Hiç tanımadığım bir adamı bir sapık gibi takip etmeyi kabul etmiştim. Evet, şimdi de bu saçma ve nasıl yapacağıma dair tek bir fikrimin bile olmadığı iş için hazırlığımı bitirmek üzereyim. Üstümde beyaz yazlık bir elbise var. Başıma büyük, hasır şapkamı taktım ve açık sarı saçlarımın omuzlarımdan dökülmesine izin verdim. Gözümde güneş gözlüklerim ve kolumda çantamla aynadaki görüntüme baktım. Narin ve zarif görünüyordum. Bu halimle bir ajan olamayacak kadar süslüydüm. Neyse ki işin temelinde zaten gerçek bir ajan olmamam yatıyordu. Çantamdan fotoğrafları çıkarıp hedefime, akşamdan beri, milyonuncu defa baktım. Biraz özgüven sağlamak adına genişçe gülümseyip kendimi görevime hazırladım. “Senin için geliyorum ve sen, bu şehirde tutunmam için benim son çaremsin!
Selamlar! Çok tatlış bir kitapla karşınızdayım. Ve siz sormadan söyleyeyim: kitabı o kadar beğendim ki fangirl noktasına bir adım uzaktayım :D
Kitabın konusunu yukarıda yazdım zaten yazıda da yer yer bahsedeceğim. Kitabı bir arkadaşım aracılığı ile okudum 3 kere tamamen 5 kere de sevdiğim yerleri :D Pembe kapaklı hali çıkar ve imzalı olabilirse diye fuarı bekliyorum :D
Ben çok kitap okurum, yani eline ne gelirse okuyan biriyimdir. Sevdiğim bir kitabı defalarca okurum. Zaten her defasında farklı bir tat alabiliyorsam daha iyidir. Bu kitap için arkadaşım eğlenceli dedi ve ben de hemen listemin başına aldım ve elimden bırakmadan bitirdim!
Şunu söyleyeyim konu çok tanıdık. Klişe derecede. Ajan olmaya zorlanmış kız holding patronuna aşık olur. Bu tipte yazılmış birbirinin aynı 2-3 roman sayabilirim size. İşte bu kitap onlara level atlattırıyor. :D Düşününce konu bilindik, karakterler bilindik. Ne çıkar diyorsunuz. Ama öyle değil. Yazar farkı işte. Bence maharet de bu, herkesin aynı şey olduğunu düşündüğü şeyi tamamen güzel şekilde ortaya çıkarmak.
Mayıs kızımız İstanbul'da işsiz geçirdiği günler sonucunda parkta yanına oturup ona abisini gözetleme işi veren Akın'ın dediklerini yapıyor. Ve Arın'ın kucağına düşüyor! Cidden düşüyor :D Hem de erkekler tuvaletinde :D
Uzun uzun karakterleri ve kitabı anlatmak istemiyorum, benim neden sevdiğimi anlatayım.Son dönemde Goodreads'te 5 puan verdiğim nadir kitaplardan ve istisnasız herkese önerdiğim bir roman oluşunu söylersem belki olayın ciddiyetini çözebilirsiniz :D
*Yazar çok akıcı yazmış. Kitap elden düşmüyor, tekrar okutuyor kendini. *Arın klasik kitap kahramanlarından değil. Adam aşık olunca evrim geçirmiyor. Neyse o. Benim en sevdiğim şey de bu. Mayıs Arın'ın hayatına dokunuyor. Arın hem değişiyor, hem değişmiyor. Zaten öncesinde de sürükleyeyim edeyim tipi sinirli bir adam değil ama huysuzdu.Huysuzluğu sabit ama Mayıs'ın yanında daha özenli. Bir yerlerde Mayıs'a ne kadar kızarsa kızsın "Şu an ağlıyor olman bile içimi acıtıyor." dediğinde ben bitmiştim zaten. Aşkını ağzından kaçıran adamcıklar çok tatlış değil mi? Plansız, programsız, doğal, içten. Bir de burnunu burnuna sürtmesi! Yerim seni adam!
