‘Ne sanıyorsun bizi, fantastik bir kitabın iyilik peşindeki baş kahramanları mı?’’
Kaos Tanrısı, insanların canavarlarla olan savaşına taraf olduğunda, ilahi dengeyi bozduğu için lanetlenir. Rivayet odur ki sadece sevgiyi ve… Aman neyse.
Herhangi bir mitoloji kitabından öğrenebileceğiniz bilgilerle vaktinizi almama gerek yok zira burada bahsedilen hiçbir şey gerçek değil.
Yine de olur ya, bir gün kendinizi sadece efsanelere ve korku hikâyelerine konu olan ‘‘canavarların’’ gittiği bir akademide bulursanız, seçenekleriniz sınırlıdır:
A - Uyanmayı bekle. Bu sadece bir rüya seni şapşal.
B - Çığlık atarak kaç. Can güvenliği teminatı bu seçeneğe dahil değildir. Belki hızlı bir ölümün teminatı?
C - İnsan olduğunu saklayarak uyum sağlamaya çalış. Seni hayatta tutabilecek arkadaşlıklar kur. Düşmanlarının zayıf yönünü öğren. Dikkat çekme. Başını eğerek yürü. Vampirlerden uzak dur. Hayatta kal, tercihen tek parça.Bu hikâye, dostlarım, kafası karışıp tüm şıkları işaretleyenler için…
İnsanlar tarafından ''canavar'' olarak adlandırılan özel ırkların, soylarının tükenmesi üzerinden yüzyıllar geçmiştir. En azından Elbis böyle biliyordu... Ta ki kendini bir anda özellerin gittiği Nyxhaven Akademisi'nde bulana kadar.
Herkesin birbirinden tehlikeli olduğu bu akademide sıradan bir insan olan Elbis; güçlü dostluklar ve kaçınılmaz düşmanlıklar kuracak. Aklın sınırlarını zorlayacak dersler, sürgün edilmiş tanrılar, maskeli balolar ve kaybolan sınıf arkadaşları yetmezmiş gibi; dünyayı tehdit eden bir organizasyonun hedefi haline gelecek.
Daha önce birçok Türk yazar okumuş biri olarak diyorum ki, bu açık ara en iyisiydi. Bir yandan kendi kitabını yazmaya çalışan ve çok araştıran biri olarak söyleyebilirim ki üzerine çok düşünülmüş ve emek harcanmış bir kitap. NYC Times bestseller fantastik kitaplarıyla çok rahat bir şekilde kıyaslanabilecek kalitede bir hikaye. Acilen ingilizceye çevrilip Avrupa ve Amerika’da da basılmalı.
Kitabı değerlendirirken şu konular üzerinden değerlendiriyorum:
1-Yazımı Her şey çok dengeliydi. Cümleler çok akıcıydı. İç monologlar, betimlemeler, diyaloglar çok iyi dengelenmişti. Gereksiz tekrar ya da ağırlık yoktu. Fantastik bir roman için ideal bir yazımı vardı.
2-Karakterler Karakterlerin bu kadar iyi düşünülmüş ve derin olması beni çok memnun etti. En dikkat ettiğim şeylerden biri karakter derinliği, kendimle bağdaştırabileceğim karakterler olması.
Ana karakter Elbis, okuduğum en eğlenceli, en güldüren, zihninde olmaktan en keyif aldığım karakter olabilir.
Azel, yaralı Azel Bülbül’üm. O kadar sevdim ki seni.
Lenora ve Viktor ayrı güzellikteki karakterler. Kitana ise gizemli ve inanılmaz tatlı tilkimiz.
Tüm karakterler eksiksiz bir şekilde ete kemiğe bürünebilecek karakterlerdi.
3-Tempo Tempo çok iyiydi. Gereksiz bir sahne/bölüm yoktu. Her olay başka bir şeye hizmet edebiliyordu. Hiç sıkmadı ve elimden bıraksam bile geri dönmek için can atıp durdum.
4-Hikaye Hikaye Elbis’in etrafında dönüyor. Hayatı isteğinin tersine çok sıkıcı. Geçmişini bilmiyor, bir anda kendini garip bir yerde buluyor ve yeni dünyayı keşfederken bir gizemi de çözmeye çalışıyor. Beni çok tatmin etti. Ters köşelerin geldiğini göremeden çarpıverdi. Normalde kolay tahmin ederim twistleri ama burada hiç tahmin edemedim. Devamını heyecanla bekliyorum.
5-Evren inşası
İlk yüz sayfada evren çok güzel inşa edilmiş. Bilgiler bir anda suratınıza boşalmıyor, olaylar ve iç monologlar arasında sakin ve sindire sindire veriliyor. Tanrılar ve savaşlarla ilgili kısımlar da çok iyi düşünülmüş, kafamda çok güzel canlandı ve oturdu her şey. Plot hole yok. Akışı bozan bir şey yok. Yapbozun her parçası çok güzel bir şekilde yerine oturuyor.
Özetle her yaştan insanın severek okuyabileceği, okurken kıkırdamalarınıza engel olamayacağınız, her diğer sayfayı merakla çevireceğiniz ve ihanete uğradığınızda bunu kalbinizin en derininde hissedebileceğiniz kadar içine girebileceğiniz bir kitap.
Yetişkin içerik yok. YA Fantastik diyebiliriz, Percy Jackson gibi çocuklara daha hitap edecek bir hikaye de değil. Akademi ve fantastik kurguları seviyorsanız bayılırsınız.
