Jump to ratings and reviews
Rate this book

Sen

Rate this book
Kardeşinin intikamını almak için çıktığın yolda aşkla karşılaşırsan…


Hiçbir şey göründüğü gibi değildir, bilirsiniz. Üstelik bahsi geçen bir kadın ise, asla! Dövüş sanatları uzmanı olan Süheyla, kardeşinin intikamını almak için çıktığı yolculukta kalbini tam bir baş belasına kaptırdı. Ruhu intikam ateşiyle yanıp tutuşurken kalbi aşk ateşiyle kavruldu…

Süheyla’nın adı, ‘iyi huylu, sakin’ anlamına gelir ancak aldanmayın, yol boyunca elinde muştasıyla aşk ve intikam duygularıyla örülmüş ince bir ip üzerinde ustalıkla yürüyecek gerçek bir kahramandır aslında. O zeki, yumrukları kadar dili de sert bir kadındır. Romanda Demir’le de tanışacaksınız. Aşkın muhatabıdır kendisi. Süheyla’nın intikam mücadelesinde en büyük yardımcısı olacaktır.

424 pages, Paperback

First published May 15, 2015

7 people are currently reading
124 people want to read

About the author

Selvi Atıcı

16 books95 followers
Selvi Atıcı, 1984 Yılında Ordu'da doğdu. Eğitim hayatını İstanbul'da sürdürürken hayatının aşkıyla karşılaştı ve eğitimini tamamlar tamamlamaz evlendi. İki kız ve bir erkek çocuğu annesi olan yazar, 2008 yılından bu yana yazdıklarını sosyal paylaşım platformlarında ve forumlarda paylaşmaya başladı.

İlk kitabı Kimliksiz'le yayın hayatına başladı.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
105 (55%)
4 stars
51 (26%)
3 stars
23 (12%)
2 stars
7 (3%)
1 star
3 (1%)
Displaying 1 - 30 of 37 reviews
Profile Image for Hulya Kara Yuksel.
1,096 reviews1,307 followers
February 25, 2016
Öncelikle Selvi Atıcı! Tapıyorum. Sana. KADIN! Sen muhteşem bir insansın…

“Kimliksiz” kitabı ile beni kendine ve tabi ki Deryal ‘e aşık ettin ama bu kitap var ya bu kitap bambaşka bir şey…. Beni benden aldı, aklım fikrim Süheyla ve Demir oldu. Dengemi bozdu. Ve öyle ki bu kitaptan yüzlerce satın alıp önüme gelen her insana kitabı hediye etmek istiyorum, herkese okutmak ve hakkında saatlerce konuşmak istiyorum, suratımda salak bir gülümseme ile birlikte Demir ve Süheyla ‘nın o muhteşem atışmalarını hatırlamak istiyorum, hele ki o okyanuslar kadar derin cümleleri afiş yaptırıp İstanbul’un her bir köşesine astırmak istiyorum. Bir defa değil bu kitabı her gün tekrar tekrar okumak istiyorum… Ve bugüne kadar ilk defa bir kitaptaki cümlelerin altını çizmek ve hatta üzerlerini renkli kalemlerle boyamak istiyorum. Son zamanlarda okuduğum en, en, en aklı başında, zeka seviyesi yüksek diyalogları ve duygu yoğunluğu Everest'e ulaşmış muhteşem bir aşk hikayesinin içine girdiğim için ve Süheyla & Demir ‘in mesafeli ve bir o kadar da dengesiz ilişkisine şahit olduğum için cidden çok mutluyum…

Hali hazırda parça parça da olsa okuduğum 4 tane kitap olmasına rağmen onları bıraktım ve hadi bir göz atayım derken bir de baktım ki kitabı elimden bırakamıyorum. Ve daha ilk sayfadan bu hikaye, Selvi Atıcı ‘nın anlatımı beni kendisine öyle bağladı ki okumadan duramadım. Demir ‘in dediği gibi -bu kitabın- müptelası oldum, bırakamadım. Çoğunlukla Süheyla’nın hazır cevaplığı yüzünden kahkaha atarak okuduğum kitapta Süheyla ve kardeşi Umur ile ilgili bölümleri ise gözlerim dolu dolu okudum. Süheyla ‘nın baştan sona bozmadığı çizgisini sevdim. Ama en çokta Demir ‘in Süheyla’yı bir oya misali ince ince işleyerek, sabırla bekleyerek kadına olan aşkını ona hissettirmesini sevdim. Daha ne diyeyim arkadaşım. Alın, okuyun, okutun! :)

-----------------------

“Beni bir virüs olarak düşün. Şansına iyisinden ya da kötüsünden… Sana yayıldım. Bedenine, ruhuna ve istesen de istemesen de kalbine sızdım. Beni atamazsın! Benden kurtulamazsın! Çünkü ben, senin ömür boyu katlanmak mecburiyetinde olduğun virüsünüm!”
“Keyfin bilir.”
“Tapıyorum. Sana. KADIN!”

“Demir Bey, ne yaptığınızı sorabilir miyim?” Elbette. Ne Yapıyorsunuz? Adam derince bir iç çekti. “Her ne kadar amacım ellerini ısıtmak olsa da sanırım kendimi cehenneme atıyorum.” “Umarım kavrulursunuz.” “Zalimsin kadın!” “Muhtemelen.”

“Müptelası olduğum birçok şeyi ardımda bıraktım. Zor oldu. Ama başardım. Seni evde bulamadığım bir saat içinde anladım ki, alkol bırakılır, sigara da bırakılır, hatta birçok şey bırakılır ama… Sen; bayan süpürgesiz cadı! Sen bırakılmazsın!”

“Bu gecenin adını; tek gecelik özgürlük koydum!” Süheyla yanlarındaki garsonu umursamadan ve öfkeden köpürmüş bir halde, “Umurumda değil! Siz alkolden uzak duruyordunuz!” diye çıkıştı. “Ben aşktan da uzak duruyordum.” Demir başını eğdi ve omuz silkti. “Şimdi sek içiyorum.”

