Ohne Freundschaft kann kein Mensch leben, sagte schon Aristoteles. In moderner Zeit, in der Beziehungen der Liebe so leicht zerbrechen, gewinnt die Freundschaft erneut an Bedeutung. Aber was ist Freundschaft? Gibt es nur eine Art oder mehrere? Was ist ein wahrer Freund? Kann man viele Freunde haben? Können Menschen Freunde bleiben, wenn die Ungleichheit zwischen ihnen wächst? Die freundschaftliche Beziehung stellt für viele ein schönes Ideal dar und kann auch wirklich viel Glück und Sinn für die Freunde mit sich bringen. Aber sie bedarf der Pflege. Und mit einigen Problemen muss auch diese Art von Beziehung zurechtkommen. Das neue Buch von Bestsellerautor Wilhelm Schmid (»Glück«) soll helfen, Antworten auf diese Fragen zu finden: Was bedeutet Freundschaft für mich? Mit welcher Art von Freunden habe ich zu tun? Wie kann ich die Probleme bewältigen, die in der besten Freundschaft vorkommen können? Und wie kann ich zur Selbstfreundschaft finden, die die Grundlage aller Freundschaft ist?
Wilhelm Schmid ist ein deutscher Philosoph mit dem Schwerpunkt auf dem Gebiet der Lebenskunstphilosophie.
Nach einer Kindheit und Jugend in bäuerlicher Umgebung (seine Eltern waren Landwirte und hatten sechs Kinder), einer Lehre als Schriftsetzer und vier Jahren bei der Bundeswehr holte Wilhelm Schmid am Augsburger Bayernkolleg 1980 das Abitur nach. Von 1977 bis 1980 war er in Augsburg Vorsitzender der dortigen Jungdemokraten, der damaligen Jugendorganisation der FDP. 1980 begann er ein Studium von Philosophie und Geschichte an der Freien Universität Berlin, der Pariser Sorbonne und der Universität Tübingen, das er 1991 mit einer Doktorarbeit über Michel Foucault abschloss.
Er übernahm Lehraufträge an der Universität Leipzig (1990–1991), der Technischen Universität Berlin (1991–1992), der Pädagogischen Hochschule Erfurt (1993–1999) und der Universität Jena (1999–2000). In Erfurt habilitierte er sich im Jahr 1997 mit seiner Arbeit „Grundlegung zu einer Philosophie der Lebenskunst“. 2004 Ernennung zum außerplanmäßigen Professor an der Universität Erfurt, wo er bis zur Altersgrenze unterrichte. Gastdozent (DAAD-Kurzzeitdozenturen) an der Universität Riga/Lettland (1991–2000) und an der Staatlichen Universität Tiflis/Georgien (1997–2006). Von 1998 bis 2007 arbeitete er regelmäßig als „philosophischer Seelsorger“ am Spital Affoltern am Albis (bei Zürich). Seine Bücher erreichten bis 2018 eine Gesamtauflage von etwa 1,5 Millionen Exemplaren und wurden in zahlreiche Sprachen übersetzt.
"Romantize edilmiş bir kişisel gelişim kitabı" bu kitabı bir "psikoloji kitabı"ndan daha iyi tanımlar. Yazarın okuduğum ikinci kitabı olan Arkadaşlıktaki Saadete Dair, tıpkı ilk kitabı gibi; tanı ve tahlil yapmak isterken; bunun yerine tavsiyeler niteliğinde. Bilimsel bir üslup yok. Zaten çizimler, şarkı sözleri alıntıları vs. de bunu imkansız kılıyor. Kitapta 29. sayfada Aristoteles alıntısı da acaba yanlış mı yapılmış. Aristoteles insanın "doğası toplumsal olan bir hayvan" olduğunu değil "doğası siyaset olan bir hayvan" olduğunu söyler diye biliyorum. (Politics, Cilt:1 Bölüm 1253a). Özetle, psikoloji okuması yapanların bu kitabı okumasına gerek olmayabilir.
WILHELM SCHMID, Filozof, PhD, Prof, ALM-2014, TR-2015, İletişim Yayınları, Çeviren: Tanıl Bora, 70 sf. -Toplumsal yalnızlaşma tehdidi, gözlerin ARKADAŞLIĞA dikilmesine yol açıyor. ...arkadaşsız kalan bir ruh yoksul düşer, yalnızlığın ÜMİTSİZLİĞİNE kapılır.
