Jump to ratings and reviews
Rate this book

"Yaban"lar ve Yerliler: Başkent Olma Sürecinde Ankara

Rate this book
Ankara'nın Cumhuriyet Türkiyesi'nin başkenti olarak yeniden kuruluşu, tutkularla ve sancılarla yüklü bir süreçti. Yeni Türk ulusunun inşasının söylemsel modeli ve bir nevi sergi mekânı idi, Ankara. Halkı vatandaşa dönüştürme projesinin. Batılılaşma, modernleşme, medenileşme ülkülerinin sosyal şantiyesi idi...

Bu kitap, "bozkır kasabasından başkent yaratma" mitolojinin ulus-devlet kuruluşundaki işlevine ilişkin bir kuramsal analiz çerçevesinde, bu mitolojinin berisindeki çelişkileri, sosyo-psikolojik çalkantıları irdeliyor.

Ulusun “Babası” olarak Mustafa Kemal’in şehirde bir disiplin fantazisi yaratan varlığı ve insanların kendilerini O’nun sürekli gözetimi altında algıladıkları bir şehir hayatı… Ankara’yı, İstanbul’la zıtlık içinde tahayyül etmenin moral karmaşaları… Medenileşme arzusu ile aydın despotizminin yol açtığı tepkiler arasındaki gerilim… Ankara’nın eski halkını “yabani taşralılar” olarak gören “yeni/zoraki Ankaralılar” – onları “yaban dışarlıklılar” olarak gören yerliler…

L. Funda Cantek, edebiyatımızdaki "Ankara" imgeleri v dönemin basını yanında, eski Ankaralıların bu "modernleşme" tecrübesine ilişkin hatırlamalarına başvurarak, son derece can bir tasvir koyuyor ortaya.

373 pages, Paperback

First published November 1, 2003

36 people want to read

About the author

Funda Şenol Cantek

7 books5 followers
1970 Ankara doğumlu. A.Ü. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra bir süre basın sektöründe çalıştı. Lisansüstü eğitimini Ankara Üniversitesi SBE, Gazetecilik ABD’nda tamamladı. 1994 yılında Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. 2010 yılından 2017 yılına kadar Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde görev yaptı. 2017’de 686 No’lu KHK ile ihraç edildi. Başlıca ilgi alanları, gazetecilik uygulamaları, iletişim sosyolojisi, kent sosyolojisi, basın tarihi, toplumsal cinsiyet çalışmaları ve sözlü tarih çalışmalarıdır. Doktora tezi, “Yabanlar ve Yerliler: Başkent Olma Sürecinde Ankara” adıyla İletişim Yayınevi tarafından 2003 yılında basıldı. 2006 yılında, yine aynı yayınevinden “Sanki Viran Ankara” adlı derleme kitabı yayımlandı. 2012 yılında ise Cumhuriyet’in Ütopyası: Ankara adlı derleme kitabı, Ankara Üniversitesi Yayınevi tarafından yayımlandı.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
9 (45%)
4 stars
8 (40%)
3 stars
1 (5%)
2 stars
1 (5%)
1 star
1 (5%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
Profile Image for Sergen.
88 reviews1 follower
March 7, 2020
Sadece Ankara'nın başkent olma sürecini değil. Bu süreçte etken ve etkilenen diğer pek çok olay, kişi ve duruma da yer verilmiş. Ankara yeniden inşa edilir ve bir kültür değişimi yaşarken orada yaşayan halkın bundan nasıl etkilendiğinden, memurlara ve hatta cumhuriyetle birlikte değişen ve bir simge haline gelen kadınlara da değiniyor.
Profile Image for Efe Emir.
50 reviews
March 18, 2024
Kitap disiplinler arası bir çalışmanın ürünü olduğu halde yazarın bazı konularda subjektif denebilecek yaklaşımlar benimsemesi sonucunda, bir Ankara araştırmasından çok yazan bu konu hakkında neler düşündüğünü daha ön planda tutan bir eser ortaya çıkmaktadır. Ayrıca yazarın kendisinin belirttiği dönem için “ulus devlet sembolü olan Ankara’nın, resmi söylemde ve halkın söyleminde nasıl inşa edildiği” konu alınmasına rağmen seçilen başlıklar ve kaynaklar, haklı olarak her ne kadar kişinin kendi alanında yaptığı çalışmalara yönelik bir yol izlese bile kaynakların bu geniş konu için yetersiz kalması okuyucunun eserin yapısından kopmalara yol açmasını ve yukarıda da belirttiğim gibi konudan çok kişinin kendi fikirlerine kaymasına yol açmaktadır.

