Ölen için yazmanın daha bir rahatlığı var açıkçası. Bunu söylemek zorundayım. Ama şunu da eklemek isterim ki, öldükten sonra yazdıklarımı, sağlıklarında yazamazdım, yüzlerine söyleyemezdim anlamına gelmez, ki yazdıklarımın pek çoğunu ve ağırını yüzlerine de söylemişimdir. Ama ben bu insanları hemen hemen hepsini diyebileceğim kertede çoğunu seviyordum, çok seviyordum. Sevdiğim insanların sevmediğim ve bana olumsuz gelen yanlarını, ölümlerinden sonra (bi bakıma arkalarından) yazmak hem kolay değil, hem güzel olmayan bu işi yapıyorum bu kitabımda. Peki neden? Başka türlüsünü yapamam, elimden gelmez de ondan... Her neyse, onu yazacağım. Bir de, yaşamakta olan yakınları var. Yazan elimi oldukça tutan (tek tutan) budur. Onları incitmek beni de incitir. Çünkü yakınları, ünlü ve değerli ölülerinin eleştirilmesine, olumsuz yanlarının belirlenmesine hiç dayanamazlar, ki onlara hak vermemek elde değildir. Ama bunu bile göze alarak (her zaman ve çok değil) doğruyu (elbette benim öznel doğrumu) yazmaya çalıştım. Aziz Nesin'in önsözünden.
Aziz Nesin was a Turkish humorist and author of more than 100 books. Nesin was born in 1915 on Heybeliada, one of the Princes' Islands of Istanbul, in the days of the Ottoman Empire. After serving as a career officer for several years, he became the editor of a series of satirical periodicals with a socialist slant. He was jailed several times and placed under surveillance by the National Security Service (MAH in Turkish) for his political views. Among the incriminating pieces of evidence they found against him during his military service was his theft and sale for 35 Lira of two goats intended for his company—a violation of clause 131/2 of the Military Penal Code. One 98-year-old former MAH officer named Neşet Güriş alleged that Nesin was in fact a MAH member, but this has been disputed
Nesin provided a strong indictment of the oppression and brutalization of the common man. He satirized bureaucracy and exposed economic inequities in stories that effectively combine local color and universal truths. Aziz Nesin has been presented with numerous awards in Turkey, Italy, Bulgaria and the former Soviet Union. His works have been translated into over thirty languages. During latter parts of his life he was said to be the only Turkish author who made a living only out of his earnings from his books.
On 6 June 1956, he married a coworker from the Akbaba magazine, Meral Çelen.
In 1972, he founded the Nesin Foundation. The purpose of the Nesin Foundation is to take, each year, four poor and destitute children into the Foundation's home and provide every necessity - shelter, education and training, starting from elementary school - until they complete high school, a trade school, or until they acquire a vocation. Aziz Nesin has donated, gratis, to the Nesin Foundation his copyrights in their entirety for all his works in Turkey or other countries, including all of his published books, all plays to be staged, all copyrights for films, and all his works performed or used in radio or television.
Aziz Nesin was a political activist. After the 1980 military coup led by Kenan Evren, the intelligentsia was oppressed. Aziz Nesin led a number of intellectuals to take a stand against the military government, by issuing the Petition of Intellectuals (Turkish: Aydınlar Dilekçesi).
He championed free speech, especially the right to criticize Islam without compromise. In early 1990s he started a translation of Salman Rushdie's controversial novel, The Satanic Verses. This made him a target for radical Islamist organizations, who were gaining popularity throughout Turkey. On July 2, 1993 while attending a mostly Alevi cultural festival in the central Anatolian city of Sivas a mob organized by radical Islamists gathered around the Madimak Hotel, where the festival attendants were accommodated, calling for Sharia and death to infidels. After hours of siege, the mob set the hotel on fire. After flames engulfed several lower floors of the hotel, firetrucks managed to get close, and Aziz Nesin and many guests of the hotel escaped. However, 37 people were killed. This event, also known as the Sivas massacre, was seen as a major assault on free speech and human rights in Turkey, and it deepened the rift between religious- and secular-minded people.
He devoted his last years to fighting ignorance and religious fundamentalism.
Aziz Nesin died on July 6 1995 due to a heart attack, after a book signing event in Çeşme, İzmir. After his death, his body was buried in an unknown location in the land of Nesin Foundation without any ceremony, as suggested by his will.