-Arkadaşlığın bir türü, tercihen beraber EĞLENMEYE odaklanır. Başka bir türü, FAYDAYA bakar. Fakat aslında herkes bütün hesapların uzağındaki HAKİKİ arkadaşlığın düşünü görür; başkaları ruhuma dokunsun, ben de başkalarının ruhuna dokunayım ister. 21.yüzyılda buna yeni eklenen bir de SANAL arkadaşlık var, elektronik medyalar aracılığıyla sürdürülüyor ve kendi özelliklerini beraberinde getiriyor.
...Son olarak, arkadaşlığın bir başka türünden daha söz etmeliyiz, yaşamdaki birçok şeyin temelidir o: İnsanın KENDİ KENDİSİYLE arkadaşlığı.
ARKADAŞLIK NEDİR?
-Tek taraflı kalabilen aşktan farklı olarak, arkadaşlığı karakterize eden özellik KARŞILIKLILIKtır, yoksa arkadaşlık denemez ona. Ayrıca karşılıklı ilişkinin temel esaslarından biri, birbirinin İYİLİĞİNİ İSTEMEdir. İyiliğini istemenin AŞİKARLIĞI da olmazsa olmazdır, ötekinin iyiliğini o bilmeden, gizlice istemenin bir anlamı yoktur çünkü.
-ZEVK ARKADAŞLIĞI, karşılıklı zevk alma üzerine kurulur. Zaten arkadaş aramanın ve bulmanın asli sebeplerinden biridir bu: Sevinçleri paylaşmak, hoş deneyimler paylaşmak, gerginlikten uzak sohbet etmek, nezaket alışverişi, gündelik hayatın akışında bir değişiklik, yaşamdan beraberce tat almak, yaşam sevincinin bariz bir tezahürünü bulmak.
...bu maksada uygun olarak da en iyisi ilişkinin YÜZEYDE kalmasıdır, zaten çok defa kendiliğinden böyle olur. Hoşnutluk duygusunu bulandırabilecek hiçbir şey derinleştirilmez, insanın İÇİNİ AÇMAKTAN KAÇINMASI bundandır: We don't go there (Oralara girmeyelim), Amerikan kültüründe dendiği gibi.
...HAZ nazlı bir maldır, bugün vardır yarın olmayıverir... zevksiz ve hazdan mahrum geçen evreler YÜK olur insana... arkadaşlığın en GELGEÇ türü budur: Zevk söndüğünde sona erer -"hadi eyvallah".
-FAYDAYA DAYALI ARKADAŞLIKTA, arkadaşlıktan söz etmemeli mi acaba? Fakat birçok dilde insanlar, bu ilişkinin kendilerine NE GETİRECEĞİNİ hesaba katarak hatta bazen özellikle de bunu gözeterek arkadaş derler birbirlerine.
...iyi geçinebilen iyi ("en iyi" değil) arkadaşlıkların büyük bir kısmı ya fayda ya da zevk alanındandır.
...YARDIMLAŞMA ARKADAŞLIĞI denen arkadaşlıklarda fayda, karşılıklı pratik yaşam yardımı sağlamadadır. ...iş ve (siyasi) parti arkadaşlıkları bu alanda yer alır ve feci düşmanlıklara da dönüşebilirler.
-HAKİKİ ARKADAŞLIK, sadece zevkin ve faydanın bencil amaçları için bir araç değil, en azından aynı zamanda KENDİ BAŞINA BİR AMAÇ olarak görülür. Zevk ve fayda kesinlikle devre dışı değilse de, hakiki arkadaşlık MAKSATLI BİR İLİŞKİ DEĞİLDİR, maksadını kendi içinde taşır daha ziyade: ÖTEKİNİ SEVER VE ONUNLA BERABER OLMAKTAN MEMNUNİYET duyarsınız.
...Bu ilişkinin karakteristik yanı, serazat (özgür/tasasız) hoşlanma, öteki ile sürekli ilgilenme ve karşılıklı meyildir ve sırf o kişiye adanmıştır: "O O OLDUĞU, BEN BEN OLDUĞUM İÇİN" (Montaigne'den).
