Halide Edib Adıvar'ın Kalp Ağrısı adlı romanının devamı olan Zeyno'nun Oğlu'ndaki olaylar Cumhuriyet'in ilk yıllarında, Doğu Anadolu'da, hazırlanmakta olan bir Kürt isyanının hemen öncesinde geçiyor. Bölgeye İstanbul'dan gelen memur ve askerlerle yöre halkı arasında bir köprü olan Haso Çocuk'un macerası, 1920'li yılların sonundaki Batılılaşma serüvenimizin Doğu'dan bir görüntüsünü de yansıtıyor.
Halide Edib Adıvar was a Turkish novelist and feminist political leader. She was best known for her novels criticizing the low social status of Turkish women and what she saw as the disinterest of most women in changing their situation. She also served as a soldier in the Turkish military during the Turkish War of Independence.
Her father was a secretary of the Ottoman Sultan Abdülhamid II. She and her family were affiliated with the Dönmeh, a group that publicly practiced Islam but secretly practiced a form of Judaism called Sabbateanism. Edip was educated at home by private tutors from whom she learned European and Ottoman literature, religion, philosophy, sociology, piano, English, French, and Arabic. She learned Greek from her neighbors and from briefly attending a Greek school in Istanbul. She attended the American College for Girls briefly in 1893. In 1897, she translated Mother by Jacob Abbott, for which the sultan awarded her the Order of Charity (Nishan-i-Shafakat; Şefkat Nişanı). She attended the American College again from 1899 to 1901, when she graduated. Her father's house was a center of intellectual activity in Istanbul and even as a child Halide Edip participated in the intellectual life of the city.
1920'lerin Türkiye'si hatta Diyarbakır'ında geçen bir roman. Kalb Ağrısı romanının kaldığı yerden devam ediyor, o dönemlerde Doğu'daki hayatı, Türk-Kürt ilişkilerini anlamak açısından zihin açıcı oldu. Ben Halide Edip okumayı çok seviyorum, bu romanı da severek okudum.
Edebiyatımızda pek rastlanmayan şekilde -hele ki Cumhuriyet'in ilk yıllarında yayınlanan eserlerde- bir devam romanı olan Zeyno'nun Oğlu kitabında Kalp Ağrısı romanının kaldığı yerden hikayeyi okumaya devam ediyoruz. Kalp Ağrısı romanında sevdiğim ne varsa Halide Edip burada da devam ettiriyor hepsini; hikayenin içerisine yedirilen harika karakter çözümlemeleri, yazarın muhteşem anlatım tarzı, arka planda yaşanan ve bize hissettirilen sosyal ve siyasal devinimler, yazarın anlattığı kişi, yöre ve olaylar hakkındaki bilgisi, toplumun yaşadığı değişimler hakkındaki eleştiriler. Tüm bu özellikler anlatıya başarılı bir biçimde yedirilmiş. Kalp Ağrısı romanı kadar duygusal yoğunluğu fazla olan bir kitap değil; fakat ilk romanı severek okuduysanız bu kitabı da elinizden bırakamayacağınıza eminim. Halide Edip Adıvar en sevdiğim Türk yazarlarından biri ve bu yıl içinde Türkiye'de yayınlanmamış anıları Memoirs of Halide Edib ve sansürsüz The Turkish Ordeal kitabı olmak üzere tüm kitaplarını okumayı planlıyorum.