“Bir gün, dünyanın senin etrafında dönmediğini fark edeceksin! Ve sırf fark ettiğin o an sana gülebilmek için hemen dibinde olacağım!”
Demir, güldü. Bu Süheyla’ca 'Ömür boyu dizinin dibinden ayrılmayacağım, canım aşkım!’ demekti.”

“Sen-“
“Ben, sana tapan adamım. Ben, özleminden aklını kaçıracak olan adamım! Ben, seni görebilmek için televizyon kanallarında rezil olmayı göze alan adamım! Kahretsin, Sü! Ben, hayatını seninle geçirmek için yanıp tutuşan adamım! Ben, senin sevdiğin adamım!”

“Demir kıkırdadı. Parmak uçları, onun ve Süheyla ‘nın nefes alışlarını hızlandıracak minik dokunuşlarda bulunurken, omzunu dişledi “Kahretsin! Gebereceğim!” Genç kadını aniden kendisine çevirdi. Manzara şahaneydi. Çıplak, beklenti dolu, yanakları hafifçe renk değiştirmiş Süheyla… Demir, nefesini tuttuğunun farkında değildi. Elleri saçlarının arasına uzandı. “Fena seviyorum seni kadın!”

“Keşke bana bu kadar güçlü olmayı öğretmeseydin! Keşke tapabileceğim tek kadın olmasaydın! O zaman seni rahat bırakırdım, Bayan Buz Kütlesi!”


Gitme, aşağılık herif! Gitme! Diye çıkıştı. “Gidipte kaldıramayacağım bu yükü omuzlarıma bırakma. Altında ezilirim. İnan… O kadar güçlü değilim! Pislik herif!”Parmakları saçlarını sertçe kavradı. “Ölürsen, seni öldürürüm!” “Kahretsin, kadın! Harika gidiyordun ama teknik olarak ölü birini öldüremezsin!”


Profile Image for Füsun.
208 reviews92 followers
February 6, 2018
"Ben sana tapan adamım. Ben, özleminden aklını kaçıracak olan adamım! Ben, seni görebilmek için, tüm televizyon kanallarında rezil olmayı göze alan adamım! Kahretsin, Sü! Ben, hayatını seninle geçirmek için yanıp tutuşan adamım! Ben, senin sevdiğin adamım!"

Şimdi sorarım size:

MÜMKÜN MÜ ULAN ERİMEMEK?!



Eğer yorumlarımı biraz takip ediyorsanız mutlaka fark etmişsinizdir, ki zaten hep de söylerim, Selvi Atıcı'nın yeri bende çok başkadır. Kitaplarında kullandığı dili de, yarattığı karakterleri de her zaman çok sevmişimdir ve öyle ki, en favori kitabımı ya da en favori karakterimi bile seçmekte zorlanıyorum. Hangisini birinden üstün tutmaya çalışsam bu sefer aklım diğerinde kalıyor, kıyamıyorum ve asla bir seçim yapamıyorum. Hal böyle olunca da hepsinin yeri bende çok başka oluyor!

Çıkmış bütün Selvi Atıcı kitapları elimde olmasına rağmen, elimdekileri bitirmeye ve bir boşluğa düşmeye cesaret edemediğimden, son iki tanesini bir hazine gibi saklıyordum. Ama bir yandan da buna dayanmak o kadar zordu ki, elim sürekli kitaplığa gidiyor ve daha sonra da geri çekiyordum!

Ama en sonunda dayanamayarak Sen'i okudum.

VE O KADAR GÜZELDİ Kİ ALLAH'IM!!!

AĞLAMAK İSTİYORUM RESMEN BİTTİĞİ İÇİN!!

"Onunla, bir buzdolabının önünde yıllarını geçirebilirdi. Sonunda aç kalabilirlerdi. Sorun değildi. Kalbi görüntünün aklına üşüştürdükleriyle giderek büyür ve ısınırken, yüz hatları gergef gibi gerildi. Bir insanın birine sırılsıklam aşık olduğunu bir buzdolabının önünde anlaması ne tuhaftı. Süheyla, kaygıyla ve tamamen bilinçsizce kafasını kaşırken Demir, onu kollarının arasına almak istiyordu. Düşünceyle havalanan kollarını hızla göğsünde kavuşturdu. Hapı yutmuştu! Hem de fena halde..."

Demir Mızrak, sen ne güzel adamsın.

Sevdiği kadın için endişelenirken her şeyi yapabilecek konuma gelen, onu korumak pahasına kendisine kızıp terk etmesini bile göze alan, suratına yerleştirdiği alaycı ve muzip gülümsemesiyle hem Sü'nün aklını hem de okuyucunun aklını başından alabilen, sevgisini göstermek konusunda asla çekinmeyen ve duygularını kabul etme konusunda da çoğu karakterin aksine korkak bir oğlan çocuğu gibi davranmayan, onları olduğu gibi kabul edebilen bir adamdan bahsediyorum burada. Bütün kalbini alıp da sevdiği kadının ellerine bırakan, karşılığında da sadece onun kendisini sevmesini isteyen bir adam.

Süheyla'nın güvenliği için bütün işini gücünü bırakarak tüm vaktini onun çevresinde olmaya, onu yalnız bırakmamaya ayırışı o kadar güzeldi ki. Onu sevdiğini fark etmemişken bile aslında onun için atan kalbini dinleyişi, kendini sürekli kadının yanında buluşu ve onunla değilken bile Süheyla'yı düşünmesi aslında bütün sevgisini gözler önüne seriyordu. Onun kararlarına saygı duyuyor, peşinde olduğu gerçeklere ulaşması için ona elinden gelen her türlü yardımı yapıyordu. Süheyla'nın kendi hayatını yok saymış bir biçimde hareket etmesine rağmen onunla bir gelecek kurabilmek için bütün önlemleri alan, Sü'nün kendisine gerçekten kızıp, kırılacağını ve onu düşünmeden bırakıp gideceğini bildiği halde onun iyiliği için çabalayan halleri o kadar güzeldi ki! Bütün o sevgisiyle ve kararlılığıyla Süheyla'yı bırakmayacağını, ona kendini ne pahasına olursa olsun affettireceğini ve onun hayatından çıkıp gitmesine izin vermeyeceğini göstermesi mükemmeldi. Size daha nasıl anlatayım bu adamı?!