-Hakiki arkadaşlığın, İNSANIN BENLİĞİNİN ÇEKİRDEĞİNDE, "kalbinde", sağlam bir yeri vardır ve insanın KENDİNİ TANIMLAYIŞININ esasları arasındadır. ÖTEKİNİN DE BİR SESİ VARDIR BENLİĞİN İÇİNDE, konuşmadığında ve ortada olmadığında bile. Bir SÜKUNET KÖŞESİ, sonra da bir HUZURSUZLUK KAYNAĞI, her halukarda KUVVETLİ BİR DAYANAK noktasıdır. İyi arkadaşlıklardan farklı olarak EN İYİ ARKADAŞIM dersiniz o kadına veya adama.
-Hakiki arkadaşlıkta herkes ötekine başka kimseye tanımadığı İMTİYAZLAR sunmaya hazırdır, onunla ilişkiyi hiç HESAPSIZ yürütür, kendinizi memnuniyetle ONUN YERİNE KOYAR, onunla DUYGUDAŞ olursunuz, BİZZAT ARKADAŞLIKTAN BAŞKA BİR SEBEBİ YOKTUR bunun.
-İnternette kurulan SANAL ARKADAŞLIKTA da fayda ve zevk arkadaşlığı söz konusu olabilir. Fayda, okulla veya işle ilgili olabilecek özel alışverişleri sorunsuz bir biçimde sürdürebilmenin faydasıdır. Zevk, başkalarının yaşamlarına onların hazır bulunması gerekmeksizin gerçek zamanlı olarak katılabilmenin, her an bir CEMAATE AİT OLMA tecrübesini yaşatabilen bir iletişimin ve kendi VAROLUŞUNA BİR GÜVENCE BULABİLMENİN zevkidir.
...Kimsenin artık yalnız ve terk edilmiş, kendi başına yaşayıp gitmesi gerekmez, her kadın ve her erkek her an BAŞKALARIYLA ÇEVRİLİYMİŞ GİBİ hissedebilir kendini, varsın önemi mahdut marjinal yaşam işaretleriyle olsun: "Maria şu an online". "Karl bu fotoğrafı beğendi". "Isabella profil resmini değiştirdi". "Max ehliyet imtihanından başarıyla geçti."
...Sosyal ağlar hakiki arkadaşlıkları sürdürmeye de yarayabilir ayrıca, çoğunlukla zaten varolan reel ilişkilere dayanarak. ...Mekansal mesafeler kaybolur, zamanları kesiştirme zahmetine gerek kalmaz.
ARKADAŞLIKTA BULABİLECEĞİMİZ SAADET
-(Hakiki) Arkadaşın SADECE VARLIĞI, bir vakıa olarak, başlı başına mutluluktur. Mutluluk, birbiriyle DAİMİ KONUŞMADIR, ...MÜŞTEREK YORUMLARDIR... PAYLAŞILAN GÜZEL TECRÜBELERDİR; ...RUHSAL-ZİHİNSEL ANLAM DUYGUSU VERİR. ...Mutluluk, beraberce MUTSUZ DA OLABİLMEKTİR.
...İnsan arkadaşlarıyla beraberken, EN ÜCRA YERDE BİLE EVİNDE HİSSEDER kendini, ...yaşam onlarla ÇOĞALIR, daha HEYECANLI, daha GÜZEL olur.
ARKADAŞLIĞIN KARŞISINA DİKİLEN SORUNLAR
-Arkadaşlıkta idrak edilen doygunluk, ÇELİŞKİLERİ DIŞLAMAZ, çelişkileri hatta belki de o doygunluk ancak tezatlar arasındaki hareket sayesinde oluşur.
...Mesele, tıpkı aşk gibi arkadaşlığa da tezatlar arasında NEFES ALDIRABİLMEdedir; iyi duygularla nahoş meseleler arasında, anlayışla yanlış anlaşılma hatta anlaşmazlık arasında; işin esası, yakınlıkla mesafe arasında.
...Arkadaşlar tam da MESAFE sayesinde birbirlerine YAKIN olabilirler. ...Mesafe herkese KENDİNİ YENİLEMESİNİ sağlayan serbest alan sağlar.
-ÖZEN EKSİKLİĞİ bir sorun kaynağıdır, kayıtsız bir dikkatsizlik sorun çıkarmaya yeter de artar bile.
