Bazısı hep geçer akçe, bazısı yok olmaya yüz tutmuş, bazısı bambaşka bir şekil alarak devam eden meslekler… Bazı meslek ve zanaatların yok oluşu, doğrudan doğruya Türkiye'deki Rum, Ermeni, Yahudi nüfusun azalmasıyla ilgili bir kayıp, bir eksilme. Rita Ender'in söyleşileri, bu meslekleri tutkuyla, özenle yapan ustaların dünyalarını açıyor bize. Her biriyle, sevgiye, maharete, inceliğe, zevke açılan, aynı zamanda tarihimize açılan bir pencereyi aralıyor. Reysi Kamhi'nin resimleri, Berge Arabian'ın fotoğraflarıyla.
1984’te İstanbul’da doğdu. 2003 yılında İstanbul Özel Saint Joseph Fransız Lisesi’nden, 2008 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Ocak 2010’da avukatlığa başladı. Galatasaray Üniversitesi ve Panthéon - Assas Üniversitesi’nde (Paris II) yüksek lisans yaptı ve azınlık hakları üzerine çalıştı. 2001 yılından beri çeşitli gazete ve dergilerde yazıyor. İletişim’den çıkan kitapları: Kolay Gelsin (2015), İsmiyle Yaşamak (2016).
İçerisinde seksene yakın meslek sahibiyle yapılmış söyleşilerin olduğu, bir taraftan bir zamanların İstanbul'unun da anlatıldığı güzel bir kitaptı.
Bazı meslekler sahipleneni olmadığı için şimdiki ustasının ömrü ile sınırlı. Bazı mekanlar da, çok uzak olmayan bir gelecekte kimlik değiştirmeye ya da kentsel dönüşüm furyasının dişleri arasında yok olmaya mahkum gözüküyor.
Yazarının dediği gibi, sabahları "Siftah senden, bereketi Allah'tan!" diyerek kasalarını açıyor insanlar. Dini, dili, kimliği olmayan para kasaya böyle giriyor. Ve günün ilk kazancı olan o para, böylece bir çeşit ritüelle kutsanmış oluyor. Ki, kutsanan para değil emektir aslında. Ve emeğin meslek hanesine yazılan isim hali, dükkanlarda, atölyelerde cisimleşiyor. Mekanlarda ruh buluyor. Şehrin içinde varlığından bihaber olduğum bu insanları ve mekanları tanıdığım için mutluyum.
Ayşe Çavdar ünlü mimar Sadettin Ökten'e “Peki İstanbul gayrimüslimlerini kaybedince nesini kaybetti?” diye sorunca Ökten “İstanbul onlarla birlikte görgüsünü kaybetti” diye cevap vermişti (Ayşe Çavdar (2013), “Adab-ı Maşeretin Sınıfsal Manzarası”, Sabitfikir, n. 32, Ekim, 20-26). Ender bu kaybedilen adab muaşeretin zanaat boyutu harika bir şekilde gözler önüne seriyor.