaç bölümde gerçekten tüylerim ürperdiğinden sabaha kadar uyuyamadım, ve sonu da öyle bir bitti ki 2. kitap kesinlikle gelmeli. Sezin’in zaten bol betimlemeli ve akıcı yazım tarzını beğeniyordum, bu kitap da öyleydi. Merak uyandırıcı ve biraz gerici bir kitap.
8 reviews1 follower
June 5, 2026
İnanılmaz bir kitaptı gerçekten, kitabın ilk sayfasından bitiş sayfasına kadar her anında gerilip çok yoğun duygular hissettim. Bazı noktalarda gerçekten kitabın içine girip karakterlere bağırasım, kavga edesim geldi. Belli noktalarda çok sinir olup 5 dakikalık birkaç mola aldığım oldu ama onun haricinde soluksuz okuyup birkaç saat içerisinde bitirdim. Herkesin okuması gereken bir kitap kesinlikle, Sezom yine yapmış yapacağını 💅💅
Profile Image for aria.
24 reviews1 follower
June 9, 2026
gercekten INANAMADIM tek bir oturusta bitirdim zaten. diger kitaplarini da okumus biri olarak yazim dili kesinlikle asiri gelismis. konu da inanilmazdi zaten. SONU SOK ETTI
Profile Image for sude.
13 reviews
July 5, 2026
Sezoomm ne yaptın sen ya?? Gerçekten çok güzel bir kitaptı öncelikle, özellikle son kısımlarda elimden bile bırakamadım. Ama orta kısımlarda biraz sıkılmadım değil benzer sorunlar olması ve aynı şekilde çözülmesi beni bir yerden sonra sıktı. Ve Eylül karakterinin tutarsız hareketleri de sinir etmedi değil. Sonlara doğru gerçekten hepsinin Eylül’ün uydurduğunu düşünmeye başlamıştım ama böyle basit bitmesi yerine geçmişle ilgili bir durumun olması hoşuma gitti. Eylül kesinlikle iyi bir karakter değildi Gri bir karekterdi biz onun ağzından okuduğumuz için bizi bile manipüle ettiğini düşünüyorum. Sonda İncinin sen uydurdun dediği kısımların yalan olduğunu düşünmüyorum o yansıma görmesi, sürekli izleniyormuş gibi hissetmesi, nefes alışveriş duymasının Eylül’ün beyninin bir oyunu olduğunu düşünüyorum. Çünkü Eylül’ün de normal bir psikolojide olmadığı belli. O en sondaki kahve sahnesi de ona bir göz kırpmış. Yani İnci’nin gelmesi gibi bir durum değil. Ve ben böyle bir durumda olsam ne yapardım diye düşündüm ve ikisi adına çok üzüldüm gencecik bir kızın öyle bir ana şahit olması ve ondan sonra deli damgası yiyip ilaçlar verilmesi çok üzücü bir durum o yüzden İnci’nin bunları yapması garipsemiyorum ama bir yandan da Eylül’ün yaşadıkları gerçekten çok korkunç ailesinden bile deli damgası yemesi… en sonunda iki karakteri de birbirine çok benzer bir halde buldum (bir yerde İnci’nin bu kadar ilgi göstermesinden dolayı hikaye queer bir çifte dönücekmiş gibi hissettirmedi değil) ve sonunun yorumlanır bir şekilde bırakılması da çok hoş ama en çok Sezin ne düşünerek yazdı onu merak ettim. Kesinlikle gerilim türünü seven herkese öneririm. Sezomunda ellerine sağlık en sevdiğim kitabı oldu kesinlikle. Sanki gerilim filmi izliyormuş gibi hissettim (film olması için manifestliyoruz). Bu kitaba Charli xcx’ten “Girl, so confusing” şarkısını armağan etmek istiyorum…
This entire review has been hidden because of spoilers.
