Kapıcının oğlu Hasan Karaca, başını kaldırıp merdivenlere baktı, ne kadar çok basamak vardı. Döne döne gidiyordu üst katlara. Taa yukarılara doğru gittikçe küçülüyordu? İkinci kat, üçüncü kat, beşinci kat... Ekmek sepetini koluna alıp tırmanmaya başladı. Diğer elinde kalem ve defter vardı. Babası kaloriferi yakarken Hasan da dairenin sabah ekmeğini dağıtırdı. Herkesin bozuk parası olmazdı. Kimisi ödünç alır, kimisi fazla para verirdi. Alacağı vereceği olanları deftere yazardı. "7 numara on lira vercek, 9 numara yirmi lira alacak." gibi notlara bir sayfayı doldururdu. Sayfanın üstüne de tarih yazardı. İşi bitince toplar çıkarır, babasına hesap verirdi. Her sabah okula gitmeden önce işi buydu. Yirmi daireli apartmanın sabah ekmeğinin Hasan dağıtırdı.
1926′da Ankara Polatlı′nın Ömerler beldesinde dünyaya geldi. Şiir, öykü ve roman yazarı. Çifteler Köy Enstitüsü ve Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü′nde öğrenim gördü. Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü′nü bitirdi. Çeşitli il ve ilçelerde öğretmenlik yaptı. İlk şiirleriyle öyküleri 1945, 1946′da Köy Enstitüleri dergisinde yayınlandı. Yoğun bir duygusallıkla toplumcu şiirler yazdı. Ardından roman ve öyküye yöneldi. Köy edebiyatını izleyen yazarlar arasında yer aldı. İlk romanı "Sarı Traktör"de tarımda makineleşme konusuna umutla yaklaştı. Yarbükü′nde ise köylüler arasında toprak ve su çekişmelerinin olduğu zorlu yaşam koşullarını anlattı. Öykü ve romanlarında doğa betimlemeleriyle birlikte insan ilişkilerini de kendi doğallığı içinde yansıttı. Anı, oyun, çocuk edebiyatı türlerinde de eserler verdi.