-...Er geç gerekli görünen ARKADAŞA DÖNÜK ELEŞTİRİ, sorun yaratır. ...eleştiriye kalkışmak, ..."arkadaşa karşı cesur olmayı" gerektirir. Bir tarafta ELEŞTİRİ YAPMA CESARETİ, öbür tarafta da ELEŞTİRYE AÇIK OLMAK, arkadaşlık etiğinin unsurlarıdır; hakiki arkadaşlar, bunun için uğraşırlar en azından.
...arkadaş, tam da eleştiriyi yönelttiği esnada ilkesel İYİ NİYETİNE DAİR BİR ŞÜPHE UYANDIRMAMAYA ÖZEN göstermelidir. O zaman başkalarının söyleyemediklerini söyleyebilir ve onun eleştirisi herhangi bir başkasınınkinden daha etkili olur. (Resim: Caravaggio)
-FARKLILIKLARIN ARTMASI sorun yaratır. Özellikle, tavırlarla, HAYAT TARZLARIYLA, bakış açılarıyla, kanaatlerle ve hükümlerle ilgili farklılıklar.
-Eğitimle, mülkiyetle, toplumsal aidiyetle ilgili, başlangıçta mevcut olmayan veya uzun müddet bir önem taşımayan EŞİTSİZLİKLERİN ARTMASI, sorun yaratır. Eski bir Yunan özlü sözü "ARKADAŞLIK EŞİTLİKTİR" (Philotes isotes) der.
..."HERKES bir arkadaşın ACISINA ortak olabilir, fakat bir arkadaşın BAŞARISINDAKİ MUTLULUĞU paylaşmak için SOYLU BİR KARAKTERE sahip olmak gerekir" (Oscar Wild).
-ARKADAŞLIĞA FAZLA YÜK BİNDİRMEK de sorun çıkartır. ...Sadece çok fazla ve ÇOK BÜYÜK İYİLİKLER değil (borçluluk hissi), çok fazla ve ÇOK BÜYÜK YÜKLER de arkadaşlığı zora sokar. Arkadaşı habire kendi müşkülleriyle meşgul etmek, onda çöplük olarak kullanıldığı izlenimi uyandıracaktır.
-Bir arkadaşlığın uzun sürmesi için en iyisi PARA ve CİNSELLİK MESELELERİNDEN AZADE olmasıdır.
-Ancak İKTİDAR kullanımına dönük her hamleden KAÇINIRSANIZ, başka bir ilişkide gerçekleşme şansı yokmuş gibi görünen "İKTİDARSIZ ALAN" ütopyasını arkadaşlık içinde var edebilirsiniz.
-PEKİ ARKADAŞLIK SONA ERDİĞİNDE? Aristoteles'in önerisi, eski arkadaşların mümkün mertebe "bir vakitler paylaştıkları samimiyetin hatırasını korumaları" idi.
BİRÇOK ŞEYİN ESASI: KENDİYLE ARKADAŞ OLMAK
-Her arkadaşlığın temelinde, insanın kendi kendisiyle arkadaş olması yatar. ...Kendisinden emin ve KENDİSİNDEN HOŞNUT olan insan, ÖTEKİNİ DE SEVEBİLİR, onun için fedakarlıkta bulunabilir.
..."Kendi KENDİSİYLE BARIŞIK OLMAYAN", yani benliğinin iç ilişkilerini açıklığa kavuşturamamış olan kişi, KENDİSİYLE O KADAR MEŞGULDÜR Kİ ÖTEKİLERE YÜZÜNÜ DÖNEMEZ.
-Bireyin kendinden ve YAŞAMDAN TALEPLERİNİN AŞIRILAŞMASI, benliğin iliğini kurutur ve TÜKENİŞE sürükler onu. Tam da BENLİĞİ FAZLA BÜYÜTMEK, tanrısal mükemmeliyete erişmeye çalışmak, BENLİK YİTİMİNE yol açar.
-Benliğin çekirdeğine ulaşan yolda anlamlı ve kolay olan İDMAN, benliğin kendisine ve başkalarına HİKAYE ANLATMASIDIR: "Ben BUYUM, bu da benim HİKAYEMDİR".
...Kendi hikayenizi anlatırken kesinlikle yalnızca HATIRLAMAZ, aynı zamanda KEŞFEDERSİNİZ, BENLİĞİ ve YAŞAMI "ÖRE ÖRE" BİRLEŞTİRMEK üzere.
