Jump to ratings and reviews
Rate this book

Şair Sufiler

Rate this book
Gazzâlî sonrasında tasavvuf iki alanda geniş bir literatür ortaya çıkardı: Birincisi nazari düşüncenin işlendiği mensur metinlerdir. Bu alanın en önemli isimleri İbnü'l-Arabî ve Konevî'dir. İkinci literatür ise şiir ve hikaye diliyle ortaya çıkan ve ilkine göre yaygın ve etkili olan bir literatürdür. Bu alanda Arapça yazanlar arasında İbnü'l-Fârız, Farsça yazanlar arasında Celaleddin Rumi, Feridüddin Attâr, Türkçe yazanlar arasında Yunus Emre en iyi bilinen örneklerdir. Şiirle düşüncelerini anlatan sûfîler ile nesir yazanlar aynı düşünceyi mi anlatmışlardı? Bu sorunun cevabını bulmak sürecinde şiir nazari metinlere yaklaştırılmış, tasavvufi şiir nazari düşünce içerisinde ve onun kalıplarıyla tahlil edilmiştir. Başta Mesnevi şerhleri olmak üzere pek çok şiir şerhi böyle bir zihinsel arka planın ürünüdür.

Elinizdeki kitap iki tür yazılardan müteşekkildir. Birinci kısmı Ekrem Demirli'nin değişik vesilelerle yazdığı makalelerdir. Bu yazılarda Mevlana, Yunus Emre ve Niyazi-i Mısrî ile son devir sûfî şairlerinden Alvarlı Efe'nin tasavvufun çeşitli bahislerine dair düşünceleri ele alınmıştır. İkinci tür yazılar ise Yunus Emre'nin şiirlerine yazılan şerhlerden oluşmaktadır. Bu şerhlerin temel maksadı Yunus'un şiirinin arka planını teşkil eden tasavvufi düşünceyi ortaya koyabilmektir. Bu sayede söz konusu şerhler daha sonra yapabilmeyi umduğumuz geniş bir çalışmanın ilk örnekleri olacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

272 pages, Paperback

First published January 1, 2015

2 people are currently reading
11 people want to read

About the author

Ekrem Demirli

38 books9 followers
Rize-İkizdere’de doğmuş. 1988’de, Üsküdar İmam Hatip Lisesi, 1993 yılında Marmara Ü. İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 1993’te M. Ü. S. B. Enstitüsünde Tasavvuf alanında yüksek lisansa başladı ve aynı yıl Enstitütü’ye araştırma görevlisi olarak atandı. 1995’te Abdullah İlahi’nin Keşfü’l-Varidat’ı adlı teziyle yüksek lisansını tamamladı. 2003’te aynı enstitüde Sadreddin Konevi’de Marifet ve Vücûd adlı teziyle tasavvuf doktoru oldu.

Halen çalışmalarını ağırlıklı olarak iki alanda sürdürmektedir: Birincisi Konevi şarihleri ikincisi ise İbnü’l-Arabî. Ekrem Demirli’nin Sadreddin Konevî, Abdürrezzak Kaşani, İbn Sina ve İbnü’l-Arabî’den çevirileri, dergilerde yayınlanmış makaleleri ve ulusal ve uluslar arası sempozyumlarda sunulmuş tebliğleri bulunmaktadır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
4 (50%)
4 stars
2 (25%)
3 stars
2 (25%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
Profile Image for Hikmet Okur.
99 reviews8 followers
Read
June 27, 2021
Ekrem Demirli hoca sağ olsun, oldukça temiz ve yanlı tartışmalardan uzak bir dille bu çalışmalarını kaleme alıyor. Bir eleştirim şu olabilir; kitabın adı her ne kadar 'Şair Sufiler' olsa da içeriği göz önüne alınca sanki şöyle bir isim daha yerinde olurdu: 'Sufilerin Şiirlerindeki Bazı Meselelere Dair'. Buna aslında eleştiri de demek istemiyorum, zira kitabı daha iyi özetleyen bir cümle şimdilik aklıma gelmedi. Yoksa kendisinin alandaki rütbesi tartışılmaz ve açıklamaları her zaman olduğu gibi ufuk açıcı ve 'tefekkür için bolca malzeme temin edip sürükleyen' cinsten. Vesselam.
Profile Image for Usuyitik.
205 reviews78 followers
June 28, 2016
Kitabın ismi ve kapağı biraz yanıltıcı olabilir.

Bu kitaptaki makalelerde Ekrem Demirli, temel bir soru üzerinden yola çıkıyor: Tasavvufu bir İslam metafizik doktrini olarak kuran İbn Arabi ve sonrası literatür ile sufi şairlerin yazdıkları nasıl bağdaştırılır? Bu ikisi aynı şeyi mi söyler, manzum eserlere nasıl yaklaşmak gerekir, bu manzum eserlerde İbn Arabinin sistemleştirdiği vahdet-i vücut doktrinini okuyabilir miyiz?

Yunus Emre, Mevlana, Mısri ve Alvarlı Efe'nin şiirlerine yaptığı şerhlerde temel olarak bu sorudan hareket ederek seçtiği şiirler üzerinden tasavvufun temel meselelerini tartışıyor, ardından da bu şiirlerde bu meselelerin nasıl okunabileceğini gösteriyor.

Bu nedenle, öncelikle tasavvuf alanıyla akademik bir ilgi olarak uğraşanlara, daha sonra edebiyatçılara ve son olarak tasavvuf ve şiirle ilgilenen okurlara hitap ediyor denebilir.

Ama çok zihin açıcı bir okuma olacağını söylemek gerek.
Son olarak, kitabın son bölümündeki makaleler kitabın tamamıyla uyuşmuyor. Üslup olarak da görece farklılar, muhtemelen başka bağlamlarda başka mecralarda yayınlanmış eserleri de toplamış Demirli. Bağlamı farklı olsa da bunlar da önemli metinler.
Displaying 1 - 2 of 2 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.