12 reviews
July 2, 2026
sezinim aşk kadınım sen naptın bee. hatunumun elinden okuduğum ilk kitaptı ve bayıllldımm iyi olmasını bekliyordum ama bu kadarını beklemiyordum. arkada yazanın sezin olduğu farkındalığı korkmamı engeller sanıyordum ama sezini hiç fark edemedim orada. duygular o kadar iyi geçti ki ruh daralmasından uzun süre ara verdim ve sonra devam ettim bırakma sebebim de yavaş ilerlemesi değil yani su gibi kitap dilini de çok başarılı buldum. sadece ortaları çok aynı gibiydi ve tersköşeyi daha büyük bekliyordum şaşırtıcı bir şey olmadı. (eylülün eskiden yaptuğı şeye baya şaşırdım yalan yok) orayı okuyunca bi durdum dedim ki ulan inci tamam sen haklısın ama inci onu sevebilmem ya da üzülebilmem için fazla gidik ve korkunç. bi de ben mimik yapma olayı ve eylülün aynada kendisini görmesinden dolayı bu kızın sentetik yüz falan taktuğını düşünüyordum benim düşüncelerin uçukluk?harbiden eylül kendini nasıl gördü lan o zaman delirmediyse allah allah. emir karakterine gelirsem çok gereksiz buldum ve kitabın başından beri şüphelendim pauahjakaka harbiden boş beleş bi şey ama yani niye varsın ki sen. ayrıca sonda nıldu öyle sezin napıyosun nurtanemmm anlamadım kar tanesi bu manyak eve nasıl girdiiiii gidip tiktoktan öğrenmeliyim hemen
This entire review has been hidden because of spoilers.
1 review
June 26, 2026
Sezin’in okuduğum ilk kitabıydı. Gerilim sevdiğim bir tür olduğu için şans vermek istedim ama kitap biraz basit geldi. Hikayenin bir tık daha zengin olmasını umdum. Çoğu gelişme tahmin ettiğim şekilde ilerledi, hiçbir yerde şaşırmadım. Karakterlerle bağ kuramadım, çoğu ile ilgili ne olsa umrumda çok olmayacağını hissettim. Ayrıca ana karakterin verdiği kararlar zaman geçtikçe daha gerçek dışı hissettirdi.

Kitap yerine bir dizi senaryosu olsa daha başarılı olabilirdi diye düşünüyorum ama belki de ben fazla detay bekleyen birisiyim. Benim için kitapta yeterli betimleme ve atmosfer yaratılışı yoktu. Biraz daha pratik ile daha iyi olabileceğini düşünüyorum. 2.5 tan 3 veriyorum.
Profile Image for Sinem Yücel.
44 reviews3 followers
June 18, 2026
Ben ne okudum… bir insan nasıl bunu kurgulayabilir. Sezin karameşe her geçen gün her geçen saniye kaleminine profesyonellik katıyor. İnci’nin yaptıklarını ağzım açık açık okudum muhteşem bir gerilim kitabıydı gerçekten Sezen’in YouTube videolarındaki o paranormal olayları okuyormuş gibi hissettim. Zehra’yla inci arasında bir olay olduğunu kestirdim ama ne olduğunu asla çözemedim. Okurken aktı gitti açıkçası. Gerçekten acaba bir an eylül mü delirdi diye düşündüm. O kadar ki beni şüpheye düşürdü. Zaten bir günde bitirdim elimden bırakamadım çok güzel kurgulanmış bir kitaptı.
This entire review has been hidden because of spoilers.
8 reviews
July 5, 2026
Keyifli okunan bir gerilim kitabıydı fakat kurgu konusunda yeterince tatmin olamadım. Ev içerisindeki gerilimin uzaması ve incinin niyetinin kitabın başlangıcından itibaren belirgin olması merak duygusunu azalttı. Yavaş yavaş inşa edilmiş olmasını tercih ederdim. Gerilimin dozu artsa da olayın ilerleyişi açık olduğundan kitabı elinden bırakamama hissini benim için yaratmadı. Sonu tahmin edilebilir değildi ve tatmin ediciydi fakat sonuca da yavaş yavaş ulaşmak isterdim. Psikolog olmamın da bu değerlendirmeye ve tahmin edilebilir bulmama etkisi olabileceğini son bir not olarak ekleyeyim.
Profile Image for lethe.
