Mitoloji, korku ve fantastiğin birbirine düğümlendiği tekinsiz bir araf. Şefkat dilenen canavarlar. Asla affetmeyen kurbanlar. Sanrılar. Sırlar. Hezeyanlar.
Bu öykülerde diri diri gömülen çocuğun biri etobur bir ağaç olarak filizleniyor; adamın biri bir lekenin cazibesine esir düşüyor; bir zaman yolcusu gittiği gelecekte akıl hastanesine kapatılıyor; kurbanlarının son nefesine muhtaç bir varlık, ampute bir kadının boş sol ayakkabısına gizleniyor; hava aracı ormana düşen bir kaçak, sadece ıslıkla konuşan vahşi bir şifacının gönüllü tutsağı oluyor; dondurucu bir sürgünde, yıllarca beklenen kanlı intikam hayali kusursuz bir mutluluğa dönüşmek için fırsat kolluyor.
Uluslararası Booker ve Ulusal Kitap ödülleri finalisti Bora Chung’ın Lanetli Tavşan’a uzanan yolunu açan edebi köklerinde, kara mizahının ve kapkaranlık masallarının içindeyiz. Hani nasıl derler: Gökten hiç elma düşmedi, düşenlerin de hepsi zehirliydi.
Bora Chung has written three novels and three collections of short stories. She has an MA in Russian and East European area studies from Yale University and a PhD in Slavic literature from Indiana University. She currently teaches Russian language and literature and science fiction studies at Yonsei University and translates modern literary works from Russian and Polish into Korean.
Daha önce Lanetli Tavşan kitabını okuduğum Koreli yazar Bora Chung'ın on öyküden oluşan Kimse Bilmez kitabı yine tuhaf ve tekinsiz sularda geziniyor. Masalsı ve karanlık atmosferin hakim olduğu öykülerde her ne kadar yazar pek de öyle olmadığını iddia etse de alegorik bir anlatım var bence :) Dev saçlar ülkeyi sarıyor, ölü bir çocuk ağaca dönüşüyor ya da geleceğe giden birisi akıl hastanesine kapatılıyor... Öykülerin genel olarak teması ilginç olsa da benim aklımda kalan, beni çok etkileyen tek bir öykü oldu o da dokuzuncu öykü olan Nessun Sapra. Lanetli Tavşan'da tuvaletteki kalıntılardan doğan bir insan öyküsü vardı ki hala aklıma gelince ürperirim :) Bu kitapta öyle bir öyküye denk gelmedim. Ama Chung, zihnine misafir olmanın her daim etkileyici olduğu yazarlardan biri. Çok özenli bir çeviri, harika bir kapak tasarımıyla okuduğumuz için mutluyum.
Öykü derlemesi okumayı zaten seviyorum üstüne bir de bu kadar çeşitli konuları ele alıp her öykünün ayrı dünyalara kapı araladığı kitaplara bayılıyorum 🤤
Gördüğüm en tuhaf öykülerden oluşan kitaptı. Cidden ilginç bi yazarmış ben ilk kez okuyorum. Aşina olduğumuz kodları kullanıp bizi o kadar tekinsiz tuzaklara düşürüyor ki bu hem korkunç hem de komik olabiliyor. Yazarın cesaretine çok güldüm. Farklı farklı janrlarda öyküler, body horror da var folk horror da var, paranormal gerilim, aksiyon, futuristik, ne ararsan var. Ve inanılmaz akıcı bir dilde yazılmış. Özellikle yazarın kitabın sonunda verdiği özeleştiriyi de sevdim samimi geldi. Hiçbi mesaj kaygısı taşımayan ve genelde mutsuz sonla biten hızlı bi şeyler okumak isterseniz tavsiyemdir
Bora Chung'u Lanetli Tavşan ile tanıyoruz. Dumanı üstünde dilimize çevrilen yeni kitabı Kimse Bilmez de yine aynı damardan; tekinsiz, ürpertici ve kapkaranlık, birbirinden bağımsız on öykülük bir derleme.
Dilimize çevrilen üç kitabını da okudum ve tartışmasız en az beğendiğim bu oldu. Benim Bora Chung'u sevme sebebim, ele aldığı konulardan ziyade o sınırda gezinen hikayelerin altına gizlediği çok güçlü imgelerdi. Oysa bu kitap dümdüz korku hikayeleri anlatıyor. Ne bir incelik, ne anlatımda edebi bir lezzet var. Benim için fazlasıyla yavan kaldı.
Böyleyken böyle... Olsun, bu yazarı artık okumayacağım anlamına gelmiyor. Dilimize çevrilecek bir sonraki kitabını yine koştur koştur alıp okurum.
Sondaki yazarın notunu okuyup 4 bucuk fln vermeyince mahçup hissediyorm.Lanetli Tavşanı daha çok beğenmiştim çünkü bir şeyleri metaforlaştırabilmiştim ama bu kitapta daha absürt ve saçma hikayeler vardı çok zorladım ama olmadı,bağdaştıramadım.Zaten zorunda değilmiş kurmaca yazmak istemiş ve yazmış notunda öyle diyo boşuna alegori aramayın ben öylesine yazdım hiper-gerçekçi bi yazarım diyo.Olsun yine de farklı şeyler okumak güzel oluyo hikayeler kısa kısa olunca da sıkmıyo.Ve bana başları daha sıkıcı geldi başlarında sarmıyo sona doğru bi güzel geliyo.Lanetli tavşan hep ilginçti.Bi de ne kadar saçma da olsa bunda daha çok araştırma vardı.Bu kadın birileri ya.Sorun bende de olabilir her şeyde metafor olmak zorunda değil ama korku hikayelerinin de tadı öyle çıkıyo.Ama overall 3 buçuk çok üzgünüm ben kimim ki 3 buçuk veriyorum sana