Eylülce'den -iyi ki- tanıdığım Pelin, Varlık Dergisi'nin Nabi Nayır Onur Ödülü'ne layık görüldü. Pelin'in yine Varlık öykü tarafından basılan bu öykü kitabı, 10 adet öyküden oluşmakta. Öykülerini daha evvel pek çok edebiyat dergisinde yayınlanan Pelin'in anlatımı çok güzel. Oldukça farklı ve geniş bir ufka sahip olduğunu her öyküde ortaya çıkarıyor. Özellikle birkaç öyküsünü cidden çok sevdim. Gerçeküstücü doğaya uygun kurguladıkları da var. Bence bu yöne daha çok kaymalı, farkını ancak bu şekilde ortaya çıkarabilir.
Bloguma bu kitap ile ilgili yazdıklarım:
2010 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü'nün de sahibi Pelin Buzluk'un ilk kitabıdır Deli Bal. Bu kitabı okurken araya zamanlar koymak istedim, onun yazarken ki hissiyatını taşır gibi... Zaman geçti, onuncu öykünün sonundan başladı birinci öykü biliyor musunuz? O kadar güzeldi ki bu serüven... Kitabın kapağındaki Deli Bal almış sürüklemiş gibiydi beni, hani böyle her öykü bitişinde bir kapı aralığından gel bak buraya da der gibi... Öykülerinin hepsi başka başka bir tat verdi. Pek çoğunu çeşitli edebiyat dergilerinde karşılamıştık, uzun süredir yazıyor Pelin. Hepsini bir arada okuma keyfini verdi bize Deli Bal.
Öykü başlamadan evvel yazmış olduğun alıntılara mı kapılıp gideyim yoksa öykü bitiminde tekrar mı dönüp bakayım bilemedim bazen.. Tüm öykülerde ayrı ayrı başka bir üslup yakaladım, hepsini de Pelin bu diye, benimsedim; sonraki öyküde ne ile karşılaşacağımı bilemedim çoğu zaman...
"Deli bal, çok az yenildiğinde sinir bozukluklarına iyi gelen, çok yenildiğinde ise merkezi sinir sisteminde felçlere neden olan bir bal türüymüş. Pelin Buzluk’un Tanrı, varlık, korku, inanç ve tek biçimlilik üzerine kurulu öykülerini içeren Deli Bal kitabı isminin hakkını veriyor. "
demiş Bir Paragraf. Deli Bal’ın tam anlamının bu olduğunu öğrenince ayrı bir parçayla güzelleşti öyküler. Hani kitabın isminde bile bu detayıyla güzelleşebiliyorsa bir kitap, öyküleri de siz tahmin edersiniz sanırım.
İyi okumalar..