Tek kelimeyle, mükemmeldi.

"Neler hissettiğimden haberin var mı? Senin nerede olduğunu düşünürken, başının hangi bela içinde olduğu hakkında kafamda türlü sahneler geçerken neler çektiğimden haberin var mı?" Bir eli havaya kalktı, tekrar sertçe ve gürültüyle tezgaha indi. "Senin nerede olabileceğini düşünürken arka arkaya kaç tane sigara içtiğimden haberin var mı?"

Kimseye anlatmaya cesaret edemediği acısını sadece Süheyla'ya anlatışı, hem de o anda hissettiği bütün duygu ve düşünceleriyle, ona olan güvenini ve sevgisini o kadar belirgin bir şekilde gözler önüne seriyordu ki, kitabı okurken bunu hissetmemek mümkün değildi. Bunu yapmasının bıraktığı etkiyi ne Sü atlatabilir, ne de ben atlatabilirim.

"Demir Bey, ihtiyacı olan tek şeydi. Farkında olmadan boşluğu doldurmuş, Süheyla'ya unutma iznini vermişti. Adam püsküllü bela olabilirdi. Ama Süheyla'ya iyi gelmişti. Kaybettiklerinin yerine gelmiş, içindeki acı boşluğu doldurmakla kalmayıp taşmış ve tamamen bilinçsizce yarasını üfleye üfleye sarmıştı. Süheyla, onu sevmeye mecbur kalmıştı."

Süheyla, güçlü karakteriyle, kafasına koyduğunu yapmasıyla ve sevdikleri için her şeyi göze alabilmesiyle favori karakterlerim arasına üst sıralardan bir giriş yaptı. Kendi hayatından, sırf sevdiği insanlar için vazgeçebilmesi ve bunu yaparken bir an bile düşünmemesi, amacı doğrultusunda her şeyi yapabilecek bir kararlılığa sahip olması çok güzeldi. İstediği şeyleri başarma konusunda kendisinden başka kimseye güvenmeyen, güçlü ve sağlam bir kadındı. Ki böyle kadın karakterleri okumaya cidden bayılıyorum.

Kendi doğruları olan ve her şeyi keskinlik çizgisiyle ayıran bir kadındı. Belirsiz hiçbir şeyden hoşlanmıyor, her şeyin apaçık bir şekilde anlaşılır olmasını istiyordu. Sırf bu yüzden, belirsizlikten hoşlanmadığı için, Demir'le aralarındaki ilişkinin sınırları silikleştiğinde, adamın kesin bir karar vermesini isteyen bir kadındı Süheyla. Demir'in geçmişinden gelen hayaletleriyle mi, yoksa Süheyla ile mi kalmayı istediğine karar vermesini, ona göre hareket etmesini istiyordu ve bunu da açıkça dile getirmişti. Hayaletlerle gelen bir adamı istemiyordu, ve Demir ona bir paket olarak bütün haliyle gelmeyecekse, kendisi için sadece Demir Bey olarak kalacağı konusunda da kesin kararlıydı. Seviyordu, adama deli gibi aşıktı ama asla yarım bir şeyler de istemiyordu. Ve bu, Sü'yü Sü yapan en belirgin özelliklerden birisiydi.

Utangaç, sıkılgan ve ne istediğini bilmeyen, buluttan nem kaparak gereksiz tartışmalar çıkaran ve insanı bezdiren karakterlere ağzının payını veren, hayattan beklentilerini de isteklerini de kesin bir şekilde belirlemiş ve onlar için çabalayan bir kadındı Süheyla. Ne söylemek istiyorsa söylüyor, bir insanı kırmamayı düşünmektense ona doğruları söylemeyi daha önemli buluyordu. Hem zihin hem de bedensel gücünün farkındaydı, kendisini korumak için başkasına muhtaç değildi ve çizmesine sakladığı muşta ile kelebek çakısı ona yeter, hatta fazla gelirdi.

Ve işte bu yüzden, böyle bir kadının, Demir'in aşkı karşısında yenilişini okumak mükemmeldi. Amaçları dışında hiçbir şey düşünmezken Demir'i önemsemeye başlaması, doğru olduğunu bildiği yolda ilerlerken, ona yanlış yapıp yapmadığını düşündüren tek insanın Demir olması ve en ince ayrıntısına kadar planladığı geleceğinin yönünü, sadece Demir için değiştirmesi çok güzeldi. Sürekli Demir'e laf sokarken aslında bunu ona sinir olduğu için değil de onunla inatlaşmayı sevdiği için yapması, ona karşı olan hislerini fark ettiğinde onları geri çevirmek yerine kucaklaması ve ona çok kızıp da onu terk ettiğinde bile, ona bir şey olduğu düşüncesi aklına girdiği anda bütün kararlarını ve sınırlarını yok sayarak kalkıp onun yanına gitmesi, bunu yaparken de kendisini ezip geçmeyi hiç umursamaması, Sü'nün Demir'e olan aşkının ne kadar büyük olduğunu tüm gerçekliğiyle bize gösteriyordu.

"Ama Sü'nün onu arzuladığını bilmek, dokunuşundan hoşlandığını görmek... Göğsünün sıkışmasına neden olan bir gurur veriyordu. Onun gibi bir kadının kendisini istediğini bilmek Demir'i dünyanın en özel adamıymış gibi hissettiriyordu. Çünkü Süheyla özel bir kadındı. Ve bunu fark edebilen nadir insanlardan olduğu için şanslıydı."