*Ve Mayıs Ekiz! Mayıs bir Türk kızı. Bizden, içten. Düşünceleri abes değil, evet biraz farklı ve eksantrik ama sokaktaki insanın da düşünebileceği, hissedebileceği şeyler. Nisan'la olan kavgaları, içinden geçirdikleri falan beni gülmekten öldürdü. Neşesi, yerinde duramaması ve sonunda Arın'ı sevişi beni etkiledi. Böyle bir kankam olsun isterim. Net!
*Kitap çoook komik. Kahkahalar atıyorsunuz. Durduramıyorsunuz. Olayların gidişatı komik, iç sesler komik. Karakterler komik. İnanılmaz eğlenceli bir kitap.
*Karakterler "Biz bir roman karakteriyiz, sonsuz acı çekmemiz gerek, birbirimizi önce aşağılayıp sonra sevelim" demiyor! Birbirlerini balık surat yapıp, burun sürterek seviyorlar. Sahte ilişkilerini daha eğlenceli yaşıyorlar. Acı arsızlığı yok yani :D Bir de son dönem erotik kitap furyasından çok çok uzak. Yani karakterler seviştikleri için mi seviyor yoksa bunlar gerçek, içten duygular mı diye şüpheye yer yok :D
*Arın belki kaba gelebilir. Şahsen ben bu kadar odun biriyle baş edemezdim. Ama dediğim gibi, Arın olduğu gibi biri. Bu bir maske değil. Neyse o. Ben olduğu gibi olan insana saygı duyarım. Ki kaldı ki -aptal sarışın şakaları dışında- Arın'ın saygıda kusur ettiğini görmedik. :D
Devam kitabı Wattpad'de, Nisan'ın hikayesi için Tık Bu hikayeyi internette bulunca tepkim:
Devamı için kitabın çıkmasını heyecanla bekliyorum!
Yazara da iki çift lafım var: "Hanım hanııııım, bak biz bu kitabı çok sevdik, ellerine sağlık. Devamını çabucak yaz da okuyalım, noooolur!" :D
Kısacası insana mutluluk veren güzel kitaplardan vesselam. Okuyun, okutun :D
Okuyanların -özellikle ablamın- övgüyle bahsettiği bir yazar Kübra Nur. O yüzdendir ki yazarın daha bir kitabını bile okumadan, tüm kitaplarını kitaplığıma katmıştım. Son Şansım çıkınca da Son Çarem ile bir başlangıç yaptım Öncelikle, Wattpad tabanlı kitapları pek okuduğumu söyleyemem. O yüzden bu platform çıkışlı kitaplarla çok karşılaştırma yapamıyorum. Yine de iyi bir kalem gördüğümde tanıyabilecek kadar kitap okumuşluğum olduğunu düşünüyorum Kübra Nur, romantik komedi yazan daha doğrusu yazdığını zanneden ama yazdıklarının bu türle uzaktan yakından alakası olmayan isimlerden katbekat güzel yazmış. Bu türün hakkını vermiş. Okuduğum yabancı kitaplarla karşılaştırırsam, hiçbir eksik göremedim. Esprili, ara ara absürt ama arabesklikten tamamen uzak. Arabesk diyorum, demem gerekiyor çünkü maalesef bizim kitapların böyle bir sorunu var. Ne kadar eğlenceli başlarsa başlasın -ya da devam etsin- sonunda her şeyi bir Türk filmi havasına sokuyorlar O yüzdendir ki Kübra Nur’un kalemini ayrıca sevdim. Nasıl bir çizgide başladıysa öyle devam etti tüm hikâye. Bu sebeple de tüm kitabı sıkılmadan okuyor, nasıl bittiğini anlamıyorsunuz Eksikleri yok muydu? Tabii ki vardı. Redaksiyonu maalesef çok iyi değildi. Kapağı da evlere şenlik -her ikisi de- ama bunlar, kalemin akıcılığında göz ardı edilebilecek şeyler. Ben Son Şansım’la okuma serüvenime devam ediyorum. Ve şimdiden diyebilirim ki, yazarın kaleminin kalitesi tesadüf değilmiş. Kübra’ya yazım hayatında başarılar dilerim. Eh ne de olsa ondan gelecek yeni kitaplar, en çok bizim işimize yarayacak