1 review
June 17, 2026
tek kelimeyle inanilmazdi. her bolum bittiginde acaba sonraki bolumde ne olacak merakindan elimden birakamadim. tum duygulari resmen ben de eylulle birlikte yasadim. aceleye getirilmemis ve aslinda basindan beri islenmis bir plot twist olmasi da cok hosuma gitti. basarilarinin devamini diliyorum sezin 💗
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for ece⋆˚꩜。.
10 reviews
July 10, 2026
wow. cok guzeldi. biraz hizmetci & verity'e benzettim ama kurgusu cok daha farkli, detayli ve guzeldi. okurken artik o kafa karisikligini kendim yasiyor gibi hissetmeye basladim. kimin dogru kimin yanlis oldugunu sasirdim, bir suru teori urettim. bazi yerler gercekten cok korkunctu. plot twist manyagi biri olarak sonuna bayildim diyebilirim.
Profile Image for E.
46 reviews1 follower
June 18, 2026
asıl plot twist bir plot twistin olmaması mıydı yoksa herkesin bahsettiği plot twist inci/zehra olayı mı???😭 bence birincisiydi ama keşke bir tık daha detaylı verilseydi o kısım. ucu biraz fazla açık kalmış gibi geldi
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Ekinnn.
7 reviews
June 23, 2026
Okurken siniiiiiirrrr krizleri geçirttiren bir kitaptı cidden. Çok sevdim ama Eylül karakterinin çok geç harekete geçtiğini düşündüm yani HADİ ARTIK BE KIZIM BİR ŞEYLER YAP derken buldum kendimi ama genel olarak güzel işlenmişti, dili de çok akıcıydı gayet keyifli bir kitap 🤎
Profile Image for betüş.
4 reviews
July 2, 2026
eski sevgili ardayı neden bu kadar geç hatırladı çookk kızdım??sinirlenip aklına esen her şeyi yapması çok rahatlatıcıydı ama sürekli çaresiz kalması beni ÇOK yordu
psikolojik açıdan yorumlayacak kadar bilgim ve ilgim olmadığı için bazı şeyler anlamsız kaldı bende
ve emirden nefret ediyorum😇
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Zehra Ayaklı.
2 reviews
July 3, 2026
konu disinda anlatim daha gelisebilir diye dusunuyorum, kitabin bazen kendini tekrar ettigini ve cumle yapisi olarak daha basarili cumleler kurulabilecegini de eklemek isterim. okudugum icin pisman degilim ama inanilmaz bir kitap degildi benjm icin.
Profile Image for irem💋.
26 reviews
July 4, 2026
ne zaman okudugumu unuttum. yks den once olduguna eminim. hayatimda okudugum en gergin kiraplardan biriydi yazari olan sesin karameseyi tebrik etmek ve saygi duymak gerek. yillardir takip ediyprim ve inanilmaz agzim acik kaldi anlatamiyorum harikaydi unutamaycahim tek gunde araliksiz bitridim
39 reviews
June 15, 2026
gerim gerim gerildim, evde yalniz basimayken okumak istemedim bence bu da kitabin basardiginin bir gostergesi.
Profile Image for ece.
37 reviews
July 11, 2026
su gibi aktı... aşşşırı iyiydi tavsiye ediorum
Profile Image for Ayc.
1 review
June 25, 2026
çok ama çok güzel bir kitaptı. sezini çok severek takip etmemin dışında yazımını gerçekten çok başarılı buluyorum, bir süredir reading slumptaydım ve beni oradan çıkaran bir kitap oldu. gerilimi doruklarda hissettiren bir kitaptı, gerçekten eylülün çaresizliğini ve gerilimini dibine kadar hissettik. genelde bu tarz kitaplarda motivasyon bana çoğu zaman yeterli gelmez ama inci’nin motivasyonunda asla bir eksik yoktu, tamamen tatmin olduğumu hissettim. kitap elime geçtiği gün durmaksızın okudum, resmen tüm olayları yaşadım. kesinlikle gerilim severlerin okuması gerektiğini düşünüyorum, çok başarılı bir kitaptı. sezinim yine yapmış <3
Displaying 1 - 21 of 21 reviews