Kitabı okurken aslında Selvi Atıcı okumayı ne kadar özlediğimi fark ettim. Sen'i okumaya başlamadan hafif bir slump geçiriyordum ve bu kitabın bana iyi geleceğini biliyordum, geldi de. Şimdi Biz çıkana kadar dayanıp elimdeki son kitabı okuyup bitirmemek için dayanmaya çalışacağım.

Ayrıca kitabı okurken bana eşlik eden Gonca'ya (@evetherneyse), Şeyma'ya (@monsterinmybook) ve Büşra'ya (@hunharcaokuyankiz) teşekkür ederim.

Başka ne diyebilirim ki? Bir Selvi Atıcı kitabıydı ve ben yine eridim.

Söyleyin şimdi, nasıl dönülüyor normal hayata?

Profile Image for trestitia ⵊⵊⵊ deamorski.
1,545 reviews449 followers
July 10, 2018
yayınlanmayan finali hariç haftalık takip ettim, kitap 15inde çıktı, çıkarçıkmaz gidip aldım, otobüste finalini, eve gelince baştan başlayarak okudum bitirdim. darısı diğer selvi atıcı kitaplarına.
Profile Image for Serap.
961 reviews81 followers
February 13, 2019
Ilk 200 sayfa süheyla yi da kitabı da sevmedim(Demir i sevdim):Süheyla çok itici geldi,ikili arasindaki atışmalar beni sıktı...Süheyla ringe çıktıktan sonra herşey degisti benim icin atışmalar tatlilasti Suheyla itici gelmemeye başladı ,sonraki 180 sayfa yi filan yuttum çok güzeldi ama yazar tadında bırakmayıp abartmış ve bence gereksiz uzatmış...kardesinin katiliyle ofiste yuzlestikten sonrası gereksizdi,burda konuyu neticelendirmeliydi bence,orayı bana gore güzel bağlasa 4 yıldızı kapacaktı ☹180 sayfa için 1 yıldız 1 yıldızda Demir 'e...
Profile Image for trestitia ⵊⵊⵊ deamorski.
1,545 reviews449 followers
September 11, 2017
.
sori gözlerim demiri aradığı için ilk kapak daha güzel.
bu da güzel. bayağı güzel.
ama ilk kapak.
oyş.
ilk kapağın eksiklerine rağmen o seksiliği, o serseriliği...
oooyhhş.

(ayrıca sarı ne alaka ve iki renk de fazla çiğ. peki umruma geçer mi, hayır sdfasdfads sonuçta güzel.)

nys nasılsa bunu da aliciiz asdasdf
selvi atıcı kitabını harita metod defterine kapaksız bazsalar alırım!
Profile Image for Gamze.
579 reviews100 followers
June 16, 2015
http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot....

Yanı başında oturan adam hareketlenirken, beyninin içinde bir şaşkınlık tınısı çınlıyordu. Adamın elleri usulca omzunu buldu. Süheyla, onun ne yapmaya çalıştığını anlayamadan, gerilen bedeni adamın çıplak göğsüne doğru çekildi.
Adamın hoş kokusu burnuna dolarken, "Demir Bey?" diye sordu. Biraz önceki yıkılmışlığının ardından gülmek istemesi garipti ama gülmek istiyordu.
Demir Bey'in kolları onu sıkıca sardı ve Süheyla'nın başı adamın göğsünde kaldı. Neden hareket edemediğini bilmiyordu ama öylece kollarının arasında kalmıştı.
Demir Bey, "Hım?" dedi.
Süheyla'nın başı sanki yüzünü görebilecekmiş gibi yukarı kalktı. "Ne yaptığınızı sorabilir miyim?"
"Sana sarılıyorum." Genç adamın sesinde gerçek bir şaşkınlık vardı.
"Orasını anlayabiliyorum. Neden sarılıyorsunuz?"
Adamın göğsünde bir mırıldanma oldu. Ardından bedeni sessiz gülüşüyle sarsılmaya başladı. "Sü, bu anın duygusal olması gerekiyordu. Filmlerde hep öyle olur!" Sesinde kahkaha geziniyordu.



Kitap, Süheyla'nın kardeşi Umur'un intihar sahnesi ile başlar. Hele ki son nefesini vermeden önce düşündükleri ile insanın içini kahreder. Ve Süheyla berbat geçen gününün akşamındaysa kardeşini küvetin içinde kanlar içinde bulur. Tüm olaylar kardeşinin intihar ettiğine işaret etse de Süheyla bir kere bile inanmaz. Ve işin içine atar kendini. Bu uğurda o da kendi ölümünü dahi göze almıştır, yeter ki bunu Umur'a yapanlara hakettikleri cezayı verebilsin..

Kardeşinin bilgisayarında bulduğu ufacık bilgi parçaları onun yolunun İstanbul olduğunu gösterir. Annesinin ilk aşkı olan Timuçin Bey sayesinde ise kendini kamufle edebileceği bir işe ve yere sahip olur.

Timuçin Bey ise şans bu ya bir gün kalp krizi geçirir ve bir süre moda evinin işini Süheyla'ya devreder. O ilk sabahta ise bir müşteri vardır ki akıllara zarar :D Ve işte ikilimizin tanışması da böylece gerçekleşir.

Süheyla tam bir erkek fatma :D
Kendisi ilk önce hüznü ile kalbinizi kırıyor, sertliği ile helal olsun dedirttiriyor, bağlılığı ile hayran bıraktırıyor.

Yazarın Kimliksiz kitabını okumuş ve kitap içindeki 'malum' sorun nedeniyle ben pek aman aman beğenmemiştim. Ancak bu kitap, cuk oturmuş her şeyiyle.

Kadın karakter de, erkek karakter de okuyucunun sinir katsayısını arttırmayan, okurken eğlendiren, çok iyi karakterler.

Yazarın kalemini ve kitap kurgularını kesinlikle çok beğeniyorum. Çok başarılı. Hani tıkanma falan yaşamadan, bir solukta bitirebiliyorsunuz.