Kitap neden bu kadar kötülenmiş anlamadım, benim beklentimi karşıladı. Belki işim sebebiyle sürekli bilimsel, teknik terimli psikoloji okumaları yapmaktan yorulduğum içindir fakat kitapta bilimsel verilerin olmaması beni hiç rahatsız etmedi, arkadaşlıkla ilgili farklı farklı konuları sade bir dille düşünmemi sağladı.
Ein gut strukturiertes Buch, das Denkanstöße zur Freundschaft gibt. Jedoch stimme ich dem Aspekt Freundschaft zwischen Mann und Frau nicht zu. Der wird nämlich als eher nicht wirklich möglich dargestellt.
Ein paar gute Gedanken, aber liest sich eher wie ein Uniaufsatz.
Außerdem scheint der Autor keine Freundschaften zwischen Mann und Frau zu kennen und Sex zwischen gleichgeschlechtlichen Paaren existiert auch nicht 🤷🏻♀️
3,5/5 Bölümlerde maddeler halinde anlatım, özellikle son bölümde kişisel gelişim kitabı havası yaratmış... Detaylı, dikkatli saptamalar içeren, zaman zaman dönüp okunacak bir kitap...
yanındayken her şey olabildiğiniz -tabii en çok kendiniz- tüm o imkânsız ve mümkünün iç içe geçtiği zamanları ve insanları, bir çiçek inciliğinde saklayın derim ben. saklamak derken, kalbinizin oyuklarıyla ilgili. hem sonlu hem sonsuz saadet bu çünkü. ve kulaklarımda çınlayan: aynı gök, rüya görmek, unutmak, güneşe uyanmak___🌽
Öncelikle bilimsel bir üslup bekleyenleri hayal kırıklığına uğratacak( bu gruba ben de dahilim) bir eser. Bununla beraber kişisel bir gelişim kitabı denemeyecek kadar da değerli. Psikoloji okuyan lisans öğrencileri için faydalı olacaksa da daha üstü akademik eğitim alanlar için pas geçilebilecek bir eser zannımca. Çevirinin bazı yerlerinde duraksadım; çünkü bana yapısı ağdalı geldi. Çevirmeni kim diye bakınca şoke olduğumu söylemeliyim. Ama yine de çeviri durumu kurtarır seviyede. Ezcümle, birçok insana hitap etmekle beraber benim önceden konuyla alakalı daha bilimsel içerikli eserler okumam sebebiyle beni yordu.
Arkadaşlık ve aşk ilişkilerini karşılaştırmalı olarak yorumlayarak arkadaşlık ilişkisinin esnek dokulu, geniş zamanlı, özgürleştirici gücünü tarif etmiş. Peki, ancak: Aşkı da bu karşılaştırmada öyle yeknesak, homojenize edilmiş bir “gerçeklikle” sabitlemiş ki oradan dayanakla “arkadaşlık” dediğimiz şey daha açıklanabilir olsun diye. Bu akıl yürütme ne kadar geçerli bilmiyorum. Okudukça fark ediliyor ki aşkı sabitleyen, arkadaşlığı çeşitlendiren de bir tarif yok esasında. Arkadaşlık da bu tekdüze tanımlılıktan payına düşeni almış. Arkadaşlık ve aşkı bir zıtlıkla ele almayı mümkün kılanın cinsler ve “cinsel deneyim” olması başlıbaşına bu bağlamın ayrı ayrı taşıdığı yükleri, birbiriyle kesişen, örtüşen bileşenleri ve bu ilişkilenmelerin nasıl bir toplumda, kültürde, ailede, coğrafyada, benlikte deneyimlendiği bilgisiyle sonsuz kez farklılaşacak, konum alacak hâller görmezden gelinmiş. Schmid, benlik saygısı için hep öğütlediği çelişkilerle yaşamayı becerebilmeyi ikiliklerin “zıtlıkları” üzerinden tarif ediyor. Oysa bu ikiliklerin sertlikleriyle, kaypaklıklarıyla, geçirgenlikleriyle birbirlerine nasıl yaklaştıklarını, aynı benlikte konaklayabildiklerini de söyleyebilmesine rağmen. Sistematik olarak kurguladığı muhakeme olası, mümkün farklı deneyimleri kapsayamıyor.