Dün gece sahuru beklerken okudum bitti ama buraya girmeye ancak vakit bulabiliyorum. Aşırı güzel, samimi, şapşik bir kitaptı. Başından sonuna kadar eğlendim, içinizi ısıtacak bir şey lazımsa bence o kitap bu :)
Yazarın, Sonsuz Düşler Serisinin ilk kitabı, bir iki bölümünü ütopik bulmama rağmen, her satırında bolca eğlendiğim bir kitap oldu :)
Mayıs bir karadeniz kızı, kardeşi Nisan'la birlikte yaşıyor, en büyük derdi işsizlik, ya bir an önce bir iş bulacak ya da Trabzon'a ailesinin yanına geri dönecek, fakat bir mucize eseri ki burası ütopik dediğim ilk kısım :) İş adamı Akın karşısına çıkıyor, ona abisi Arın'ı takip etmesini, ve attığı her adımı ona rapor etmesini söylüyor, Mayıs bu hayatta ajan olabilecek en son isim, sakar mı sakar, geveze mi geveze, üstelikte dik başlı, zaten ilk gün tam bir fiyasko ile sonuçlanıyor, kendisini, rezervasyonu yok diye almadıkları, fakat Arın'ın içeride yemek yediği bir restorana, tuvalet camından girerken buluyor, o da yetmezmiş gibi içeride bulunan Arın'ın kucağına düşüveriyor, ve bir bomba daha, gazetecilerin flashları yüzlerinde patlıyor ki bu sahnelerde ütopik dediğim diğer kısımlardı :)
O saatten sonra yapılacak tek bir şey kalıyor, ya bu ikili bir süreliğine sevgili rolü yapacak, ya da Arın bir tuvalet sapığı olarak tarihe geçecek :)
Roller gerçeğe dönüştükçe, aralarında başlayan aşk maalesef ki aynı zamanda yalanlara gebe, zira Arın aslında Mayıs'ın kim olduğunu ve hayatına nasıl girdiğini öğrenirse bu aşk başlamadan bitmiş olacak ..
Çok tatlı, çok güzel, iç ısıtan bir hikayeydi. Cidden okurken her an kahkaha attım. bir ara annem gelip ateş fışkıran gözlerle baktı çünkü saat sabahın ikisi falandı. Bir puan kırmamın nedeni karakterler biraz çocukça davranıyorlardı. Yani yirmi beş-otuz yaş arası davranmıyorlardı. kitabın sonu çok aniden oldu gibi. ama kitabı beğendim. Sevdim. Sonunda da bi kaç damla göz yaşı akıttım
Nasıl biter, NASIL? Ya kafayı yicem. İlk defa bir kitapta kendimden bu kadar çok şey buldum. Zihnimde ne kadar 'Wattpad kitabı' tabusu varsa yıktı geçti. O kadar samimi bir dille yazılmış ki... Yazarı ayakta alkışladım. Kitabın sonunda duygulandım ve umutlandım. Kitabı okurken Mayıs'la sevindim, onunla ağladım, onunla güldüm. Kitabı okuduğum süre içerisinde kendi aşk hayatımda da sorunlar yaşadım ve kitaptaki o saf aşkı okumak acı verdi. Kelimeler o kadar gerçekçiydi ki, onlara dokunabiliyordum. Ve Mayıs Ekiz'le Arın Arıkan kalbimin bir köşesinde öyle bir yer edindi ki, hayatım boyunca onları tanıdığım için mutlu olacağım. İçimde hafif bir buruklukla bitirdim kitabı, ve yüzümde bir gülümsemeyle veda ettim karakterlere.
kapaktan nefret ettim! ama içi sıcacık, sizi sürekli gülümseten olaylar ve konuşmalarla geçen hoş bi kitaptı. bir puanı kırmamın sebebi sonunun küt diye gelmesi, kapak ve bazı konuşmaların çok çocukça olmasıydı. aslında çocukça olduğu kitapta da belirtilmiş sürekli ama olsun. yine de kitabı kapattığımda yüzümde hoş bir gülümsemeyle kapatmanın mutluluğunu yaşıyorum :)
Çevrimiçi platformlarda okuduğunuz bir kitabı elinize almanın heyecanı gerçekten inanılmaz. Heyecanla beklediğim bölümleri arka arkaya okurken aklımdan geçen tek şey Kübra Nur'un kaleminin ne kadar akıcı olduğuydu.