Ben şahsen ilk kitabının da çok çok üstüne çıktığı için kendisini ayrıca tebrik ediyorum. Kendi içinde, kendi kalemiyle tekrarlara düşmeden okuyucusuna harika bir macera sunuyor.

Benim kitap içinde okurken rahatsız olduğum tek şey Süheyla'ya Sü denmesi oldu nedense :D Güzelim ismi var ne gerek var onu anlamsız kısaltmaya değil mi :)

Ayrıca Demir'in abisini de sevdim ve açıkçası onun hikayesi de çıksa kesinlikle alır, okurum :)

Hattın diğer ucundaki ses uykulu ve boğuk geldiği için sesin sahibini hatırlayamadı. "Kiminle görüşüyorum?"
"Çok kırıldım! Dünya üzerinde duyabileceğin en seksi seslerden birine sahibim." Süheyla bu noktada sesin sahibini hatırladı ve dişlerini gıcırdadı. "Dizlerinin titremesinden anlamam gerekiyordu. Ve sen beni hatırlamıyorsun!"
"Demir Bey!"
"Bingooo!"
"Boğazında kurbağa besliyormuş gibi konuşan sadece sizi hatırlayabildim."
Adamın gür kahkahasıyla, ahizeyi kulağından uzağa götürmek zorunda kaldı. "Sabah şekeri gibisin! Tadından yenmiyor!"



****

"Biraz heyecanlanmış gibi görünemez misiin?"
"Heyecandan nefesim kesiliyor."
"Senin yerinde olmak için birbirini ezen onlarca kadın var!"
"O zaman seve seve sıramı onlardan birine verebilirim."
"Keşke görünüşün de keskin zekan kadar biraz ilgi çekici olsaydı."
Genç kadın sözleri üzerine gözlerini devirdi. "Size canlı sohbet hatlarını öneririm, Demir Bey. Muhtemelen seviyenize uygun birini bulabilirsiniz!"
"Bana seviyesiz mi demek istedin?"
"Algıda seçicilik." Genç kadın omuz silkti.
Demir Bey hafifçe güldü. "Balık sever misin?"
"Hayır." Genç kadın başını eğerek başlamış olduğu işe devam etti.
"Kırmızı et?"
"Hayır."
"İtalyan mutfağı?"
"Hayır."
"Burcun ne?"
"Hayır!" Süheyla aniden başını kaldırdı ve genç adamın sırıtan yüzüyle karşı karşıya geldi. Eğer yapabilseydi genç kadın parmaklarını ekrandan içeri uzatır ve adamın gözlerini zerre vicdan azabı duymadan oyardı.
"O ne? Yeni bir burç mu?"




****



Öfke kadının zihnindekii tüm noktaları kızıla boyadı. Başını sertçe ona çevirerek, "Kalın kafalı olduğunuzu biliyordum ama bu kadarı beni bile şaşırttı, Demir Bey! İsmim; Sü-hey-la! İsterseniz bir kalemle avucunuza yazalım ve ilk heceden sonra zayıf hafızanızda tutamadığınız diğer hecelere bakıp, söyleyebilin." İçinde biriken öfke dışarıya sert bir soluk olarak çıkarken kısa süre duraksadı. "İsmimi bir bütün olarak seviyorum. Tüm harfleriyle!"
Demir Bey, kayıtsızca "Çok uzun," diye mırıldandı. "Sü-hey-la," dedi kelimeleri yayarak. "Bak! Nefes nefese kaldım. Söylerken yoruluyorum."



****

"Abiniz servetinizi koruma altına almak yerine; size yaşınıza uygun bir beyin nakli yaptırmış olsaydı muhtemelen tüm dünya huzur içinde uyurduk!" Sözleri üzerine adamın dudakları seyirdi ama Süheyla durmadı. "En azından ben aptalı oynuyorum. Siz, içinizdeki aptalla sonsuza kadar yaşamaya mahkumsunuz!"
Profile Image for Çisem.
439 reviews52 followers
May 24, 2021
http://karamelasepetiii.blogspot.com....

Selvi Atıcı, benim favori yazarlarımdan bu yüzden de okumaya başlamadan beni hayal kırıklığına uğratmayacağını zaten biliyordum. Ayrıca Sen'i yayınlanırken de okumuştum zaten fakat kitabı alınca okumadığım bölümleri değil başından itibaren her bölümü bütün olarak okumak istedim. Ne yazık ki bu aralar kitap okumaya çok vakit ayıramadığım için Sen'i okumam 1 haftayı buldu. Metrobüs, metro köşelerinde ne kadar okunursa artık. :D Dün gece en son uykusuz kalsan da bitecek bu kitap diyerek kendime gazı verdim ve kitabı bitirdim.

Kitap Süheyla'nın kardeşi Umur'u ölü bulması ile başlıyor, her şey Umur'un intihar ettiğini gösterirken Süheyla buna inanmıyor ve bu işi deşelemeye başlıyor. Eline bir takım bilgiler geçtikçe kardeşinin ölümünün intihar olmadığına emin oluyor ve araştırmak için İstanbul'a gidiyor. İstanbul'da annesinin eski bir arkadaşı -aynı zamanda sevgilisi- olan Timuçin Bey'in moda evinde hem masraflarını çıkarmak hem de bilgi toplamak amacı ile çalışmaya başlıyor ve burada hikayemizin esas oğlanı Demir ile tanışıyor fakat nasıl tanıştıklarını falan söylemeyeceğim çünkü kesinlikle okunması gereken yerlerden. :D Sonrasında Demir Süheyla'ya kardeşinin katillerini bulması için yardım etmeye başlıyor ve hikayemiz ilerliyor.

