Cebeci İstasyonu'nda bir akşam üstü Bir başka türlüydü bu insanlar, Sen bir başka türlüydün. Gözlerin yine öyle bir bilinmez renkteydi. Gözlerin gözlerimde erimekteydi. Bir mermer heykel gibi yanımda duruyordun Beni bırakma diyordun. Meyhane sarhoşları gibi sırılsıklam Bir yalnızlık duyuyorduk Ağlıyordun... ağlıyordun...
"Yavuz Bülent Bâkiler, sözün ressamıdır." -Sâbir Rüstemhanlı-
"Yavuz Bülent Bâkiler'in şiiri, zengin muhtevası olan bir "yaşantı" şiiridir. Ondan dile gelen bize has acı, sade, samimi gerçeklerdir. Onu okurken, biz Anadolu'yu yeniden içimizde hissediyor, ona acıyor ve üzülüyoruz." -Prof. Dr. Mehmet Kaplan-
23-Nisan-1936 yılında Sivas’ta doğan Yavuz Bülent Bakiler, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Gazetecilik, yöneticilik ve avukatlık yaptı. 1980 ihtilalinden önce, Kültür Bakanlığı’nda müsteşar yardımcılığı görevinde bulundu. Hisar dergisi şairleri arasında yer aldı. Geleneksel şiirimizin öğelerinden yararlanarak memleket, tabiat, insan sevgisi ve millî duyguları ön plana çıkaran şiirler yazmıştır.
Bakiler Hoca, nesirde de, şiirde de su gibi bir Türkçe'ye sahip Kah bizi deryalar aşan bir Türk gemisinde gezdiriyor, kah Cebeci İstasyonu'nda bir akşam üstü dolaştırıyor. Sözün ustası diyeceğimiz yaşayan son büyük Türkçeci bana göre. Güzel insanları okuyalım efendim, güzel şiirler ezberleyelim, zarif şiirler. İplik iplik yağmur yağdıran da, Sivas'ta yoksul çocuklara gülümseyen de aynı şair. ''Bir güzellik doğuyor yüreğimize şiirden.''