Açıkçası önyargı ile başladım okumaya. Objektiflik aradığım en son şeydi diyebilirim. Edebiyat ve sanat dünyasından Aziz Nesin'in hayatına dokunan insanlarla hatıralarını okurum diye düşünüyordum. Ama çok daha fazlasını buldum. Hakkını teslim etmek gerek yazar müthiş objektif notlar almış, edebiyat tarihinde eserlerinden başka hiçbir iz bırakmayan onlarca yazar ve şair hakkında daha önce hiçbir yerde duymadığım okumadığım şeyler öğrendim. İlya Ehrenburg'dan Kemal Tahir'e, Necip Fazıl'dan Sabahattin Ali'ye kadar farklı düşünceden yazarlarla ilgili onlarca hatıra bulabilirsiniz bu kitapta. Sadece hatıra değil aynı zamanda yazarların kişilik özellikleri hakkında da fikir sahibi olabilirsiniz. Çok uzun zamandır bu kadar güzel bir hatırat okumamıştım. Kitabın tek eksiği editörlükte, bazı notlar iki kez yazılmış, bazı ufak hatıralar iki kez anlatılmış. Muhtemelen Aziz Nesin'in farklı tarihlerde aldığı notlar olduğundan yazarın akışını bozmamak için duzeltilmemiş ama okur için yorucu bir şey aynı şeyi iki kez okumak.
Tam 3 aydık yanımda taşıdığım bana yarenlik yapan kitabı sonunda bitirdim, bu eserde Azizi Nesin tüm edebiyat Dostları hakkında edindiği izlenimleri , anılarını yazmış. Ama kitabı yayınlamadan hayata gözlerini yummuş. Oğlu Ali Nesin kitabı (taslağı ) basıma hazırlamış. Aslında Aziz Nesin yaşarken iki ayrı cild olarak düşünmüş eseri, Birlikte Yaşadıklarım ve Birlikte Öldüklerim olarak. Ama ölünce tüm kitab alfabetik sırayla, iki eser birleştirilerek hayatındaki insanlar hakkındaki notlar olduğu gibi bırakacak şekilde ve ince düzeltmeler yapılarak sunulmuş. Aziz Nesin külliyatı İçin vazgeçilmez bir eser, eserde Yaşat Kemal’den Sebahattin Ali’ye , Müjdat Gezen ‘ den Ümit Yaşar Oğuzcan ‘a Sait Faik Abasıyanık vs… edebiyat dünyasının kilometre taşlarının özel hayatlarını da bulacaksınız..
This entire review has been hidden because of spoilers.
Derleme kısmı pek olmamış açıkçası... Derlenememiş de diyebiliriz... Ancak okudukça insanda yeni kitaplar okuma isteği yaratıyor... Aziz Nesin’in gözünden hikayesini dinlediğim her bir kişiyi daha da merak edip tüm kitaplarını okumak veya eserlerini incelemek istedim. Kitabı okurken elinizin altında internetiniz varsa ve ilgili kişilerin resmini bulabiliyorsanız demeyin keyfinize :)
Aziz Nesin'in bitmemiş dev projesi. Bitmemiş, çünkü yaşamında bir şekilde rol alan kimi kendi gibi yazar olan tanıdıklarının ardından yazmak istediği, notlarını aldığı, bazen çeşitli yerlerde dile getirdiği bir çalışma. Ama bunu bitirmeye, notlar yığını halinden çıkarmaya, derli toplu bir kitap yapmaya büyük ustanın ömrü yetmemiş. Belki de eli varmamış. Çünkü zor bir iş bu. Sevdiği insanların arkasından onları övgü ve sevgi ile hatırlayacak şeyler yazabilmiş. Ama sevemediğim insanlar için yazamamış. Bunu sık sık dile de getirmiş. Mesela Sabahattin Ali hakkında bir türlü yazamamış. Çok istendiği, hatta çok istediği halde. Yusuf Ziya için yazamamış. Keza başka isimler için de...
This entire review has been hidden because of spoilers.
Aziz NESİN’den harika bir anı kitabı. Tüm yaşamı boyunca tanıdıkları için birisi “Birlikte Yaşadıklarım”, birisi de “Birlikte Öldüklerim” adlı iki dosya tutmuş. Kendisi hayattayken ölenlerin dosyalarını yaşadıklarından öldüklerine aktarmış. Kendisi vefat edince de oğlu tarafından kitaplaştırılmış.
Kimler yok ki o dosyalarda; Sabahattin Ali, Ruhi Su, Yusuf Ziya Ortaç, Müjdat Gezen, Uğur Mumcu, Kemal Tahir, Yaşar Kemal ve daha nice ünlüler. Bu kişiler ile ilgili aldığı notlar, birlikte yaşadıkları, paylaştıkları, küskünlükleri, kırgınlıkları, mektuplaşmaları. Adeta 1950 - 1990 arası Türk edebiyat dünyasının kısa ve özet bir panoraması.