Karakterlerimiz Süheyla ve Demir için zıtlıkların uyumu diyeceğim ama değil. :D Daha çok 'Birbirine bu kadar zıt karakterleri olan iki insanı bir yazar nasıl bu kadar güzel bir çifte dönüştürebilir? ' bunu diyebilirim. Öyle güzel, romantik bir aşk değil onların yaşadığı. Ama duygu yoğunluklarını öyle hissediyorsunuz ki kitapta ve Demir & Süheyla aşkının içinde kaybolmamanız imkansız. Süheyla, nefret edilesi derecede gerçekçi, acımasız ama aynı zamanda duygularını yoğun yaşayan bir karakter. Demir ise zamanında yaşadığı bir olay yüzünden suçluluk duygusu içinde boğulmuş ve kendini aşka kapatmış bir karakter. Süheyla ve Demir'in diyalogları o kadar güzeldi ki bir çok diyalogu üçer beşer defa okudum her seferinde de kahkaha attım. Özellikle Demir'in '....sin/sın kadın!' şeklindeki lafları beni benden aldı.

Selvi Atıcı'nın okuduğum her kitabında kalemine tekrar tekrar aşık oluyorum. Yarattığı erkek karakterlere de ayrı bir hastayım ama Demir benim gönlümde çok başka yere kondu. Süheyla ise eşi benzeri olmayan bir kadın karakter. Kadın nasıl geldiyse öyle gitti kitap boyunca. Kurgu deseniz on numaraydı. Aksiyon, aşk, komedi ne ararsanız 416 sayfaya sığmış resmen. En ufak bir kuşkunuz varsa okusam mı falan diye düşünüyorsanız hiç düşünmeyin koşun hemen alın.

Selvi Atıcı'nın her hikayesini kitap olarak elimde tutup okumak istiyorum ama benim favorim Pinokyo'nun Rüyası umarım çok çok yakında onu da elime alıp okumak sonra da burada bayıla bayıla okuduğumu söylemek nasip olur.
Profile Image for Esra.
191 reviews24 followers
July 6, 2015
Türk yazarlardan -yeni çıkanlardan- pek okumasam da, artık Selvi Atıcı'nın çıkmış/çıkacak tüm kitaplarını okuyacağım galiba. Tamam aşk kitabıydı, tamam sonunu tahmin edersiniz ama aşk kitabı yahu, ne bekliyoruz ki? Iım sonracığıma, Sü gibi kararından dönmeyen, sivri dilli -bunun gibisi bulunmaz!- güçlü, utanmayan be birçok güzel özelliği barındıran karakterleri pek okuyamıyorum, yok yani öyle kitaplar. Ama Sü bambaşkaydı, sırf Sü gibi mükemmel bir kadın karakter için bile okunur.
Pekii, Demir'e ne demeli? Sen ne kadar mükemmelsin, be adam! Kadın demesi de ayrı sempatik :')
1 puanı kırmamı sağlayan tek ama tek şey yazım hatalarıydı. Bir müddet sonra delirecek kıvama gelmiştim çünkü...
Profile Image for Sena.
324 reviews22 followers
January 25, 2016
Kurgu, karakterler, olaylar, olayların bağlanışı... 5 vermeden duramıyor insan.
Demir'le Süheyla okuduğum en ilginç çiftti sanırım. :D En hoşuma giden noktalardan biri ise kitap boyunca Süheyla'nın kendinden ödün vermeden devam etmesiydi. Aşk onu cıvıtmadı, yolun başında neyse sonunda da aynı kaldı ve yazara bu konuda teşekkür ediyorum. :) Demir zaten... Güzel sevdi adam, çok güzel sevdi. Süheyla da, geçmişi de kendisine kök söktürdü ama o canla başla mücadele etti. Baya hak etti mutluluğu canım benim :)
Hayatın mecbur kıldığı bir intikam ve bir yemin kesişmiş, ortaya tutkulu mu tutkulu bir aşk, bir hikaye çıkmış. Çok sevdim.
Profile Image for Seyma.
863 reviews
February 1, 2018
Kaç kere yazıp sildim bilmiyorum Demir'i anlatamayacağım gibi en iyisi okuyup yaşamak!
Profile Image for moi, k.y.a..
2,080 reviews380 followers
x1-ongoing
July 14, 2016
Sü, Topuklularla çok havalısın bebeğim!

Yeni kapağı görünce ben:











Profile Image for Serpil Çelebi.
Author 8 books13 followers
March 12, 2018
Küçük serseri kardeş Demir Mızrak ve eli sopalı Süheyla'nın hikayesi.

Süheyla'nın biricik kardeşinin intiharıyla başlayan hikayede, bu intiharın gizeminin çözülme yolunda Demir ve Süheyla'nın yolları kesişir.

