Kusursuzluğun peşinden koşarken ruhlarını tutkulara, saplantılara ve deliliğe teslim eden sanatçıların gerçek yüzleriyle tanışmaya hazır mısınız? Uzun yıllar sanat tarihi üzerine dersler veren Yiğit Aydın, Baş Belaları ve Başyapıtları’nda sizi müzelerin parıltılı salonlarından çıkarıp, sanatçıların kaotik ve çalkantılı atölyelerine götürüyor.
Tarihin gördüğü en zeki fakat bir o kadar da istikrarsız insanlardan Leonardo da Vinci’nin bitmek bilmez merakına, huysuz dâhi Michelangelo’nun melekleri taştan azat edişine ve ustalarının yeteneklerini bir sünger gibi emen Raffaello’nun kısa ömrüne sığdırdıklarına tanıklık edeceksiniz.
Yiğit Aydın, kitap boyunca Hieronymus Bosch’un sürrealist kâbuslarından Rembrandt’ın zirveden iflasa ve kimsesizliğe uzanan trajik düşüşüne, Goya’nın karanlık resimlerinden Van Gogh’un yıldızlı gecelerinin ardındaki derin yalnızlığına, Salvador Dali’nin şatafatlı ve bir o kadar narsistik deliliğinden Frida Kahlo’nun ihanet ve fiziksel acılarla yoğrulmuş dirayetine; sanat tarihinin en özel ve özgün simalarının hayatlarına ışık tutuyor.
Baskısı ve kağıt kalitesi güzel. Neden bundan bahsettik? Kitap sanatçılardan/ressamlardan bahsettiği için onların eserlerinin renkli baskıları bolca kullanılmış, görseli zengin bir iş olmuş. Materyal de buna uygun.
Çok detaylı olmamakla beraber (101 ve biraz üstü kıvamda) bir sanat, sanat tarihi kitabı. İlgili sanatçılara dair müstakil nice eserler olduğu düşünüldüğünde bunu da normal kabul etmek gerekir.
Sanat ve sanat tarihine dair, genel okura hitaben, okuması keyifli, akıcı bir iş olmuş. İlgililerine önerilir.
Baş Belaları ve Baş Yapıtları, önemli ressamları yalnızca biyografileriyle anlatmıyor. Yaşadıkları dönemi, içinde bulundukları sanat akımlarını ve ortaya koydukları eserleri birbirine bağlayarak çok akıcı bir anlatı kuruyor. Böylece bir tabloya bakarken sadece renkleri ve tekniği değil, ressamın hayatını, dönemin ruhunu ve o eserin neden ortaya çıktığını da görmeye başlıyorsunuz.
Özellikle sanat tarihine yeni ilgi duyanlar için oldukça iyi bir başlangıç kitabı. Akademik bir dil kullanmadan, merak uyandırarak ilerliyor. Kitap bittiğinde yalnızca ressamların isimleri akılda kalmıyor; Empresyonizm, Ekspresyonizm, Kübizm gibi akımların nasıl doğduğu ve birbirini nasıl etkilediği de zihinde daha net bir yere oturuyor.
Benim için en güzel tarafı ise, müzede ya da bir kitapta karşılaştığım tabloların artık çok daha fazla şey anlatmaya başlaması oldu. İyi ki almışım.
İçeriği, anlatımı çok güzel. Baskıları da genel olarak iyi. Bazı yerlerde resimler sayfanın ortasına geldiği için net anlaşılmıyor ama telefon hepimizde var, hemen google it. Kitap cildi daha iyi olabilir. Sona doğru bazı sayfalar ciltten ayrıldı. Ekstra narin olmak gerekiyor.
Öncelikle mizanpaj çok hatalı. Eseri anlatılan yerle, görsel akış çok kopuk mesela.
Son akşam yemeği gibi önemli bir eserde en önemli figür, İsa’yı göremiyoruz bile. Baskıda taşma payı vermek bu kadar zor olmamalıydı.
Ayrıca kıymetli hocam iyi hoş siz çok güzel bir program yaptınız biz de dinledik. Dinliyoruz. Ama bu editoryal bir iş. Kronik kitap ağzınızdan çıkan lafı programdan alırcasına filtresiz kitaplaştırmış gibi.
Yani ne diyebilirim ki... Bundan yıllar önce üniversite de bir sanat tarihi seminerine katılmıştım ve o kadar sıkılmıştım ki, konunun Konstantinopolis'den bu yana İstanbul'u anlatan mimari yapıtlar ve sanat olmasına rağmen benim için büyük bir hayal kırıklığı idi. Demiştim: "Tamam o vakit sanat tarihi benlik değil". Bu düşünce, gezdiğim müzelerde gördüğüm sanat eserlerinden çok fazla bişey hissetmemem ve hatırlıyorum lise de dahi sanatı anlayamayışımdan yada hocaya göre yanlış anlayışımdan dolayı, sanat ile arama hep çok büyük mesafeler koymama neden olmuştur. Bu kitap bana o mesafeyi yok ettirdi. Yiğit Aydın her sanatçıyı o kadar herkesin anlayabileceği, eğlenceli bir dille anlatmış ki, adeta bir oturuşta bitirdim kitabı. Tabii sanatla ayrı düşmüş olabilirim ama Frida'yla asla. Kitabın Frida'ya ait bölümü ayrı güzel. Her bölüme kendi düşüncelerini de ekleyen Aydın, bence mükemmel bir iş çıkarmış. Sanatçıların sadece eserlerini değil, hayatlarını, düşünce tarzlarını ve sanatlarını pekiştiren olayları da anlatıyor. Umarım devamı gelir! Kesinlikle, şiddetle sanatla ilgilenen ve ilgilenmeyen herkese tavsiye ederim! Not: Keşke baskıdan dolayı bazı sanat eserleri kitabın orta tarafından kesilip, kaybolmasaymış. Ve Aydın her yazarda, yazar hakkında bilinmeyenler bölümünü sürdürseymiş.
