Cogito'dan Walter Benjamin'in Cogito'su Besim F. Dellaloğlu Walter Benjamin Besim F. Dellaloğlu - Aslı Odman-Sibel Yardımcı Walter Benjamin'le olağanüstü Haller Walter Benjamin Eduard Fuchs: Koleksiyoncu ve Tarihçi Oğuz Demiralp Tuhaf Bir Çocuk Buket Okucu Huzursuz E. Çiğdem Artan Fotoğrafın Sanatsal Değerinin Ötesinde Kullanım Alanları Üzerine Bir Tartışma: Bilgi mi, Propaganda mı? Tuğba Doğan Walter Benjamin'de ve Yusuf Atılgan'da Flâneur İmgesi Üzerine Bir Deneme Walter Benjamin Franz Kafka-Ölümünün Onuncu Yıl Dönümü İçin Tüker Armaner Port-Bou'da Susan Dil:Walter Benjamin Erkan Tüzün Benjamin, Deleuze, Nietzsche Stefan Gandler Tarih Meleği Neden Geriye Bakıyor? Walter Benjamin Zentralpark Recep Alpyağıl Benjamin'in Mistisizmine "Üç Yönlü Yol" Zeliha Burtek Dönüş ve Cesaret: Hölderlin ve Benjamin Süreyya Su Fotoğraf ve Sanat Fırat Mollaer Walter Benjamin'in Çağımızda Tahayyül Etmek Türkçede Walter Benjamin Bibliyografyası
Cogito özel sayısında (52/2007) alışıldık bir filozoftan çok dergi editörünün tanımıyla bir “son entelektüel “ olarak nitelendirilen Walter Benjamin hakkındaki yazılar, çalışmalar ve Benjamin’in üç eleştiri-denemesi toplu halde sunuluyor. Bu sayıya çok emek veren Besim Dellaloğlu’nun yönettiği bir açık oturumun çözümlenmiş haliyle başlıyor dergi. Oldukça yararlı bir sunum ve tartışma olmuş belli ki.
Benjamin’in kaleme aldığı üç yazıdan biri olan “Eduard Fuchs” hakkındaki yazıyı okumakta zorlandım, pek bir şey de anlamadım, buna karşılık Kafka’nın 10. ölüm yıldönümü için yazdığı yazı ile “Baudelaire” hakkında, özellikle “Kötülük Çiçekleri” şiir kitabını odağa alarak madde madde düşüncelerini aktardığı “Zentralpark” adlı denemesi çok ufuk açıcı. Ülkemizde entellektüel olarak değerinin yeterince keşfedilmediğini düşündüğüm Oğuz Demiralp’in “Tuhaf Bir Çocuk” başlıklı yazısı da çok iyi. Tuğba Doğan’ın “Flaneur” imgesini Yusuf Atılgan’ın “Aylak Adam”ı ile karşılaştırmasını hiç benimsemedim. Benjamin’in flanörlüğü kent yaşamının gezgin filozofluğu şeklindedir, varolan nesneler, yapılar, fiziksel görüntüler yakalamak ve bunları yorumlamak, sistemle birlikte değerlendirmek için yapılan amaçlı yürüyüşlerdir. Y. Atılgan’ın aylak adamı hazır para yiyen işsiz güçsüz hatta amaçsız birisidir.
Erkan Tüzün”ün “Benjamin, Deleuze, Nietzsche” adlı denemesini akademik çalışma diliyle yazıldığından zor bir metin olarak okudum, keza Recep Alpyağıl’ın “Benjamin Mistisizmine Üç Yönlü Yol” çalışması da benzer nitelikte. Kitapta en sevdiğim bölüm Stefan Gandler’in “ Tarih Meleği Neden Geriye Bakıyor” başlıklı makalesi oldu, sadece ilk bölümü bu sayıda, ikinci bölümünü de mutlaka bulup okuyacağım. Fırat Mollaer’in “W.B. Çağımızda Tahayyül Etmek” adlı denemesi de hoş bir okuma oldu.
“Tek Yön” adlı ünlü kitabın yazarının çok yönlü olması, bir yönüyle Marksist, bir yönüyle mistik, bir başka yönüyle dönemin sağ düşünceleriyle ilgili, cinsellikte şaşırtıcı davranan ve haşhaş kullanan bir düşünce adamı, yazar. Onu anlamakta zorlanmamız doğal çünkü ona hem Adorno gibi Sovyet dostu, hem Brecht gibi daha bağımsız Marksistler saygı duyuyor, hem de G. Scholem gibi Kabalacı bir yazar, bunun yanında Deleuze ve Derida gibi yeni Marksizm yorumcuları da onu derinlemesine inceliyorlar. Walter Benjamin’i biraz daha yakından tanımak isteyenler için iyi bir referans kitap.