Şöyle bir örnek verebiliriz. Kişinin geçmiş çalışmaları, çıkardığı eserlerle eş ve benzer diyebileceğimiz (fikirsel olarak) kaynaklara yer vermesi, alıntılar yapması. Türkiye Cumhuriyet’i içinde yaşayan azınlıkların kötü davranışlarını varsayımsal olarak değerlendiren veya minimum düzeyde eklemeyerek, Türk olarak nitelendireceğimiz insanların olumsuz davranışlarını özellikle üzerine durulduğunu açık bir biçimde görüyoruz. Özellikle iki taraf içinde haliyle zor zamanlardan geçtikten sonra yaşanan hadiseler itibariyle olumlu ve olumsuz durumların özellikle objektif bir biçimde değerlendirilmesinin önemli olduğuna inanmaktayım.

Özellikle kitabın giriş bölümleri cidden aşırı düz bir biçimde insana sunuluyor. İnsanın alet kullanma becerisi, yerleşik hayata geçerek toplum olarak yaşadıkları çevreyi kendilerine uygun biçimde değiştirmeye başlamalarından ve milyonlarca yıllık bir ilerlemenin ürünü olan insan çevre ilişkisinin incelenmesini Ankara şehri için “başkent olma sürecini” anlatması ancak bu kadar sıkıcı olabilirdi.

Hiç mi? İyi bir şey görmüyoruz? Evet çok güzel kaynaklardan alıntılar var. Bu alıntılar bazen kitaba ait olan tüm düşüncemi değiştirmeye zaman zaman çok yaklaşsa dahi, maalesef yazarın eser üzerindeki tutumu olumlu düşünmeye yönelik bir pozitif yaklaşım çabasına yardımcı olamamıştır. Bunu tüm metin üzerinde görmek aynı birinin aniden gözünüzün önüne bir iğne yaklaştırması gibi, kışkırtıcı, sinir bozucu, rahatsız edici ve karşıdaki kişi ile kurulan iletişimi zayıflatıcı bir etki sunuyor. Dönem için farklı konuları işlemesi ve bu konular üzerinden farklı açılar sunması bazı yerlerde hoş ama genel olarak kaynak ve kişisel tercihler bakımından zayıf, metnin editörlüğünün de zayıf olduğunu düşünmekteyim.

Her şey sanki büyük bir taslak halinde kalmış gibi mesela, “Modern Ulus Devletin Mekânsal Strateji Üzerine” bölümünde, ulus devlet kavramından önce bahsedip ulus kavramından sonra bahsediliyor. Buna benzer bir karmaşa var. Birbirine bağlı kavramların basitten onla bağlı karışık kavramlara doğru ilerlemesi okuyucu için daha iyi bir deneyim sunacaktır. Bu sayede okuyucunun eserin bütünlüğü ile bağ kurması sağlamlaşır. Bunun sadece yazar odaklı olmadığını editöründe bu eserin okunurluğunun iyileştirilmeden yayınlanmasına izin vermesinde hatası olduğunu düşünüyorum. Geçmiş baskılara erişimim olmadığı için herhangi bir değişim var mı? Bu yoksa iyileştirilmiş bir metin mi? Bilmediğimi belirtmeliyim.

“Anadolu’da bir numune şehir” alt başlığında “Ankara’nın kurtuluş savaşı kahramanlıklarını destanlaştırıldığına dair belirttiği ve çoğunun varlıklarının tartışmalı olduğu kişilerdir.” demesini detaylandırmamıştır. Argümanını destekleyecek kaynaklardan da yoksun bir argüman sunmaması gibi pek çok havada kalan ve yerle teması sağlanmamış sözler kitabın değerinin okuyucu açısından kaybetmesini teşkil etmektedir. Ayrıca eğer bu dönem içinde net bir biçimde İstanbul’a duyulan güvensizlik içinde Ankara halkı ciddi bir çaba göstermemiş olsaydı tek başında Ankara bu kadar ön plana çıkarılmazdı.

Seçtiği dönem içinde yer alan zenginli görmeseydim bu kadar düşük vermezdim ama bu eser neredeyse tamamen bir kötü niyet tasviri.
Displaying 1 - 2 of 2 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.