Bana fazlasıyla nesil farkının getirdiği elbetteki anlaşılır başka değer, tutum ve eğilimler içerdiğini hissettirdi. Özellikle dijital dünyaya bakışındaki klişe yaklaşımları. İleri yetişkinlik diyebileceğimiz 61 yaşında kaleme aldığı bu metin, oldukça subjektif, kişisel deneyimlerin sistematik bir çözümleme denemesi.
Der Autor verzichtet auf wissenschaftliche Daten und gibt vor allem Ratschläge zur Freundschaft, indem er Liebe und Freundschaft vergleicht. Ein Buch, das diejenigen enttäuschen wird, die erwarten, dass es sich um ein Psychologiebuch handelt. Obwohl einige Punkte zur Freundschaft gut sind, denke ich, dass es Themen gibt, über die Menschen in ihren täglichen Gesprächen sprechen. War es wirklich nötig, dafür ein Buch zu schreiben? Eine komplette Zeitverschwendung.
gerçek arkadaşlık nedir? bu kitabı gerçek arkadaşlıkta mutluluğu, desteği ve arkadaşlarıyla birlikte var olmayı isteyen herkes okumalı. aşkın yanında arkadaşlığın önemine, öz sevginin bağlamına güzel bir bakış getiriyor. dünyanın en iyi yazılmış kitabı değil ama iyi bir bakışı olduğu kesin.
ilk defa aldığım bi kitap gerçekten başlığıyla uyuşuyordu.. evet arkadaşlığa dair okuduk. güzeldi. büyük bir beklentiyle almadığım için tam istediğim gibiydi. hatta bu kitabı ben çevirmek istedim. başlığı çok güzel değil mi? SAADET
Ama ya da negatif bir yorumun tersini iddia eden cümleler ile başlayan cümleler, genellikle iyi şeyler ifade etmezler. Maalesef bu kitap ile ilgili de yorumum bu; ancak bu eleştirimin ana olarak çeviriden kaynaklandığını düşünüyorum.
Yorumlara geldiğimde, kitapta arkadaşlık tiplerinin, arkadaşlığın faydalarının ve arkadaşlığa zarar verebilecek konuların bahsedilmesi, kitabı güzel yapan alanlar. Ancak bu noktaların bir çerçeve çizilmeden anlatılması, objektif ve bilimsel değil de sübjektif şekilde, öğütler serisi şeklinde ele alınması, hem kitabın değerini, hem de etkisini azaltıyor. Maalesef kitabın bazı kısımlarını göz önünde bulundurmak bile güç.
Genel olarak, kısa ve belirli açılardan baktığı için konu hakkında göz atılması etkili bir kitap olabilir; ancak konu hakkında bu kitap üzerinden özetlenmiş bir blog yazısını okusanız, büyük bir kaybınız olmaz; sadece daha az pekiştirmiş olursunuz.
Yazarın eserleri, kayda değer metinler olarak mı, yoksa kişisel gelişim safsatası olarak mı yorumlanmalı ayırdına varamıyorum. Bu ikisini ayıran çizginin de pek ince olmamasını beklerdim ama ikidir şaşırtıyor beni yazar.
Es scheint, dass der Autor versucht hat, den Außerirdischen zu erklären, was Freundschaft bedeutet, falls sie unsere Welt besuchen.
In der Hoffnung, intelligent zu wirken, hat der Autor seitenlange Sätze geschrieben, anstatt seine Gedanken in klaren Sätzen auszudrücken, und damit gezeigt, wie das Gegenteil er ist.
Er ist sehr boomerhaft in seiner Denkweise. Diese Dinge aus dem Buch reichen aus, um zu erklären, was darin steht: - Im Buch steht, dass es heutzutage unmöglich ist, echte Freundschaften zu haben. Weil es Technologie gibt. - Menschen unterschiedlichen Geschlechts können keine Freunde sein, weil es etwas gibt, das „Sex“ heißt.
Ganz zu schweigen davon, dieses Buch zu lesen, es sogar in den Händen zu halten, ist eine Quelle der Scham.
Schande über den Verlag, der dieses schändliche und kurze Buch (das im Standardformat nur 45 Seiten umfassen würde) für 10 Euro verkauft.