"Ben uzun zamandır hiçbir şeyden emin olamıyorum. Bir sabah kalkıyorum, yaşamak istemediğimi düşünüyorum. Hayatta kaybettiklerin kazandıklarından fazlaysa yaşamanın ne anlamı var ki? En son ne zaman bir şeyi kazandığımı, en son ne zaman mutlu olduğumu hatırlamaya çalıştığım anda da..." derken gözlerim yine dolmuştu.
"... cevap hep sen oluyorsun,' dedim ve gülümsemeye çalıştım. Yanaklarımın üstünden süzülen gözyaşlarımı hissedince silmek için elimi kaldırdım. Tam yanağıma götürecekken Demir benden önce davrandı ve başparmağını yanağımda ve gözümün altında gezdirerek gözyaşlarımı sildi. Avucunu açtı ve başımı onun avucuna yaslamama izin verdi.
'İnsanlar tanıdım, yıldızlar gibiydi. Hepsi gökteydi, hepsi parlıyordu. Ama ben Güneş'i seçtim... Bir Güneş için, bin yıldızdan vazgeçtim.' -Anonim- (Tanıtım Bülteninden)
Arda'yı sevmiyorum diyordum ama of ya. Ölmeseydi kitaba dört verirdim. Kafayı yicem, ne düşüneceğimi bilmiyorum ;( Neyse ki Demir ve Güneş mutlu sona sahip oldular. Helin'e inanamadım, Doğukan'la evlenir zannediyordum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Herşey iyi güzelde yazarımız unutmuş galiba Kayhan’ın sevgilisi Damla birinci kitapta Kayhan’ın arkadaşı değilmiydi? Neden Damla ile yüzme kursunda tanıştıklarını yazdı?