Yaklaşık 1400 yılında yazılmış, Osmanlı şehzadesi Yakub Çelebi’den esinlenmiş anonim bir kısa öykü olan Yakub Çelebi’nin Öyküsü, tarihî ve kurgusal unsurların harmanlandığı, gerek Türk-Katalan ilişkilerine gerek erken dönem Osmanlı tarihine ve Anadolu’daki yaşayışa dair eşsiz bir yapıt. Osmanlı kronikleriyle de epey örtüşen anlatı Kosova Savaşı’na dair ilk kaynaklardan biri olarak da çarpıcı bilgiler sunuyor; I. Murad’ın ve Yakub Çelebi’nin savaş sırasında Bayezid tarafından öldürüldüğü iddiasını içeriyor.
Şarkiyatçılık tartışmaları, Doğu-Batı karşılaşması, Avrupa edebiyatında Türk imgesi gibi birçok konuya yeni bir bakış açısı sunan, Juan Carlos Bayo’nun kapsamlı önsözü ve metne dair notlarıyla zenginleşen Yakub Çelebi’nin Öyküsü edebiyatla süslenmiş, leziz bir tarih anlatısı.
"... Murad’ın oğlu Yakub Çelebi’nin hayatındaki hadiseleri ve baba katili gayrimeşru kardeşi Bayezid Bey’in ellerinde akıbetini nasıl bulduğunu işiteceğiniz ‘Yakub Çelebi’nin Öyküsü’ böylece başlamaktadır..."
Books can be attributed to "Anonymous" for several reasons:
* They are officially published under that name * They are traditional stories not attributed to a specific author * They are religious texts not generally attributed to a specific author
Books whose authorship is merely uncertain should be attributed to Unknown.
Kuruluş kadar erken bir dönemde, bir Osmanlı şehzadesinin kısmen binbir gece masallarını kısmen şövalye hikayelerini andırır biçimde bir Katalan tarafından hikaye edilmesi gerçekten ilginç. Diğer taraftan hikaye Katalan ortaöğretim kurumlarında okutulurken Türkler tarafından pek de bilinmemesi işin daha da ilginç başka bir boyutu. Birinci Murad'ın savaş meydanında yaralandıktan sonra çadırında Bayezid tarafından öldürülmesi gibi oldukça enteresan iddialara sahip olmasının yanında dipnotlar hikayenin dönemin sosyal yaşantısına ışık tutan yönlerini iyi bir şekilde vurguluyor. Hikayenin ilginçliği yanında metnin incelenmesi ve yapılan karşılaştırmalar bakımından da beğeniye layık..