"Heteroseksüel gibi davranmaya çalışıyorum ve derslerde, profesörlerle ve öğrencilerle konuşurken tok bir sesle konuşuyorum.”
“Ben bir yere yaslanmam, ben yaslansam ibne olurum, Şevket Bey aynı şekilde dursa sorun olmaz, Şevket Bey’le konuşurken ben kollarımı çapraz şekilde göğsümde kavuşturup, dik durarak konuşurum. Çünkü yaftam hazır”.
“Ben mesela küpe takmayı çok severim, ancak çoğu ortamda takamam, çıkartırım. Heteroseksüellerin gözünde en büyük gey simgesidir böyle küpe takmak.”
Beyaz yakalı işler, yani tahsil gerektiren vasıflı meslekler, eşcinsellerin görece az önyargıyla karşılaşacakları, görece “hoş görülecekleri”, görece rahat edecekleri ortamlar olabilir mi? Aysun Öner’in çalışması, bu iyimser beklentinin de bir önyargı olduğunu ortaya koyuyor!
Eşcinseller, beyaz yakalı meslek alanlarında ayrımcılıkla karşılaşıyor, yıldırılıyor, cinsiyet yönelimlerini saklamak zorunda kalıyorlar. Kitap, bu ayrımcılığın kaba ve “incelmiş” yöntemlerini görmemizi sağlıyor. Beyaz yakalı eşcinseller, bu ayrımcılıkla baş etmek için türlü stratejiler geliştirmek zorunda kalıyorlar; bir sevgili “uydurmaya” varana dek... Ayrımcılığın nasıl derinlere nüfuz ettiğine dair uyarıcı bir çalışma.
Yazarın tez çalışmasından yola çıkılarak hazırlanmış bir kitap. Bu nedenle okuyucuya birtakım sorunlar yaşatıyor. Konu hakkında yeterli bir literatür taramam olmadığı için bazı yerlerde çizginin altında kaldığımı hissettim. Öyle sanıyorum ki kitap, sıradan bir okuyucuya hitap etmesi güçlük taşıyan bir türden. Kuramlar, isimler bolca. Kavramsallaştırmaya olan belli noktalardaki eleştirilerim bir yana, bu kavramsallaştırmaların kitap içerisinde çok fazla kullanılmış olması okuma deneyimini bazı noktalarda düşürmektedir maalesef. Ancak tabii ki çok değerli bir araştırma olduğunu görmezden gelemeyiz. Özellikle Türkiye'de konu ile alakalı çok az çalışma yapılmışken... 4. ve 5. bölümler ciddi farkındalıklar kazandırabilir okuyucuya.
Zor bitirdim. Bitmek bilmeyen atıflar, tekrarlar, her cümlede akademik tez okuduğumu hissetmek beni yordu. Ciddi emek verilmiş ancak ben okumasam da olurmuş.
Bu kadar önemli bir konunun tez konusu olarak ele alınış şeklini, yazarın dilini ve sürekli aynı konunun tekrar edilmesini beğenmedim. Kitap beklentimin altındaydı.
çıkış noktası ilgi çekici ama ne yazık ki içerik açısından çok eksik bulduğum bir kitap oldu.yazarın sürekli heteroseksüel olduğunu belirtmesi,dipnotları,homoseksüelliği günah olarak belirtip bunu da Kaos gl nin sitesine referansla belirtilmesi,konunun sadece beyaz yakalılar açısından değil dallanıp budaklandırılarak toplumsal cinsiyete de yansıtılması,görüşülen kişilerin azlığı gibi gibi..Kavram kitabı olarak değerlendirilerebilir.