Kalp Ağrısı'nı okurken gerçekten benim de kalbim ağrımıştı. Bu kitabın kapağına bakınca da Muhsin Bey'le Zeyno'nun bir oğlu olduğunu düşünmüştüm, yanılmışım:) Hasan'ın kahır ve cefa içinde geçen çocukluğu, Kürt Zeyno'nun doyamadığı heder olan gençliğini okurken sarsıldım. O kadar etkilendim ki bir ara kitaba ara verdim. En keskin karakter değişimini Hasan yaşadı fakat Kalp Ağrısı'ndan ve bu kitabın da ilk bölümlerinden o kadar iflah olmayacağına inandım ki bu değişim beni zerre etkilemedi. Acaba Kürt Zeyno'yla yaptığı evlilik onu mutlu etti mi? Her sene doğan çocukları peki, sanki Zeyno'ya zorluklarla ve hasretle geçen yıllarının bir telafisi gibi değil mi? Hasan adeta günah çıkartıyor. Eğer Muhsin Bey'in eşi olan Zeyno hislerine karşılık verseydi ya da Mazlume kendisine başka bir aşık bulmasaydı Hasan gene aynı Hasan olacaktı. Zaten Kürt Zeyno'nun hamile olduğunu da bilip bilmezden geldiğini düşünüyorum çünkü ilk kitapta Diyarbakır'dan ayrılırken Muhsin Bey bu konuyla ilgili onunla konuşmuştu ve bazı mesajlar vermişti fakat Hasan o kadar bencil ki... Acaba Haso çocuk bu kadar akıllı, bu kadar güzel olmasaydı, sümüklü, beceriksiz, arsız bir çocuk olsaydı, gene de kafasını bu kadar kurcalar mıydı mazide olanlar? Bu hikayede üzüldüğüm başka bir isim de Şaban Amca. Kürt Zeyno'ya başından beri hayranlıkla karışık kalbi duygular beslerken bir aile dostu oldu çıkıverdi. Uzun lafın kısası, Halide Hanım o kadar güzel yazmış ki bunun da devamı olsa, onu da okurum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Akıcı ama çok hüzün veren bir kitaptı. Haso Çocuk'un başına gelenler beni kahretti; mücadeleci ruhuysa sevindirdi. Bazı insanlar hayatın karanlık yüzüyle çok erken tanışıyor.
Serinin birinci kitabından aşina olduğum karakterler ise yaptıklarıyla beni çok şaşırtmadı. Hasan gibi gönül ilişkileri konusunda ne istediğini bilmeyen birinin gelgitlerini okumak okuru sinir ediyor. Hele seneler önce yaptığı -bence- telafisi olmayan yanlışın sonuçlarını görüp de kendisine sempati ile bakmak çok zor.
İki Zeyno'ya gelince...Ayrı şehirlerde, çok ayrı şartlarda dünyaya gelip de yolları kesişen bu iki kadının ortak bir paydada buluşup arkadaşlık kurabilmesi içimi ısıttı. Diyarbakırlı Zeyno cehennemi dünyada yaşamış birçok kadından biri. Görmediği eziyet kalmadı. En çok onunla Haso Çocuk'un mutlu olmasını istedim.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kitabın ismini duyunca “Azize’nin bir oğlu oldu; Hasan da Zeyno’ya bıraktı galiba” diye düşünmüştüm. Meğer işler başkaymış. Zeyno Diyarbakır’daki Zeyno; oğlu da Hasan’ın oğlu Haso’ymuş. Halide Edib’in kadın karakterlerinin duruşunu seviyorum. Bu eserde de hayalini kurduğu cumhuriyet kadınlarını ve yanlış anlaşılan modernliği eleştirmiş. Yanlış batılaşma işleniyor da diyebiliriz. Ancak sevmediğim nokta şu oldu: Bizim Zeyno’yu çocuk özlemiyle yanıp tutuşan biri olarak tasvir edil Miralay Muhsin’le aralarında soğuk rüzgarlar estirmesi. Bu beni hayal kırıklığına uğrattı.
this book is written as the continiue of 'Kalp Agrisi'.Though it is not as good as the first book.In the first book all the feelings were clear and perfect.All of them grew in heart.But in that book it seems like all the feelings in heart grew as the situations.Anyway it still worths to read.17/01/08
Halide Edip Adıvar’ın romanı (1928) • Kalp Ağrısı romanımn devamı olan eserin kahramanı bir çocuktur; Binbaşı Haşan Bey’in, Diyarbakır’da iken garnizondâ çalışan ve "Kürt şeftalisi" diye anılan Zeyno adh bir Kürt güzelinden doğmuş çocuğu Hasso. Zeyno, asıl adı Hasso olan, sonradan Ramazan adını alarak kaçakçılık yapan biriyle evlenmiş, uzun süre köyde kalmış, gene Diyarbakır’a dönmüştür. Binbaşı Hasan Bey, o sırada ikinci kez Diyarbakır’a gelir. 1925 yıllarıdır ve Şeyh Sait isyanı başlamak üzeredir. Haşan Bey, Hasso’nun kendi oğlu olduğunu bu ikinci gelişinde anlar, bir çete baskınında Ramazan’ın ölmesi üzerine Zeyno ile evlenir. O güne kadar üvey babasının eziyetlerine katlanmış, kendisine piç gözüyle bakılmış Hasso da gerçek babasına kavuşmuş olur. Binbaşı Hasan, öğretmen olarak süvari okuluna atanınca üçü İstanbul’a gelirler.