Başına ne geleceğinden habersiz ormana karataç çileği toplamaya giden Elbis bir tilkiyi takip eder ve kendini canavarlarla dolu Nyxhaven akademisinde bulur. Mini minnacık bir sorun vardır. O da Elbis'in insan olması. Şimdi Elbis'in oda arkadaşı yarı elf Viktor'dan, güzeller güzeli sınıf arkadaşı siren Lenora'dan, yakışıklı ve acımasız vampir prensi Azel ve onun çetesinden….. özetle tüm okuldan saklaması gereken bu sırrı açığa çıkmadan artık uyanması gerekmektedir. Ya da oradan tüymesi... Ya da insan olduğunu saklayarak uyum sağlamaya çalışması... Ama öyle kolay mı? Yazarın da dediği gibi "GÜLDÜRME BENİ." Elbis tabii ki tüm tuşlara basacak. Siz de o tuşlara basarken çok eğlenecek ve çok güleceksiniz... Sonra ne mi olacak: KAOS! Arkadaşlık, kavgalar, esrarengiz dersler, güzeller güzeli bir tilki, mucizelerle dolu bir balo, sırlarla dolu bir kütüphane ve kaybolan arkadaşlar... Aklınızı oynatacağınız bir son !!!!! Papatya çaylarınız hazır olsun arkadaşlarım :)
Akademide geçen kitaplara bayılıyorum ve ilk defa bir Türk yazardan bu ortamda geçen bir kitap okudum iyi ki de okumuşum çünkü bayıldım okurken o kadar çok eğlendim ki…
Kitabın dili, karakterlerin ve dünyanın güzelliği beni etkisi altına aldı. Karakterlerin her birine özellikle de Elbis’e sıkıca sarılmak ve aralarına katılmak istiyorum. Serinin devamını büyük bir heyecanla bekliyorum umarım yakın zamanda kavuşuruz.
İNANILMAZ BİR KİTAP! O kadar sürükleyici ki bir oturuşta bitirdim ve yabancı bir yazardan okuduğumu sanarak kitabın İngilizcesiyle kitabı aratmaya çalıştım! Türk yazar olduğunu görünce gözlerime inanamadım.
Gerçekten Percy Jackson ve Harry Potter gibi kitapların temel temalarına benzeyen ama kendi içinde kurgusundan karakterlerine çok farklı hissettiren bir kitap. Karakterlerle inanılmaz bağ kurdum ve olay örgüsü asla rahatsız etmedi. Normalde klişe bulduğum kitapları okuyamayan biriyim; açıkçası bu kitabın da temellerinin hikâyelere hiç oturmayan klişelere dayanacağına inandım, fakat olaylar hiç sırıtmadı ve aşırı akıcıydı. Yerinde kullanılmış olan ''klişeler'' hikâyeye güzel örülmüştü ve karakterler çok canlıydı!
Son olarak, kitabı bitirdikten sonra bir duraksayıp düşünürsünüz ya, o sırada ana karakterin adını ve yazarın başta ana karakterin kardeşinden esinlendiğini söylemesi aklıma geldi. Dedim ki, karakterin isminin tersi ne olabilir? Evet, o an farkına vardım.
Aşırı aşırı eğlenerek okuduğum bir fantastik oldu kesinlikle. Yazar fantastik kitaplarda alışık olduğumuz o erkek karakterlerden çok farklı biri olan Elbis'i başrole koyarak hikayeye yeni ve çok güzel bir soluk getirmişti. Özellikle bazı yerlerde beni o kadar güldürdü ki... Yazara güvenemiyorum ama sakın değişme Elbis. Fantastik evreni ve yan karakterleri de beğendim. Bunun yanında yoğun bir kitap olmaması hikayenin akıcı bir şekilde gitmesini sağlamıştı. Bazı şeyler belli olsa da yazar aslında bunları bir artı olarak kullanarak yine de beni şaşırtmayı başardı. İşlediği found family trope ise... MUHTEŞEMDİ.
Yazarın kalemi o kadar akıcı ve samimi ki, ilk sayfalardan itibaren hikayenin içine hapsoldum. Elbis karakterini, o akademinin gizemli ve tehlikeli havasını aşırı sevdim. Kitapta tempo bir an bile düşmüyor, sürekli "şimdi ne olacak" merakıyla sayfaları çeviriyorsunuz. İlk kitap olmasına rağmen kurgu çok sağlam oturtulmuş. Kesinlikle kütüphanemin favorilerinden biri oldu, devamı için şimdiden sabırsızlanıyorum.
Kaos Tanrısı, üzerinde gerçekten emek harcandığı belli olan, özenle hazırlanmış bir eser. Hikâyesi kadar görsel tasarımı da oldukça etkileyici. Özellikle çizimler çok başarılı; atmosferi güçlendiriyor ve okuma deneyimini daha keyifli hale getiriyor. Hem içeriği hem de görsel yönüyle dikkat çeken, severek okuduğum bir kitap oldu.
İlk sayfadan itibaren hiç düşmeyen temposu ve zekice örülmüş gizemiyle beni tamamen içine çekti. Son zamanlarda okuduğum en sürükleyici -bir o kadar komik!- ve akıl dolu psikolojik oyunlardan biriydi; son sayfayı kapatırken bile etkisinden çıkmak zaman aldı. Sizi sürekli tetikte tutacak, tahminlerinizi boşa çıkaracak o ters köşe kitaplardan birini arıyorsanız hiç düşünmeden listenize ekleyin!
Bitmesin diye çok yavaş okuduğum kitaptır kendisi çok eğlenceli ,akıcı ,karakterleri kurgusu şahaneydi devamini sabırsızlıkla bekliyorum.kitabi okumadan ön yargılı olmak kötüdür, iftira atmak daha da kötüdür.