Biz nasıl, ne zaman buraya geldik? Hep böyle miydik yoksa yolda bir şey mi geldi başımıza? Can Kozanoğlu son otuz yılda medyadaki dönüşümü kendi kişisel deneyimleri üzerinden anlatıyor, ama aslında anlattıkları ne sadece medyaya ne de kendisine özgü durumlar. Medyadan akademiye, reklamcılıktan siyasete, sanattan ekonomiye her alanda karşılaştığımız bir geçiş yaşanıyor, entelektüelin yerini vasata bıraktığı, yaratıcılık ve teknik, bilgi ve birikim arasında bir çekişmenin ortasındayız. Eski olan değişime direniyor, yeni olansa yoktan var edebileceğine inanıyor. Bir şeyleri kaybettik ve yerine hiçbir şey koyamıyoruz, çünkü daha neyi kaybettiğimizin farkında değiliz. Neyse, CK bu yazdıklarımı görse belki bunlarla da dalga geçerdi. Çok güldüm, bir kısmı kahkahalı bir kısmıysa daha acı bir gülüştü. En çok da Okudukça programında kendisini izleyen biri olarak, bu kadar geyik bir tip olduğuna şaşırdım. Kimseyi gözünde büyütmemek lazım, insan sonuçta.