Tatlı ve espirili diyaloglarla keyif veren bir seyir oldu. Kitaba dair sevmediğim tek şey, Süheyla'nın kendine olan inancına ve güvenine rağmen Demir'e yağdırdığı tehditlerdi. Bana çok geldiler, çünkü Süheyla istediğini elde edebilecek zeki bir karakter. O yüzden efendim puanını birazcık kırdım.
Profile Image for Min Li Li.
422 reviews37 followers
May 20, 2015
Nereden başlasam,nasıl başlasam bilemiyorum!! Yani çok farklı bir kitaptı.Zaten Sü şu ana kadar okuduğum en sert kadın karakter var mı ötesi.Demir ise aşık olduğu kadına kendi tabiriyle iyi yada kötü bir virüs gibi bulaşan dünyalar tatlısı bir erkek.Ay ama neden senin gibi biri gerçek hayatta yok ya. :3
Çelik beyi de unutmamak gerek. :D
Profile Image for Beliz.
403 reviews19 followers
August 27, 2016
Tek kelimeyle MUHTEŞEM!!! Alın okuyun ve şu sıralar oldukça klişeleşmiş aşklardan ve yavan cümlelerden kurtulun. Mizah öyle ince öyle zekice ki mest oldum okurken. Daha fazla Selvi Atıcı istiyorum!!!!!!!!
Profile Image for Beyza Bozsu.
91 reviews
August 19, 2015
4,5/5
SEN, elimden bırakamadığım için 1 günde okundu ve bitti. Selvi Atıcı'nın okuduğum 2. kitabı olan bu kitabı, ilk kitap Kimliksiz'den kesinlikle çok daha fazla beğendim. Çünkü unutulmaz karakterler listeme adını yazdırmış bir kahramanı var: SÜ! :D Kitaplarda güçlü kadınları her zaman çok sevmişimdir, ve bu hatunda tek kişilik dev bir ordu resmen. Hiçbir şeyin altında kalmayan, sivri -Allah'ım hem de ne sivri- dili, zekası, cesareti ve gücü de silahları. Gel de bayılma! :D
Karakter dışında bir kitabı sevme sebeplerimden biri de gerçekliktir benim için. Olağanüstü bir durum karşısında bile olsa karakterlerin hareketlerine ve düşüncelerine anlam veremiyor, "gerçekte kimse böyle yapmazdı bir kere" diyorsam eksiyi kapmıştır kitap benim için. İşte SEN'de böyle bir şey hiç olmadı. Her şey, karakterler o kadar gerçekçiydi ki... 2 baş karakterin de düşünce ve eylemlerini anlayıp, öyle hak verdim ki... Kendimi yerlerine koyduğumda aynı şeyleri hissedip, yapacağımı düşündüm çoğunlukla.
Kitapta bir diğer sevdiğim şey ise Kimliksiz'de de olduğu gibi: Selvi Atıcı. Diline, olayları ve hisleri aktarışına, o cümlelerine bayılıyorum! Hissederek yazdığı o kadar belli oluyor ve o hisleri bize de öyle güzel hissettiriyor ki... Birkaç kez "Çok güzel cümleler kuruyor be!" diye nidalarda bulunduğum doğrudur. :)

Son olarak 2 olumsuz eleştiride bulunmak istiyorum. O yarım puanı kırmama neden olan 2 şey... Kurguyla ilgili her şey iyi, güzel, hoştu da... Demir'in, Süheyla'ya aşık olduğunu çok çabuk fark ettiğini ve de çok çabuk kabullendiğini düşünüyorum. Tamam, çok çabuk olmasa da biraz daha sürse daha iyi olurdu. Yani yıllardır birilerine bir şeyler hissetmekten kaçan, hatta hissetmeyeceğine dair yemin eden birinin çok rahat "Ah, aşık oldum, başım belada" demesi, hani o bahsettiğim gerçeklik kısmına pek uymadı. Tabii yine de büyük bir eksi, hatta bir eksi değildi benim için bu. Sadece biraz daha zorlu olsaydı daha iyi olurdu diyorum.
2. eleştirim ise yayınevi, Müptela Yayınları'na. Kitabın baş sayfalarına baktım ama düzelti yapanın adını vs. göremedim. Bu da kitabın redaksiyondan geçmediğine dair düşüncemi güçlendirdi doğrusu. Çok fazla yanlış ve eksik yazılmış kelime vardı. :/ Yazarın bu 2. kitabına ilkinden daha çok özen gösterildiği bir gerçek, umarım gelecek kitaplarda bundan da fazla ilgi ve özen gösterilir. Çoook büyük bir merak ve okuma isteğiyle bekliyorum o kitapları... :)
Profile Image for Ecem.
149 reviews11 followers
March 7, 2016
Kimliksizden sonra okumuştum bu kitabı ve uzun zamandır yorum yapmayı bekletiyorum ne yazsam bilemediğim için :/ şimdi yapıyorum :) Ben kitabı fazla sevemedim yani beni diğer kitapları kadar cezbetmedi ama Demir kararteri süperdi :D Demir çok iyidi kitabta en sevdiğim şeydi sü karakterini sevemedim ama. Kitabı okurken hatta biraz atladığımı bile söyleyebilirim nedense beni etkileyemedi bu kitap. Gerçi kitaba yapılan yorumlarda çok iyidi beklentimde vardı merakta ettiğim bir kitaptı ama beğenemedim ama bu selvi atıcı sevgimden hiç bir şey değiştirmedi :D
Profile Image for Doğa.
125 reviews36 followers
December 1, 2015
Kadın karakter tam benlikti.
Sert, güçlü ve zeki.
En son ne zaman böyle bir kadın karakter okuduğumu hatırlamıyorum.Daha doğrusu böyle bir kadın karakter daha önce hiç okudum mu onu bile bilmiyorum.
Ancak yazarın dilini pek sevemedim.Çok fazla cümle düşüklüğü vardı.Editör elinden de mi geçmedi kitap merak ediyorum.Son okuması yapılmamış sanki.
9 reviews
June 6, 2015
4yıldız vermemin tek sebebi yazara olan kızgınlığımdandır. Bu kadar güzel bir hikaye, kurgu neden böylesi kısa kesilir ki?? Şöyle 600-700 sayfa olsaydı keşke. Okumaktan çok keyif alıyordum; bitince oyuncağı elinden alınmış çocuklara döndüm..
Profile Image for Zeynep Dilara.
885 reviews
February 10, 2018
selvi atıcı bundan daha güzel bir şey yazamaz dedikçe karşıma çok daha iyisini çıkarıyor! ayh, artık şaşırmıyorum (kalpcik kalpcik)
Profile Image for Münevver.
383 reviews86 followers
August 22, 2016
'Kadın!' diye başlamalı bu kitabın yorumuna. Selvi Atıcı, hayranım sana, kadın! Nasıl bu kadar orijinal kurgulayıp güzel yazıyorsun, kadın! Öldüm öldüm kitabı bitirene kadar, kadın! Ağhhhh!!!
Mevzu bahis Selvi Atıcı ise düşünmeden alın, okuyun, okutun... Hatun yazıyor yazıyor yazıyor!!!
30 reviews
October 14, 2017
Yine Harika bir Selvi Atıcı kitabı. okurken çok keyif aldım. Hikayesini, karakterlerini çok beğendim. Süheyla imrenecek kadar güçlü bir karakter verdiği hazır cevaplar beni çok eğlendirdi.
Profile Image for Kübra.
80 reviews1 follower
November 23, 2020
Yazarın ilk okuduğum kitabı ama kalemine sivri diline hayran oldum ama Demir’e aşık oldum sen nasıl bir insansın yaa hele Süheyla güçlü durusu akıllı kelimeleri bayıldım
Profile Image for Gökçe.
Author 4 books73 followers
February 8, 2017
On yüz bin milyon yıldız!