Benim sanat tarihi ile ilgili çok fazla yoktur belki bu konuyla daha ilgili olan birisi kitabı çok bilinen bilgilerin toplandığı bir şey olarak görebilir ama ben kitabı hem öğrendiğim ilginç şeyler açısından hem de yazarın üslubu açısından çok güzel buldum. Öncelikle benim gibi konuyla çok ilgili olmayan birisini Bir de çok rahatlıkla sarıp sarmalayabiliyor. Anlatımı gayet akıcı, konuyu uzman olmayanlara da çok rahatlıkla anlatabilir üstelik de gayet ilgi çekici ve güzel bir sıralamayla anlatmış.
Bazısını görüp geçtiğinizden aşina olduğunuz, biraz meraklısıysanız bir çocuğunu bileceğiniz sanat eserlerini yaratan ünlü ressamlar ve sıradışı hikayeleri hakkında enfes bir kitap. Akıcı ve sade bir dille yazılmış. Uzun zamandan beri okumaktan en çok keyif aldığım, bir sürü şey öğrendiğim, okurken eğlendiğim bir kitap oldu. Kalemine sağlık Yiğit Aydın
Ancak baskı ve mizanpaj ile ilgili birkaç sorun var. Özellikle sayfanın ortasına gelen bölgede resimlerde kayıplar var. Bunu düzenlemek çağımızda büyük bir iş olmamalı
Çok keyif alarak okudum. Tarihe, sanata ve edebiyata damga vurmuş birçok ismi farklı yönleriyle tanıma fırsatı veriyor. Çoğunu eserleriyle biliyoruz ama bu kitap onların pek bilinmeyen, problemli ve şaşırtıcı taraflarını da anlatıyor. Kimseyi aklamaya çalışmadan, insan taraflarını göstermesi hoşuma gitti. Bölümler kısa olduğu için çok akıcı ilerliyor ve sık sık “bunu bilmiyordum” dedirtiyor. Özellikle biyografi ve kültür tarihi sevenlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Benim için hem öğretici hem de eğlenceli bir okuma oldu. (8.5/10)
Sanat tarihine yalnızca başyapıtlar üzerinden değil, sanatçıların hikayeleri , zaafları ve sıra dışı yönleri üzerinden de bakmayı sağlayan keyifli bir kitap. Sanatla ilgili bildiklerimizi yeniden düşünürken, eserlerin ardındaki insanı da görmemizi sağlıyor. Hem eğlenceli hem öğretici.Müthiş akıcı
A fascinating journey through art, artists, and the stories behind their masterpieces. Entertaining, insightful, and full of surprises
Sanat tarihi ve ressamlar hakkında birçok kitap okudum; çoğu didaktikti. Ancak Yiğit Aydın’ın anlatımı kadar hayatın içinden, samimi ve akıcı bir üsluba daha önce rastlamadım. Okurken yalnızca sanat tarihini değil, ressamların yaşamlarını ve eserlerinin ardındaki hikâyeleri de keyifle keşfediyorsunuz. Umarım bu seriye yeni kitaplar ve farklı ressamlar da eklenir.
Çok bilgim olan konular değildi 10 farklı ressamın yaşamına konuk oluyoruz. Bazı kısımları daha çok merak ettim ama detay az geldi ama başlangıç ve herkes için yazılmış bir kitap için normal geldi. Yazar hakkında da önceden bir bilgim yoktu. Kitabı okuması keyifli baskısı güzel. Bol resimli kitaba bakmak her zaman keyif veriyor.
Yazarın YouTube yayınlarını takip etmiş de olsam, kitap yayınlarda anlattıklarının aynısının yazıya dökülmüş hali de olsa okumaktan çok keyif aldım. Resimler ve kitap kalitesi de başarılı. Bu serinin devamını bekliyorum :))
Güzel bilgiler edindiğim,araştırma yapmak adına çokça cümlenin altını çizdiğim bir kaynak oldu,bir yıldızı kırdım çünkü daha fazla detay isterdim bazı ressamlar hakkında,biraz yüzeysel kalmıştı
Mini bir ansiklopedi gibi ☺️ severek okuduğum akıcı dili olan bir kitap . Sıkıcı sanat kitaplarından farklı resimlerle desteklenmiş güzel bir kitap. 2. Kitabı merakla bekliyorum.
Leonardo, Michelangelo, Raffaello, Bosh, Rembrandt, Goya, Van Gogh, Picasso, Dali ve Frido’ yu ve eserlerine değinen, okuması oldukça eğlenceli:), Yiğit Aydın’ın kalemine sağlık👏🏽
Tam olarak hayal kırıklığı. Hocayı seviyorum ilgiyle de takip ediyorum ama YouTube formatın da çektikleri yayında gösterilen şeylerin aynısını kitaba taşımışlar. Yapılan şakalardan, kelime oyunlarına kadar neredeyse programın birebir aynısı. Zaten orada işledikleri ressamları çoğunlukla ele almışlar. İbrahim Selimle karşılıklı söyledikleri sözler, şakalar, okurken saniyesine kadar gözümün önüne getirilen bir kitap oldu. Programı izliyorduysanız kitap boşa okunmuş oluyor. Programın altyazını açıp söylenen cümleleri siz de kağıda aktarsanız bu kitap çıkarmış.