Eğitim tarihimizde, kısa ömürlerine rağmen büyük iz bırakan ve üzerinde en çok konuşulan kurumlardan biri: Köy Enstitüleri.
Bakanlığı döneminde, 17 Nisan 1940'ta çıkan kanunla Köy Enstitülerinin kurulmasını sağlayan bir eğitimci: Hasan Âli Yücel.
Yücel, 1938-46 arasındaki Milli Eğitim Bakanlığı döneminde Köy Enstitüleri'nin yanı sıra, iz bırakan pek çok başka esere ve uygulamaya da imza atmıştı:
I. Neşriyat Kongresi, ilk Milli Eğitim Şûrası, Doğu ve Batı Klasiklerinin çevirileri, İslam ve Türk Ansiklopedilerinin yayına başlanması, Ankara Devlet Konservatuvarı'nın kuruluşu, Yücel'in damgasını taşıyan projelerin sadece bir bölümüdür.
Bu derleme, Yücel'in bakanlıktan ayrılmasından sonra, Enstitülerle ilgili ona yollanmış mektuplardan oluşuyor:
Dönemin bürokratlarından Enstitü mezunları, öğretmenleri ya da yöneticilerine; Tonguç'tan Başaran'a; Fakir Baykurt'tan Talip Apaydın'a pek çok imzadan mektuplar.
Sadece Hasan Ali Yücel'e yazılmış mektuplar olarak değerlendirmemek gerekiyor. Bazı mektuplar dönemin baskısını, yalanlarını, iftiralarını çok net bir biçimde suratınıza çarpıyor. Öğrencilerin ve öğretmenlerin şahit oldukları olaylardan tutun o dönemde söylenen yalanların asılsız olduğunu farkedenlerin pişmanlıklarına ve teşekkürlerine kadar anı var. Bilenler için kocaman bir yaradır Köy Enstitüleri. Bu mektuplar da o yarayı deşiyor. Ayrıca kitabın sonunda İsmail Hakkı Tonguç'un yazdığı mektuplar, diğer mektup yazanların yaşam öyküleri ve Enstitülerden fotoğraflar var.
Yıllar boyunca çeşitli anılarını dinlediğim, o okullarda edindiği becerileri büyüme sürecimde bıkmadan usanmadan bana aktaran dedemin önerisiyle bir çırpıda okudum. Büyürken ondan dinlediğim anılarının, yaşadığı zorlukların, çok çok benzerlerini yaşayan idealist Cumhuriyet çocuklarının Hasan Ali Yücel ile kopmayan bağları. Sadece Tonguç’un Hasan Ali Yücel’e yazdığı mektuplar için bile okunur. Eğitim tarihimizin unutulmaz bu iki ismine saygı ve minnetle...