Son dönem Türk yazar furyası hepsinin aynı oluşu sebebiyle boğmaya başlamıştı beni. Bu kitaba da o yüzden yaklaşamadım ama şu gördüğünüz ayraca aşık olup okudum! Yalan olmasın kapağının siyah oluşu falan da etkili oldu :) Kitapla ilgili tek sıkıntı: hiçbir kitabevinde ayracı yok arasında kitabın! Alacağım, alamıyorum bu yüzden! Millet n'apmış, kitabı açıp ayracı alıp kaçmış mı acaba?

Neyse kısa bir konu özetinin ardından yoruma geçeyim. Süheyla kardeşini banyoda intihar etmiş halde buluyor. Kardeşi gibi birinin böyle kolayca ölmeyeceğini düşündüğünden kendince bu ölümü soruşturmaya başlıyor ve belli ipuçlarının ardından İzmir'den kalkıp İstanbul'a gidiyor. Süheyla dövüş sanatları ustası, kimsenin lafına pabuç bırakmayan, akıllı, zeki bir kadın. Öyle aman aman bir güzelliği olmadığı da belirtiliyor kitapta. Süheyla daha sonra çalıştığı terzide Demir ile tanışıyor. Demir geçmişte akıl hastalıklarıyla, bağımlılıklarla boğuşmuş, sevgilisinin ölümüne şahit olmuş bir adam. Çok zengin bir ailenin 30'lu yaşlardaki oğlu ama abisi Demir'in eski huyları yüzünden Demir'i belli bir harçlıkla sınırlamış. Ama Demir kesinlikle kuzu gibi bir adam değil. Geçmişinde ne olursa olsun o pisliklerden kurtulmuş Süheyla'yı görünce ve sorununun ne olduğunu anlayınca ona yardım etmeye çalışıyor, birlikte İstanbul'un mimli barlarında takılıyorlar :D Devamını kitapta okuyun, gizem de var, heyecan da, hüzün de, komedi de.

Demir öyle güzel seviyor ki, insanın kitabın içine giresi geliyor. Mantıklı, aklı başında ama sözünü de dinletebilen bir adam. Tam kararında yani. Bir de kitap boyu Sü'ye "kadın" deyişi var ki, al sev adamı!:) Karakterlerin ikisi de mükemmel değil, ikisi de yolda karşılabileceğiniz tipler denebilir ve bence kitabı güzel yapan da buydu. Yalınlardı. Aşık olmak için buzdolabının önün seçen bir adam bana daha samimi geliyor. Herkes bir hazır cevap, bir komikti ya, bence bu kitap olmuştu. Gerçi burada biri söylemişti kızın iç sesi bile adama Demir Bey diyor, diye. Haklıymış bana da battı o durum.
Neyse sözün özü: okuyun! :D

--------------
***
"Selam. Dilin mi tutuldu? Buna inanmak çok güç, maşallah pabuç kadar dilin var! Ama sana hak veriyorum. Karşımda dili tutulan ilk kadın sen değilsin."
"Tahmin ederim. Muhtemelen sizin yapım aşamanızda ebeveynlerinizin nerede hata yaptığını anlamaya çalışıyorlardır."

***

"Demir Bey?"
"Hmm?"
"Ne yaptığınızı sorabilir miyim?"
"Sana sarılıyorum."
"Orasını anlayabiliyorum. Neden sarılıyorsunuz?
"Sü, bu anın duygusal olması gerekiyordu. Filmlerde hep öyle olur!"

*****

"Doğruların seni yaralıyor olduğundan haberim yoktu."
"Her şeye verecek bir cevabın var, değil mi?"
"Elbette, kafatasımın içinde beyin taşıyorum."

*****

"Allah aşkına! Sana kim gereksiz yere bu kadar zeki olmanı öğütledi ki? Gizli kahramanlık diye bir şey var! Ve sen beni bu zevkten mahrum bırakacak kadar zalimsin!"

*****

"Yine gülümsüyorsun!"
"Evet, hayatımda yattığım en yumuşak yatak olduğunu düşünüyorum. Kimi erkeklerin baklava değil de, şekerpare stili göbek tercih etmeleri harika bir şey!"

*****

"Sen, kadın! Ne yemin bırakırsın, ne acı, ne tabu, ne kural... Tek kaşını kaldırdığında hepsini dağıtırsın! Vay halime!"

*****

Demir, yanındaki kadınla buzdolabının içine gerçek bir ciddiyetle bakarken içindeki hislerin sıcaklığıyla boğuşuyordu. Onunla buzdolabının önünde yıllarını geçirebilirdi. Sonuçta aç kalabilirlerdi. Sorun değildi. Kalbi görüntünün aklına getirdikleriyle giderek büyür ve ısınırken, yüz hatları gerginleşti. Bir insanın birine sırılsıklam aşık olduğunu buzdolabının önünde anlaması ne tuhaftı. Hapı yutmuştu! Hem de fena halde...

*****

"Beni sevdiğini biliyordum!"
"Nereden?"
"Bana karşı zayıf bir noktan var. Ve öperken beni kokluyorsun!"
"Ne? Farkında değilim!"
"Ben farkındayım. Ben de seni kokluyorum!"
"Bu çok... hayvansı gibi geliyor."
"Belki! Bence bu, sahiplenmeyle ilgili! Seni seviyorum ve bunun farkını ortaya koyuyorum. Seni kokluyorum. Sen benimsin, ben de seninim. Şurada felsefe ve ilim karışımı bir şeylere ışık tutuyorum ve sen kahkaha mı atıyorsun?"

Displaying 1 - 30 of 37 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.