Paperback. 13,00 / 21,00 cm. In Turkish. 112 p. Nuri Pakdil, 'Klas Durus'uyla okurlarini etkilemis bir yazardir. Içinde bulundugum kusak ve süphesiz bizden sonra gelecek kusaklar da bu 'Klas Durus'tan nasipleneceklerdir. - Hatice Ebrar Akbulut Uzun bir aradan sonra Nuri Pakdil ustanin 'Klas Durus'unu yeniden okudum. Ilk okudugum günden bu yana durdugum ve durmam gereken yeri, iktidarsiz edilmek istenen zihnimi ne kadar koruyabildigimi, su anda kiymetini bildiklerimin dogrulugunu, sesimi-sözümü-dilimi-kelimelerimi sorguladim. - Ahmet Kaymaz Nuri Pakdil, çigir açmis bir yazardir, bir sairdir. Sükût Sûretinde ve Dervis Hüneri'nde yasayan, yeniden dirilisi kendinde toplayan, yeni kusaklarin kiyisinda büyüdügü o Klas Durus'un sahibidir. Dilin pörsümüs teolojik örtüsünü kaldirmistir. - Sadik Yalsizuçanlar
Nuri Pakdil is a Turkish author, poet and translator. He is the founder of Edebiyat Dergisi and Edebiyat Dergisi Yayinlari. He run the Edebiyat Dergisi, an independent literary journal, for fifteen years (1969-1984) and published more than 40 books in this period. Beside his own works, he translated various French pieces to Turkish. After 1997, he started to publish new books of his own. He currently lives in Ankara.
İlk baskısı 1997’de yapılmış bir deneme-günlük kitabı.
“Tek tek kendi yazgımızı mı yaşayacağız, yoksa yazgılarımızın toplamından her birimize düşen parçayı mı yaşayacağız? Bu noktada değil miyiz Türkiye’de? Daha : Ortadoğu’da? Belkisi yok; bütün dünyada da?” (15)
“Sorumluluğun yaygınlaşması alınyazımızı kamulaştırdı. Ceza hepimize âit : bildiğim herşeyden sorumlu olmazsam, nasıl hak edebilirim yaşamayı?” (15)
“Artık, vicdan dışında hiçbir şey namusluluğu açıklayamaz : kazanımlarımızı tartsak tartsak bu terazide tartabiliriz ancak.” (15)
“… yüksek sesle mi okusam, susarak hücrelerimle mi okusam?” (33)
“Çileyi çeken yazıyı yazandır. Bin çile de bin çeşit yazı demektir.” (41)
“… içimdeki Umut Dağı’na doğru yürümek istiyorum.” (43)
“… vıttır vızzıt …” (53)
“İçi öyle derin bir müzik ki insanın, yazarken.” (63)
“Kudüs’ü İstanbul görüyorum, İstanbul’u Kudüs görüyorum.” (71)
“Aklımızla irdelenecek mülkiyetin temize çıkması olanaksız bence tek başına. Bir de, daha köklü irdelenmesi gerekiyor mülkiyetin : vicdanımızla.” (73)
“Mütemadiyen, vicdanında, kendi kendini sorgulamayan, hiçliğe doğru hızla kayıyor demektir.” (73)
“Arşa en yakın duran : duâdan sonra : boyuneğmeyen edebiyatttır İblis’e. Çünkü, insanın vicdanına bağlıdır damarları.” (73)
“Hayâline başkonulan büyük sevdadır hayatı yaşanır kılan : fetih, olmadan çok önce de, kutlanabilmelidir bence; böylece, daha çabuk varılır, sanıyorum : varsayımlarında dâima ileri gideceksin, geçmişe yürümez ki zaten!” (75)
“Ne durumda olursak olalım, bir müziğiz; insan, kendi sesini, dâima, başkalarından önce işitir. Herkesin, kendince, bir çileye dayanabilme gücü de burdan gelir ya.” (79)
“… çok kırık bir aynaya bakmak gibidir hayat zaman zaman…” (90)