Son Çarem yazarın okuduğum ilk kitabı olduğudan benim için yeri ayrı olmakla birlikte çevrimiçi platformlara olan bakış açımı da değiştirmişti. Onlineda da iyi şeyler olabilir, dijitalde güzel işler yapılıyor ön yargılı olmamalıyım düşüncelerinin tohumlarını atan bu kitap, çok geçmeden benim hayasızca gülmek istediğimde elimi attığım tatlı bir romantik komedi oldu.
Mayıs, alıştığımız romantik komedilerdeki ana karakterlerden çok uzak aksine tam olarak bizim gibi biri. Gerçek bir Karadeniz kızı. Biraz da olağanüstü olayların ve saçma durumların paratoneri. Öte yandan Arın ise kitaplardan çıkma bir karakter. Sırf karizma. Gerçek olamayacak kadar mükemmel ve bu onun mükemmel olmadığı tek konu.
Kendi içinde çelişkileri olan iki ayrı karakterin birbirleri ile bir olup kendilerini bulmasının en tatlı haliydi bu hikaye. Absürtlüğün, komedinin, sakarlıkların ve karadeniz ezgilerinin bol olduğu çok güzel bir hikayeydi. Eğer akıcı ve içinizi ısıtacak bir kitap arıyorsanız doğru adres Sonsuz Düşler Serisi olabilir. Serinin ilk kitabı olan Son Çarem ise güzel bir kurgusal dünyanın açılan en tatlı kapısı.
Biraz gizemli, biraz romantik ama en çok kahkaha içeren kitap sizi bekliyor. Okurken baş erkek karakteri farklı biri sanmıştım ancak sonrasında süper bir şekilde karşılaştılar. :) Birbirlerine her geçen gün daha da bağladılar ve kaçınılmaz son olarak aşık oldular. Arın Arıkan sevdamdan bahsedeyim biraz da ;) ilk başlarda kasıntı tiplerden olduğunu sanmıştım ama bir markette koşarken hiç de cool değildin canım :D Ne ara kalbimde Kuzeyin yanına (belki bi tık aşağısına) taht kurdun anlamadım :) Romantik severseniz bu kitabı kaçırmayın :)
Öncelikle kitap güzeldi. Eğlenceli ve güzel bir aşkı konu almıştı. Ama beğenmediğim bazı yerler yok değildi, bir iki de mantıksız bulduğum yerler vardı. Bir de kitap başlarken demiştim: Konusu klişe, diye ve öyleydi de ama bazı şeylerle özgünleştirilmiş diyebilirim.
Konu olarak adamın mükemmelliğine büyük yer verilmişti ve fazla göze batıcıydı ama zaten yazarın da amacı buydu. Adamın mükemmeliğinin bir iki nedenle bozulmasında, o nedenlerin birinin üstünde daha fazla durulması mantıksızdı. Kitaptaki baş karakter Mayıs, ailesi Trabzonlu ve bir Trabzonlu olarak yazılan bazı şeyleri garipsedim.
Kızın karakterini, davranışları falan çok sevdim. Adamı da sevdim ama bazı şeyleri nedense ona yakıştıramadım yani kitapta adam öyle bahsediliyor ki bazı yaptığı şeyler üzerinde fazla çocuksu ve absürt durmuş.
Genel bakarsak kitap güzeldi. İlk defa bu yazarın kitaplarından birini okuyorum ve dilini de beğendim. Bu aralar eğlenceli kitaplara ihtiyacım varken bu kitap bana iyi geldi diyebilirim.
Kitabın konusu; Mayıs adında oldukça komik ama uzun zamandır işsiz bir kızımız var. Bir gün yine iş görüşmesinden çıktığında biri yanına gelir ve ona iş teklif eder. Bu iş teklifi oldukça ilginçtir; çünkü Akın Arıkan, Mayıs'tan, ağabeyi Arın Arıkan'ı takip ederek, ajanlık yapmasını ister.
Bu teklifi kabul eden Mayıs'ın başına gelenler ve yaşanan garip olaylar... Ve aşk.
Geç kaldığım için üzüldüğüm bir kitap daha... Bebeğim seni bu kadar geç okuduğum için beni affedecek misin? Arın Arıkan seni seviyorum ama en çok Mayıs Ekiz'i. Kesinlikle tavsiye ettiğim bir yazar ve kitap...